İngilizce Konuşma Öğrenimi | Yaşadığım kasaba | Seviye 1 | Dinle ve Pratik Yap: İngilizce çalışma notları
PodEnglish
Video özeti: Konuşmacı, dağlarla çevrili bir vadide bulunan küçük ve sakin kasabasını anlatıyor. Açıklama ana caddeden ve topluluk etkinliklerinden kasaba halkının sıcak tavrına ve buraya duyulan aidiyete ilerliyor; ikinci bölümde ise cümle tekrarı ve kişinin kendi sesini kaydetmesiyle bir konuşma çalışmasına dönüşüyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. is lined with — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bir sokağın, nehir kıyısının veya koridorun kenarları boyunca çok sayıda şeyin sıralandığını anlatan bu doğal kelime birlikteliğini öğrenin. Böylece dükkânların ya da başka nesnelerin yalnızca yakında olduğunu söylemek yerine çevrenin düzenini daha kesin betimleyebilirsiniz. 2. call this place home. — Deyimler ve mecazi ifadeler: Bunun bir yere ad vermek değil, o yeri kendi evi olarak görmek anlamına geldiğini kavrayın. Yaşadığınız kasaba, şehir veya ülkeye yönelik aidiyetinizi, kimliğinizi ve duygusal bağınızı anlatırken kullanabilirsiniz. 3. try recording yourself — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: try fiilinden sonra -ing biçiminin gelmesinin, işe yarayıp yaramadığını görmek için bir eylemi denemeyi önerdiğini fark edin. Konuşmanızı kaydedip sonradan dinleyerek telaffuzu kontrol etmek gibi uygulanabilir öğrenme yöntemleri önermek için bu kalıbı kullanın.
Bu derste
welcome to my channel: açılışta karşılama ifadesi
Welcome to + bir yer, etkinlik, grup veya platform, biri geldiğinde ya da katılmaya başladığında kullanılan doğrudan bir karşılama ifadesidir. Burada welcome to my channel, videonun başında izleyicileri karşılar. Bu çevrim içi bağlamda channel, içerik üreticisinin sayfasını veya video serisini ifade eder; su kanalı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir yerden veya gruptan önce to kullanan karşılama ifadesiyle cümleyi tamamlayın: ____ our science club!
Cevabı göster
Welcome to
am going to describe: bir planı önceden belirtmek
Be going to + fiilin yalın hâli, bir planı veya niyeti ifade eder. Özne I olduğunda be, am biçimine dönüşür ve describe yalın hâlde kalır: I am going to describe. Burada going to, bir yere doğru gitmek anlamına gelmez. Konuşmacının videoda sırada ne yapmayı planladığını önceden bildirir.
Alıştırma
Bu planı tamamlamak için be going to yapısının doğru biçimini ve describe fiilini kullanın: I ____ a picture after lunch.
Cevabı göster
am going to describe
the town where I live: yer bildiren bir isimden sonra where kullanımı
the town where I live ifadesinde where I live, konuşanın hangi town'dan söz ettiğini belirleyen bir ilgi yan cümlesidir. Burada where “o yerde” anlamındadır; ayrı bir soru başlatmaz. Bir yer hakkında bilgi eklemek için “yer bildiren isim + where + özne + fiil” yapısını kullanabilirsin. Yan cümle düz cümle dizilişini korur: where I live; where do I live değil.
Alıştırma
Cümleyi where ve parantez içindeki sözcüklerle tamamla: This is the library ____. (we / study)
Cevabı göster
where we study
Can you guess where I'm from?: dolaylı soruyla tahmine davet etme
Can you guess...? dinleyiciyi yalnızca cevabı duymak yerine tahmin ederek katılmaya davet eder. Samimi ve bilmeceye benzeyen bir etkileşim oluşturur. where I'm from, guess fiilinden sonra gelen dolaylı sorudur. Dolaylı soruda düz cümle dizilişi kullanılır: where I am from. Burada bu yapı where I'm from biçiminde kısaltılmıştır; where am I from kullanılmaz.
Alıştırma
Daveti parantez içindeki sözcüklerle tamamla: Can you guess ____? (where / she / is / from)
Cevabı göster
where she is from
It is located in a beautiful valley surrounded by mountains. Notlar
0:11Dağlarla çevrili güzel bir vadide yer almaktadır.
is located in: bir yerin nerede olduğunu belirtmek
Be located in + yer, “belirli bir bölge veya alan içinde bulunmak” anlamına gelir. Bu cümlede is, tekil özne It ile uyumludur; located ise sabit bir coğrafi konumu anlatır. Birinin kasabayı oraya yerleştirdiği anlamına gelmez. Kasabaların, binaların, okulların veya turistik yerlerin konumunu açıkça belirtmek için bu kalıbı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi be located in ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The health clinic ____ a quiet neighborhood.
Cevabı göster
is located in
surrounded by mountains: kısa bir geçmiş ortaç nitelemesi
Surrounded by mountains, valley sözcüğünden sonra gelen bir geçmiş ortaç öbeğidir. Vadinin çevresinde ne olduğunu anlatır ve which is surrounded by mountains ile temelde aynı anlama gelir. Öbekten önceki isim eylemden etkilenir: vadi çevrelenen yerdir, dağlar ise çevreyi oluşturur. Bu kısa yapı yer betimlemelerinde sık kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi surrounded by ve forests ismiyle tamamlayın: We stayed in a village ____.
Cevabı göster
surrounded by forests
The main street is lined with shops and restaurants, Kalıp ifadeler
0:16Ana cadde boyunca dükkanlar ve restoranlar sıralanır,
is lined with: bir yer boyunca sıralanan şeyleri anlatma
Burada is lined with, dükkânların ve restoranların ana caddenin iki yanı boyunca sıralandığı anlamına gelir. lined, bir kenar ya da güzergâh boyunca yerleştirilmiş şeyleri anlatır; dükkânların kuyrukta beklediği anlamına gelmez. Yer boyunca neyin sıralandığını belirtmek için be + lined with + isim yapısını kullanın. be biçimini özneye ve zamana göre değiştirin.
Alıştırma
Bir cadde boyunca bulunan şeyleri anlatan hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: The avenue ____ tall trees.
Cevabı göster
is lined with
and there is a beautiful park in the center of town. Notlar
0:19ve kasabanın merkezinde güzel bir park vardır.
there is: bir yerde tek bir şeyi tanıtma
There is, bir yerde bir kişinin ya da bir şeyin bulunduğunu ilk kez belirtir. Burada güzel bir parkı tanıtır; in the center of town ise parkın nerede olduğunu söyler. Bu varlık yapısında there bir yeri göstermez. Tek bir kişi ya da şeyden önce there is, çoğul şeylerden önce there are kullanın.
Alıştırma
Tek ve yeni bir şeyin varlığını bildiren yapıyla cümleyi tamamlayın: ____ a bus stop outside the library.
Cevabı göster
There is
in the center of town: bir yerin kasabanın merkezinde olduğunu belirtmek
In the center of town, “kasabanın merkezinde” anlamına gelir. Bu edat öbeği parkın nerede olduğunu belirtir. Buradaki town, durumdan anlaşılan yerel kasabayı ifade eder. Bu yaygın yer ifadesinde town sözcüğünün önünde genellikle the kullanılmaz. Daha önce belirlenmiş belirli bir kasabayı göstermek veya onu başka bir kasabayla karşılaştırmak gerektiğinde the town kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki ifadenin aynısıyla tamamlayın: The museum is ____.
Cevabı göster
in the center of town
Every Saturday: every + zaman bildiren tekil isim
Every Saturday, every + zaman bildiren tekil isim kalıbını kullanır ve “her cumartesi” anlamına gelir. Belirli tek bir cumartesiyi değil, düzenli bir programı veya alışkanlığı anlatır. Cümlenin başında kullanıldığında ana olaydan önce zamanı ve sıklığı belirtir. Virgül, cümle başındaki bu zaman ifadesinin bittiği yeri gösterebilir.
Alıştırma
Cümleyi “her cumartesi” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: ____, the market opens at nine.
Cevabı göster
Every Saturday
where you can buy fresh produce and other local goods. Notlar
0:25ve buradan taze ürünler ile diğer yerel malları satın alabilirsiniz.
farmers market: yerel ürünlerin satıldığı pazar
Farmers market; çiftçilerin, yetiştiricilerin ve diğer yerel satıcıların taze tarım ürünlerini, yiyecekleri ve bazen el yapımı ürünleri doğrudan müşterilere sattığı bir pazardır. Bu addaki farmers sözcüğü, satılacak ürünleri genellikle kimin getirdiğini gösterir. Yalnızca çiftçilerin alışveriş yapabildiği bir pazar anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede farmers market ne anlama geliyor?
- yalnızca tarım aletleri satan bir dükkân
- yerel yetiştiricilerin ve satıcıların tarım ürünleriyle diğer malları sattığı bir pazar
- yalnızca çiftçilerin alışveriş yapabildiği bir pazar
Cevabı göster
yerel yetiştiricilerin ve satıcıların tarım ürünleriyle diğer malları sattığı bir pazar
where you can buy: bir yerde neler yapabileceğini anlatma
where you can buy... ifadesinde where, farmers market ifadesini açıklayan bir ilgi cümleciği başlatır. Buradaki where, “o pazarda” anlamına gelir; you can buy ise orada ne yapılabileceğini anlatır. Bir yerde ne yapılabileceğini açıklamak için yer + where + özne + can + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Bu bir soru değildir; bu yüzden can you buy değil, düz cümle sırası olan you can buy kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi dersteki kalıptan dört sözcükle tamamlayın. Özne you, eylem ise buy: This is a bakery ____ fresh bread.
Cevabı göster
where you can buy
fresh produce: isim olan produce
fresh produce ifadesinde produce, özellikle mağaza veya pazarlarda yiyecek olarak satılan taze meyve ve sebzeleri anlatan sayılamayan bir isimdir. fresh, produce ismini niteler. Buradaki produce, “üretmek, yetiştirmek veya ortaya çıkarmak” anlamındaki fiil değildir. Yakındaki buy ve goods sözcükleri, cümlede insanların satın alabileceği ürünlerden söz edildiğini gösterir.
Alıştırma
“The market sells fresh produce.” cümlesinde produce ne anlama gelir?
- Taze meyve ve sebzeler
- Bir şeyi üretme eylemi
- Fabrikada üretilen eşyalar
Cevabı göster
Taze meyve ve sebzeler
There is also a weekly library storytime for children, Kültür
0:29Ayrıca çocuklar için kütüphanede haftalık bir masal saati,
weekly library storytime: düzenli bir çocuk etkinliği
library storytime, kütüphanede düzenlenen bir çocuk etkinliğidir. Bir kütüphaneci veya başka bir yetişkin yüksek sesle kitap okur ya da hikâyeler anlatır; buradaki storytime, birinin hikâye anlattığı herhangi bir an değil, bu etkinliğin yaygın adıdır. Weekly, etkinliğin haftada bir kez yapıldığı anlamına gelir. Bu nedenle a weekly library storytime, çocuklar için düzenli olarak planlanan bir kütüphane etkinliğidir.
Alıştırma
Hangi durum weekly library storytime ifadesine en uygundur?
- Çocuklar hikâye dinlemek için her hafta kütüphaneye gider.
- Kütüphane ayda bir kez yetişkinlere kitap satar.
- Çocuklar evde bir hafta boyunca sessizce kitap okur.
Cevabı göster
Çocuklar hikâye dinlemek için her hafta kütüphaneye gider.
as well as a community band that performs in the park every summer. Notlar
0:33ve her yaz parkta performans sergileyen bir topluluk bandosu vardır.
as well as: başka bir öğe eklemek
Bu cümlede as well as, daha geniş bir listeye bir öğe daha ekliyor: a community band. İfade bir bütün olarak “-e ek olarak” veya “ve ayrıca” anlamına gelir; üç kelimeyi ayrı ayrı yorumlamayın. Genellikle ardından gelen bölümü ek bilgi gibi gösterir; and ise çoğu zaman iki öğeye daha eşit ağırlık verir.
Alıştırma
Cümleyi “-e ek olarak” anlamına gelen üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: The center has a library ____ a small theater.
Cevabı göster
as well as
community band: yerel bir müzik topluluğu
Community band, çoğunlukla yörede yaşayan kişilerden oluşan bir müzik topluluğudur. Kasaba kutlamalarında, parklarda, okullarda veya başka halka açık etkinliklerde çalar; üyeleri tam zamanlı profesyoneller yerine gönüllü ya da amatör müzisyenler olabilir. Burada band, bir müzisyen grubunu ifade eder. That performs in the park every summer bölümü, grubun performans sergilediğini anlatarak bu anlamı doğrular.
Alıştırma
Hangi açıklama community band ifadesine en uygun?
- Kasaba etkinliklerinde çalan yerel bir müzisyen grubu
- Bir çocuğa tek başına çalmayı öğreten bir ders
- Yalnızca stadyum konserleri için tutulan profesyonel bir turne grubu
Cevabı göster
Kasaba etkinliklerinde çalan yerel bir müzisyen grubu
The people in my town are friendly and welcoming. Kelime
0:38Kasabamdaki insanlar dost canlısı ve misafirperverdir.
friendly and welcoming: yeni gelenlere kabul edildiklerini hissettiren cana yakınlık
Friendly, başkalarına karşı nazik ve hoş davranan insanları anlatır. Welcoming ise daha özel bir anlam ekler: misafirlerin veya yeni gelenlerin kabul edilmiş ve rahat hissetmelerini sağlarlar. Bu cümlede iki sıfat, o anda gerçekleşen tek bir karşılama olayını değil, kasaba halkının genel tutumunu anlatır. Birlikte kullanıldıklarında hem günlük cana yakınlığı hem de insanları içine alan bir ortamı överler.
Alıştırma
Misafirlerin kabul edilmiş hissettiğini göstermek için welcoming sözcüğünü en iyi kullanan cümle hangisidir?
- The hosts knew what time the guests arrived.
- The hosts were welcoming and made every new guest feel at home.
- The hosts were friendly with their old friends but ignored the new family.
Cevabı göster
The hosts were welcoming and made every new guest feel at home.
They always seem to be willing to help a neighbor in need. Notlar
0:41İhtiyacı olan bir komşuya her zaman yardım etmeye istekli görünürler.
seem to be willing to help: yardım etme isteği hakkında yumuşatılmış bir yargı
Seem to, bunun konuşanın gözlemlerine dayanan bir izlenim olduğunu gösterir: konuşana göre insanlar yardım etmeye hazır görünür. İfadeyi daha yumuşak ve daha az kesin yapar. Konuşanın onların yalan söylediğini ya da muhtemelen yardım etmeyeceklerini düşündüğü anlamına gelmez. Be willing to help, yardım etmeyi seçmek veya yardım etmeye istekli olmak demektir. Yapı özne + seem to + be willing to + fiilin yalın hâli şeklindedir; bu yüzden help yalın hâlde kalır.
Alıştırma
Hangi cümle, yardım etme isteğini konuşanın izlenimi olarak yumuşak bir biçimde sunar?
- Lina seems to be willing to help the new members.
- Lina seems to be able to help the new members.
- Lina is required to help the new members.
Cevabı göster
Lina seems to be willing to help the new members.
a neighbor in need: yardıma ihtiyaç duyan bir komşu
a neighbor in need ifadesinde in need, neighbor sözcüğünden sonra gelir ve o kişinin zor durumda olup yardıma ihtiyaç duyduğunu anlatır. Bu ifade tek başına kullanılabilir; tam olarak ne tür bir yardıma ihtiyaç duyulduğunu söylemek gerekmez. Aynı kalıp someone in need ve families in need ifadelerinde de kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz, “yardıma ihtiyaç duyan” anlamındaki iki sözcüklü kalıpla tamamlayın: The shelter supports families ____.
Cevabı göster
in need
call this place home: burayı evi olarak görmek
call this place home ifadesinde call, 'ad vermek' değil, 'olarak görmek' veya 'kabul etmek' anlamındadır. Konuşan kişi burayı evi olarak görür ve oraya ait hisseder. Kalıp call + place + home biçimindedir. Home, o yerin konuşan kişi için ne olduğunu açıklar.
Alıştırma
Cümleyi dört sözcüklü call + this island + home kalıbıyla tamamlayın: After fifteen happy years here, I am proud to ____.
Cevabı göster
call this island home
Görüş istemek için“So, what do you think?”
Burada So, konuşmada bir geçişi gösterir. Az önce verilen bilgiyi temel alır ve dikkati dinleyiciye çevirerek ona cevap verme sırası verir. Kesin bir neden-sonuç ilişkisi belirtmek zorunda değildir. What do you think? bir görüş, değerlendirme veya tahmin istemek için kullanılır. Bir şeyi açıkladıktan ya da gösterdikten sonra karşı tarafın cevap vermesini istediğinizde tüm soruyu kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Planınızı az önce açıkladınız ve şimdi arkadaşınızın görüşünü öğrenmek istiyorsunuz. Sırada söyleyebileceğiniz en doğal cümle hangisidir?
- So, when does it start?
- So, what do you think?
- So, where did you go?
Cevabı göster
So, what do you think?
Çevrim içi etkileşim çağrısı olarak“Leave a comment below”
Leave a comment, bir yanıt yazıp yayımlamak anlamına gelir. Buradaki leave, gitmek değil, başkalarının bulabilmesi için bir şey bırakmak veya eklemek demektir. Below, bir videonun veya gönderinin altındaki yorum bölümünü gösterir. Leave a comment below talimatı, izleyicileri herkese açık biçimde cevap vermeye çağıran yaygın bir çevrim içi etkileşim ifadesidir.
Alıştırma
Bir video sunucusu, cevabı bilen izleyicilerin videonun altındaki yorum bölümünde herkese açık şekilde yanıt vermesini istiyor. Hangi cümle uygundur?
- Leave a comment below if you know the answer.
- Send me a private message if you know the answer.
- Tell the person next to you if you know the answer.
Cevabı göster
Leave a comment below if you know the answer.
let me know: birinden sana bilgi vermesini istemek
Bu cümlede let me know, “cevabını veya fikrini bana söyle” anlamına gelir. Konuşan kişi izleyiciden bilgi ya da geri bildirim paylaşmasını ister; buradaki let sözcüğü gerçek anlamıyla izin vermeyi anlatmaz. Aktarılacak bilginin ne olduğu bağlamdan belliyse bu bilgi söylenmeyebilir. Let me know when you are ready. örneğindeki gibi bir yan cümleyle de açıkça belirtilebilir.
Alıştırma
“Bilgiyi öğrenince bana söyle” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle ricayı tamamlayın: When you find out the delivery time, ____.
Cevabı göster
let me know
Repeat after me: sözlü bir örneği takip etmek
Repeat after me, konuşanın örneğini dinleyip ardından aynı sözleri söyleme yönergesidir. Derslerde ve yönlendirmeli konuşma çalışmalarında sık kullanılır. Burada after, zamanı ve sırayı belirtir: örnekten sonra konuşursunuz. Konuşanın fiziksel olarak arkasında bulunmanız anlamına gelmez.
Alıştırma
Kalıplaşmış sınıf yönergesini tamamlayın: The teacher says, “____: The library is open.”
Cevabı göster
Repeat after me
It is located in a beautiful valley surrounded by mountains.
1:08Dağlarla çevrili güzel bir vadide yer almaktadır.
It is located in a beautiful valley surrounded by mountains.
1:17Dağlarla çevrili güzel bir vadide yer almaktadır.
The main street is lined with shops and restaurants,
1:22Ana cadde boyunca dükkanlar ve restoranlar sıralanır,
and there is a beautiful park in the center of town.
1:25ve kasabanın merkezinde güzel bir park vardır.
The main street is lined with shops and restaurants,
1:35Ana cadde boyunca dükkanlar ve restoranlar sıralanır,
and there is a beautiful park in the center of town.
1:38ve kasabanın merkezinde güzel bir park vardır.
where you can purchase fresh produce and other locally made goods. Notlar
1:45ve buradan taze ürünler ile diğer yerel üretim malları satın alabilirsiniz.
Purchase fresh produce: buy demenin daha resmî yolu
Bu cümlede purchase, buy yani satın almak anlamına gelir. Özel bir satın alma türünü anlatmaz; yalnızca pazar tanıtımına biraz daha resmî bir ton verir. Fresh produce, taze meyve ve sebzeleri anlatan yaygın bir ifadedir. Buradaki produce sayılamayan bir isimdir; bu yüzden normalde önünde a kullanılmaz ve çoğul -s eki almaz.
Alıştırma
Hangi cümlede buy anlamındaki daha resmî fiil ve taze meyve ile sebzeleri anlatan doğal ifade kullanılmıştır?
- Visitors can buy fresh produce at the market.
- Visitors can purchase fresh products at the market.
- Visitors can purchase fresh produce at the market.
Cevabı göster
Visitors can purchase fresh produce at the market.
Locally made goods: ürünlerin nerede yapıldığını belirtmek
Locally made goods, yerel bölgede üretilmiş ürünler anlamına gelir. Locally, made sözcüğünü niteleyen bir zarftır; bu nedenle üretimin nerede gerçekleştiğini belirtir. Bu ifade yalnızca satış yerine değil, üretim yerine odaklanır. Goods, satışa sunulan eşyaları anlatan çoğul bir isimdir.
Alıştırma
Hangi ifade ürünlerin bölgede üretildiğini açıkça belirtir?
- goods sold locally
- locally made goods
- handmade goods
Cevabı göster
locally made goods
where you can purchase fresh produce and other locally made goods.
1:59ve buradan taze ürünler ile diğer yerel üretim malları satın alabilirsiniz.
There is also a weekly library storytime for children,
2:03Ayrıca çocuklar için kütüphanede haftalık bir masal saati,
as well as a community band that performs in the park every summer.
2:07ve her yaz parkta performans sergileyen bir topluluk bandosu vardır.
There is also a weekly library story time for children,
2:20Ayrıca çocuklar için kütüphanede haftalık bir masal saati,
as well as a community band that performs in the park every summer.
2:24ve her yaz parkta performans sergileyen bir topluluk bandosu vardır.
The people in my town are friendly and welcoming.
2:29Kasabamdaki insanlar dost canlısı ve misafirperverdir.
The people in my town are friendly and welcoming.
2:36Kasabamdaki insanlar dost canlısı ve misafirperverdir.
They always seem to be willing to help a neighbor in need.
2:40İhtiyacı olan bir komşuya her zaman yardım etmeye istekli görünürler.
They always seem to be willing to help a neighbor in need.
2:47İhtiyacı olan bir komşuya her zaman yardım etmeye istekli görünürler.
You can also try recording yourself saying these sentences Dilbilgisi
2:51Ayrıca bu cümleleri söylerken kendinizi kaydetmeyi
try recording yourself: bir yöntemi denemek için try + -ing
Try + -ing yapısı, “bunu deneyerek yap ve yardımcı olup olmadığına ya da ne olduğuna bak” anlamına gelir. Burada recording, telaffuzu kontrol edip geliştirmek için bir yöntem olarak önerilir; tamamlanması için büyük çaba gereken zor bir görev olarak sunulmaz. Yourself bir dönüşlülük zamiridir: kaydı yapan kişi de kaydedilen kişi de sizsiniz. Olası bir yöntem veya çözüm önerirken try + -ing kalıbı kullanılabilir.
Alıştırma
Olası bir çözüm önermek için try + -ing yapısını restart ile kullanın: If the app keeps freezing, ____ it.
Cevabı göster
try restarting
to ensure that you are pronouncing them correctly. Kelime
2:57böylece onları doğru telaffuz ettiğinizden emin olabilirsiniz.
to ensure that: amaç bildiren resmî bir yapı
To ensure that bir amaç bildirir ve “... olduğundan emin olmak için” anlamına gelir. To ensure mastarı, önceki bir eylemi hedeflenen sonuca bağlar; that ile başlayan yan cümle ise kesin olması gereken sonucu belirtir. Bu yapı talimatlarda ve resmî önerilerde kullanışlıdır: do something to ensure that + clause.
Alıştırma
Amaç bildiren ifadeyi resmî ensure that yapısıyla tamamlayın: Check the address twice ____ your package goes to the right place.
Cevabı göster
to ensure that