İngilizce Konuşmayı Öğrenin | Seviye 1 | Yağmurlu Gün Dinleme ve Pratik: İngilizce çalışma notları

PodEnglish

Öğrenme zorluğu
455 kelime 157 kel/dk

Video özeti: Bir yazar, sabahtan akşama kadar en sevdiği yağmurlu gün rutinini anlatıyor; çalışma, okuma, yemek yapma, yağmurda yürüme, fırında yiyecek hazırlama ve evde sakin etkinliklerle vakit geçirme aşamalarından sonra yağmurun ona dinlenip gevşeme fırsatı verdiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. wake up to the sound of rain — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Uyandığınız sırada çevrede bir sesin duyulduğunu anlatan bu doğal duyusal kalıbı öğrenin. Kuş, trafik veya dalga seslerini kullanarak sabahları, otel konaklamalarını ya da seyahat anılarını betimleyebilir; bunu yaparken söz konusu sesin sizi mutlaka uyandırdığı anlamını vermekten kaçınabilirsiniz. 2. There's something about cooking / that I really enjoy. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Gerçekten çekici gelen ancak tam olarak tanımlaması zor olan bir özelliği ifade etmek için kalıbın tamamını kullanın. Böylece bir atmosferi veya kişisel tercihi, yalnızca bir etkinliği sevdiğinizi söylemekten daha incelikli biçimde aktarabilirsiniz. 3. the sound, the smell, and the feeling — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Üç parçalı paralel bir listenin farklı duyuları nasıl bir araya getirerek ritmik bir sonuç oluşturduğunu fark edin. Aynı tekniği hava durumunu, bir yeri, bir olayı veya başka bir kişisel deneyimi canlı ve düzenli biçimde özetlemek için kullanabilirsiniz.

Bu derste

Hi everyone and welcome to my channel. Kalıp ifadeler

0:01

Herkese merhaba ve kanalıma hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

welcome to my channel: çevrim içi izleyicileri karşılama

Welcome to + bir yer, etkinlik veya çevrim içi alan, insanlar geldiğinde onları karşılamanın standart bir yoludur. Bu açılışta welcome to my channel, izleyicileri selamlar ve içerik üreticisinin çevrim içi alanına davet eder. Buradaki channel, yalnızca televizyon kanalı değil, bir içerik üreticisinin çevrim içi sayfası veya içerik akışı anlamına gelir.

Alıştırma

Kendi çevrim içi videonuzun başında izleyicileri en doğal biçimde karşılayan cümle hangisidir?

  1. Hi everyone, welcome my channel.
  2. Hi everyone, welcome at my channel.
  3. Hi everyone, welcome to my channel.
Cevabı göster

Hi everyone, welcome to my channel.

Today I am going to talk about my routine on a rainy day. Notlar

0:04

Bugün yağmurlu bir gündeki rutinimden bahsedeceğim.

Dilbilgisi

I am going to talk about + konu: ele alınacak konuyu önceden belirtme

I am going to talk about + bir konu, konuşmacının birazdan hangi konuyu ele almayı planladığını dinleyicilere bildirir. Bu cümlede yapı, yağmurlu gün rutinini önceden belirterek açılıştaki bilgileri düzenler. Be going to yapısından sonra fiilin yalın hâli talk gelir; talk sözcüğünden sonra da konudan önce about kullanılır. Burada going to bir planı belirtir, bir yere doğru hareket etmeyi değil.

Alıştırma

Konu tanıtımını I am going to talk about kalıbıyla tamamlayın: Today, I ____ how bees make honey.

Cevabı göster

am going to talk about

Kelime

my routine on a rainy day: tekrarlanan bir dizi etkinlik

Bu cümlede my routine, konuşanın genellikle yaptığı bir dizi etkinlik anlamına gelir. Bir bilgisayar programını veya yalnızca bir kez uygulanacak planı anlatmaz. on a rainy day, bu rutinin gerçekleştiği durumu belirtir. Belirli bir tarihi değil, genel olarak yağmurlu günleri anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede routine, tekrarlanan bir dizi etkinliği anlatmak için kullanılmıştır?

  1. My habit is biting my nails when I am nervous.
  2. My morning routine includes breakfast and packing my bag.
  3. My school schedule says math starts at nine.
Cevabı göster

My morning routine includes breakfast and packing my bag.

I love rainy days,

0:09

Yağmurlu günleri çok severim,

so I'm excited to share my experiences with you. Dilbilgisi

0:10

bu yüzden deneyimlerimi sizinle paylaşacağım için heyecanlıyım.

Dilbilgisi

so I'm excited to share: bir nedeni beklenen bir eyleme bağlamak

so, ilk düşünceyi neden, ikinci düşünceyi ise onun sonucu olarak birbirine bağlar: konuşan yağmurlu günleri sevdiği için bu deneyimleri paylaşmak doğal bir sonraki adım olur. be excited to + fiilin yalın hâli yapısında excited to share, paylaşmayı heyecanla beklemek anlamına gelir. Burada sıcak ve olumlu bir giriş oluşturur.

Alıştırma

Hangi cümle, bilimi sevmenin bir eylemi heyecanla beklemeye yol açtığını doğru şekilde gösterir?

  1. I love science, but I'm excited to show you my experiment.
  2. I love science, so I'm excited to show you my experiment.
  3. I love science, so I'm excited showing you my experiment.
Cevabı göster

I love science, so I'm excited to show you my experiment.

My rainy day routine usually starts in the morning. Kalıp ifadeler

0:14

Yağmurlu gün rutinim genellikle sabah başlar.

Kalıp ifadeler

usually starts in the morning: bir rutinin olağan başlangıç zamanını anlatmak

Bu cümlede usually starts in the morning, rutinin yağmurlu günlerin çoğunda sabah saatlerinde başladığını anlatır. Usually, her seferinde olan bir şeyi değil, yaygın bir düzeni belirtir. Starts fiilinin öznesi My rainy day routine ifadesidir. Bir rutin, ders, toplantı veya başka bir etkinlik start fiilinin öznesi olabilir; öznenin insan olması gerekmez. Routine gibi üçüncü tekil şahıs bir özneyle starts kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle, bir dersin normalde sabah başladığını doğal biçimde anlatır?

  1. Our class usually starts on the morning.
  2. Our class usually start in the morning.
  3. Our class usually starts in the morning.
Cevabı göster

Our class usually starts in the morning.

I wake up to the sound of rain Kalıp ifadeler

0:18

Yağmurun sesiyle uyanırım

falling on my roof.

0:20

çatıma düşen.

Kalıp ifadeler

wake up to the sound of rain: uyanırken bir ses duymak

Wake up to the sound of rain, kişinin uyandığında duyduğu şeylerden birinin yağmur sesi olduğu anlamına gelir. wake up to + bir ses, görüntü veya durum kalıbı, biri uyandığında çevresinde ne olduğunu anlatır. Buradaki to amaç bildirmez. Ayrıca yağmurun uyanmaya neden olduğunu kesin olarak söylemez; vurgu o andaki deneyimdedir.

Alıştırma

Hangi cümle, dalgaların sizi uyandırdığını kesin olarak söylemeden, uyandığınızda dalga seslerini duyduğunuzu doğal biçimde anlatır?

  1. I woke up to the sound of waves.
  2. The sound of waves woke up to me.
  3. I woke up because of the sound of waves.
Cevabı göster

I woke up to the sound of waves.

It's such a calming sound. Dilbilgisi

0:22

Çok sakinleştirici bir ses.

Dilbilgisi

such a calming sound: such a + sıfat + tekil isim ile vurgu

such a + sıfat + tekil sayılabilen isim kalıbı güçlü bir tepki veya değerlendirme bildirir. such a calming sound ifadesinde ana isim sound, onu tanımlayan sözcük ise calming'dir. Burada sound tek bir sayılabilen şeyi belirttiği için such sözcüğünden sonra a gelmelidir: such a calming sound. Çoğul veya sayılamayan bir isimle bu kalıpta a kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için şu dört sözcüğü doğru sıraya koyun: such, a, cute, sound. The puppy makes ____.

Cevabı göster

such a cute sound

I get out of bed Kalıp ifadeler

0:24

Yataktan kalkarım

Kalıp ifadeler

get out of bed ve wake up: yataktan kalkmak ile uyanmak

Get out of bed, yatakta uzandıktan veya uyuduktan sonra yatağı terk etmek anlamına gelir. Yataktan fiziksel olarak kalkma hareketini anlatır. Yalnızca uykunun bitmesini anlatan wake up ile aynı değildir. Bir kişi wake up yaptıktan sonra hâlâ yatakta kalabilir. Bu günlük ifadede bed sözcüğü normalde tanımlık almaz: get out of bed.

Alıştırma

Hangi cümle Mia'nın saat yedide uyandığını, ancak yataktan fiziksel olarak yedi on beşte çıktığını anlatır?

  1. Mia got out of bed at seven but woke up at seven fifteen.
  2. Mia woke up at seven but got out of bed at seven fifteen.
  3. Mia made her bed at seven fifteen.
Cevabı göster

Mia woke up at seven but got out of bed at seven fifteen.

and walk over to the window. Kalıp ifadeler

0:25

ve pencereye doğru yürürüm.

Kalıp ifadeler

walk over to the window: buradan oraya yürümek

walk over to the window ifadesinde walk yürüyerek hareket etmeyi, to ise hedefi gösterir. Over, kişinin bulunduğu noktadan başka bir noktaya doğru gitme hissi katar; bu yüzden ifade, pencerenin yanına yürümek anlamına gelir. Buradaki over “üstünde” demek değildir. Aktarılabilir kalıp walk over to + kişi/yer şeklindedir; özellikle hedef yakındaysa veya “şurada” gibi düşünülüyorsa kullanılır.

Alıştırma

Leo’nun bulunduğu yerden yakındaki bir öğretmenin yanına yürüdüğünü doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Leo walked over to the teacher.
  2. Leo waited near the teacher.
  3. Leo looked over at the teacher.
Cevabı göster

Leo walked over to the teacher.

I love watching the rain fall. Dilbilgisi

0:27

Yağmurun yağışını izlemeyi seviyorum.

Dilbilgisi

love watching the rain fall: love + -ing ve watch + nesne + fiilin yalın hâli

Love fiilinden sonra, kişinin yapmaktan hoşlandığı bir etkinliği adlandırmak için -ing biçimi gelebilir. Burada love watching, izleme etkinliğinin sevildiğini anlatır. Bu etkinliğin içinde watching the rain fall, watch + nesne + fiilin yalın hâli kalıbını izler. The rain izlenen şeydir; fall ise görülen eylemi belirtir ve önüne to gelmez, -s eki de almaz. Bu yapı, bir kişinin ya da şeyin bir eylem yaptığını görmeyi anlatmak için kullanılabilir.

Alıştırma

love + -ing ve watch + nesne + fiilin yalın hâli yapılarını kullanarak watch ve swim fiillerini doğru biçime getirin: I love ____ the ducks ____ across the pond.

Cevabı göster

watching · swim

It's so peaceful.

0:30

Çok huzur verici.

I get dressed

0:32

Giyinirim

and make myself a cup of coffee. Dilbilgisi

0:33

ve kendime bir fincan kahve yaparım.

Dilbilgisi

make myself a cup of coffee: kendim için bir şey hazırlamak

make myself a cup of coffee, make + kişi + şey biçimindeki çift nesneli yapıyı kullanır. Anlamı kendim için bir fincan kahve hazırlamaktır; myself, hazırlanan şeyden yararlanacak kişiyi, yani eylemin yararlanıcısını gösterir. Buradaki myself esas olarak bizzat anlamına gelmez. Kimin için? sorusuna cevap verir. Aynı yapı make yourself some tea şeklinde de kullanılabilir.

Alıştırma

Konuşanın yemeği kendisi için hazırladığını açıkça belirten cümleyi seçin.

  1. I'll make a sandwich by myself for lunch.
  2. I'll make a sandwich for my brother for lunch.
  3. I'll make myself a sandwich for lunch.
Cevabı göster

I'll make myself a sandwich for lunch.

Then I sit down at my desk Anlatım akışı

0:36

Sonra masama otururum

Anlatım akışı

Then I sit down: bir rutinin sonraki adımını belirtmek

Then I sit down ifadesinin başındaki Then, rutini bir sonraki adıma taşır. Burada sonra veya ardından anlamına gelir ve masaya oturma eylemini önceki hazırlıklarla bağlar. Bir rutini ya da hikâyeyi anlatırken Then, dinleyicinin eylemlerin sırasını izlemesine yardımcı olur; bu cümlede esas olarak geçmişteki belirli bir zamanı göstermez.

Alıştırma

İkinci eylemi bir rutinin sonraki adımı olarak açıkça bağlayan cümleyi seçin.

  1. First I brush my teeth. Then I put on my shoes.
  2. First I brush my teeth. I never put on my shoes.
  3. First I brush my teeth. I put on my shoes at that time.
Cevabı göster

First I brush my teeth. Then I put on my shoes.

and start working on my computer. Dilbilgisi

0:38

ve bilgisayarımda çalışmaya başlarım.

Dilbilgisi

start working on my computer: start + -ing ile bir etkinliğe başlamak

start working ifadesinde start sözcüğünden sonra -ing biçimindeki working gelir ve etkinliğin başladığını gösterir. Bu kalıp, günlük bir düzende bir eylemin başlangıcını anlatabilir: start + fiil-ing. Burada work on my computer, bilgisayarı kullanarak çalışmak demektir. on edatı kullanılan araç veya cihazı gösterebilir; kişinin gerçekten bilgisayarın üstünde olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle start + -ing yapısını doğru kullanır ve konuşanın bilgisayar kullanarak çalışmaya başladığını anlatır?

  1. At nine, I start to working on my computer.
  2. At nine, I start working above my computer.
  3. At nine, I start working on my computer.
Cevabı göster

At nine, I start working on my computer.

I'm a writer,

0:40

Ben bir yazarım,

so I love rainy days for writing. Dilbilgisi

0:41

bu yüzden yazmak için yağmurlu günleri çok severim.

Dilbilgisi

love rainy days for writing: A bir etkinliğe uygun olduğunda love A for verb-ing kullanmak

So, konuşanın yazar olmasıyla ardından gelen tercihi birbirine bağlar. love rainy days for writing ifadesinde for writing, yağmurlu günlerin özellikle hangi etkinlik için uygun olduğunu söyler; onları sevme nedeni yazmaya uygun olmalarıdır. Bir zamanı, yeri veya şeyi bir etkinlik için iyi koşullar sunduğu için sevdiğini anlatmak üzere love + zaman, yer veya şey + for + fiil-ing kalıbını kullanabilirsin; örneğin love quiet mornings for reading. Odak, yalnızca etkinliği sevmek değil, A'yı çekici yapan nedendir.

Alıştırma

Hangi cümle, bir yerin bir etkinliğe uygun olduğu için sevildiğini love A for B yapısıyla anlatır?

  1. I love quiet cafés for studying.
  2. I love studying in quiet cafés.
  3. I study at a quiet café every Tuesday.
Cevabı göster

I love quiet cafés for studying.

The sound of the rain helps me to focus. Dilbilgisi

0:44

Yağmurun sesi odaklanmama yardımcı oluyor.

Dilbilgisi

helps me to focus: help + kişi + (to) + fiilin yalın biçimi

help + kişi + (to) + fiilin yalın biçimi kalıbı, birinin ya da bir şeyin o kişinin bir eylemi daha kolay yapmasını sağladığını anlatır. Burada helps me to focus, yağmur sesinin konuşan kişinin odaklanmasını kolaylaştırdığı anlamına gelir. The sound tekil bir öznedir, bu yüzden help fiili helps olur. me sözcüğünden sonra focus fiilinin yalın biçimi kullanılır. to isteğe bağlıdır; bu nedenle helps me focus da doğaldır. Burada focus, «odaklanmak» anlamındadır ve nesne gerektirmez.

Alıştırma

Müziğin odaklanmamı kolaylaştırdığını doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Soft music help me to focus while I study.
  2. Soft music helps me focus while I study.
  3. Soft music helps me focusing while I study.
Cevabı göster

Soft music helps me focus while I study.

If I'm not working, Dilbilgisi

0:48

Eğer çalışmıyorsam,

I might spend my morning reading a book or watching a movie. Dilbilgisi

0:49

sabahımı bir kitap okuyarak veya bir film izleyerek geçirebilirim.

Dilbilgisi

If I'm not working, I might...: bir koşul ve olası bir seçim

If I'm not working sözleri koşulu verir ve «çalışmadığım zamanlarda» anlamına gelir. Geri kalan bölüm özne + might + fiilin yalın biçimi yapısını kullanır; burada I might spend, bu durumda yapılabilecek olası bir seçimi anlatır. Might olasılık gösterir; sabit bir planı ya da kesin bir sonucu anlatmaz. Might sözcüğünden sonra fiilin yalın biçimi kullanılır.

Alıştırma

Kesin bir plan yerine, bir koşul altında olası bir seçimi anlatan cümle hangisidir?

  1. If I'm free after lunch, I might visit the library.
  2. If I'm free after lunch, I always visit the library.
  3. If I'm free after lunch, I will definitely visit the library.
Cevabı göster

If I'm free after lunch, I might visit the library.

Dilbilgisi

spend my morning reading a book: spend + zaman + -ing

spend + bir zaman dilimi + fiilin -ing biçimi, o zamanı bir etkinlik yaparak geçirmek anlamına gelir. Bu cümlede my morning zaman dilimini, reading a book ise etkinliği gösterir. Zaman ifadesinden sonra etkinlik -ing biçiminde kullanılır: spend my morning reading, spend an hour practicing veya spend the weekend visiting family. Bu cümlede or sonrasındaki watching a movie de başka bir olası etkinliktir ve reading a book ile aynı spend my morning ifadesine bağlanır.

Alıştırma

spend fiilinin geçmiş zaman biçimini, the afternoon zaman ifadesini ve play fiilinin -ing biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: We ____ board games.

Cevabı göster

spent the afternoon playing

I also enjoy cooking on rainy days. Anlatım akışı

0:53

Yağmurlu günlerde yemek yapmaktan da keyif alırım.

Anlatım akışı

I also enjoy cooking: also ile benzer bir etkinlik daha eklemek

Also, bunun aynı listedeki bir öğe daha olduğunu gösterir. I also enjoy cooking, daha önce sözü edilen etkinliklere yemek yapmayı ekler; bir karşıtlık başlatmaz veya neden belirtmez. enjoy gibi sıradan bir ana fiille also genellikle fiilden önce gelir: I also enjoy.... be ile kullanıldığında ise genellikle be fiilinden sonra gelir: I am also.... Bu konum, dinleyicinin yeni bilgiyi önceki bilgiyle ilişkilendirmesine yardım eder.

Alıştırma

Başka bir hobi eklemek için also ve enjoy sözcüklerini olağan sırayla kullanarak cümleyi tamamlayın: I like drawing. I ____ taking photos.

Cevabı göster

also enjoy

There's something about cooking in a cozy kitchen Dilbilgisi

0:56

Rahat bir mutfakta yemek pişirmenin

while it's raining outside that I really enjoy. Dilbilgisi

0:59

dışarıda yağmur yağarken gerçekten keyif aldığım bir yanı var.

Dilbilgisi

There's something about ... that I really enjoy: nedenini açıklaması zor bir çekimi anlatmak

There's something about X that I really enjoy kalıbı, kesin bir neden söyleyemeseniz bile X'in hoşunuza giden özel bir hissi veya niteliği olduğunu anlatır. Buradaki something fiziksel bir nesne değil, adını koyması zor bir çekimdir. about'tan sonra bir isim veya cooking gibi -ing biçiminde bir etkinlik kullanılır. Sondaki that I really enjoy, konuşanın o özel yanı sevdiğini belirtir.

Alıştırma

Hedef kalıbın kısaltmalı başlangıcını ve tam son bölümünü kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ walking through a quiet park ____.

Cevabı göster

There's something about · that I really enjoy

Dilbilgisi

while it's raining outside: while ile eş zamanlı bir arka plan belirtme

Burada while it's raining outside, “dışarıda yağmur yağdığı süre boyunca” anlamına gelir. Yağmurun yağmasıyla yemek pişirme aynı anda gerçekleşir ve yağmur sahnenin arka planını oluşturur. Devam eden bir eylem ya da durum başka bir eylemin zamanını belirleyen arka planı oluşturduğunda while + özne + fiil kullanılır. Buradaki while zaman bildirir; “-mesine rağmen” ya da “oysa” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede while, örnekteki gibi iki şeyin aynı anda gerçekleştiğini gösterir?

  1. While the room is small, it feels spacious.
  2. While Maya likes tea, Leo prefers coffee.
  3. I was reading while my brother was drawing.
Cevabı göster

I was reading while my brother was drawing.

In the afternoon, Anlatım akışı

1:02

Öğleden sonra,

I might go for a walk in the rain. Kalıp ifadeler

1:04

yağmurda yürüyüşe çıkabilirim.

Anlatım akışı

Günlük rutinde zaman işareti olarak In the afternoon, I might...

In the afternoon bir zaman işareti görevi görür: günlük rutinin öğleden sonra bölümünü başlatır ve dinleyenin günü zaman sırasıyla takip etmesine yardımcı olur. Ardından gelen I might, bir etkinliği kesinleşmiş bir plan olarak değil, olası bir seçenek olarak sunar. Günlük rutini günün bölümlerine göre anlatırken In the afternoon, I might + fiilin yalın hâli kalıbını kullanabilirsin.

Alıştırma

Bir rutinin öğleden sonra bölümünü başlatıp olası bir etkinliği sunmak için en uygun cümle hangisidir?

  1. In the afternoon, I might read a comic.
  2. I read a comic yesterday afternoon.
  3. My comic is on the table.
Cevabı göster

In the afternoon, I might read a comic.

Kalıp ifadeler

Keyif için yürüyüşe çıkmayı anlatan kalıp ifade go for a walk

Go for a walk, keyif almak veya hafif egzersiz yapmak için dışarı çıkıp yürümek anlamına gelen yaygın ve kalıplaşmış bir ifadedir. Bu ifadede a walk etkinliğin adıdır; gidilecek bir yer değildir. go for a + etkinlik adı kalıbı, go for a run gibi yerleşik ifadelerde de görülür.

Alıştırma

go for a + etkinlik adı kalıbını kullanarak cümleyi ‘rahat bir yürüyüşe çıkmak’ anlamında tamamla: The weather is nice, so let's ____ after lunch.

Cevabı göster

go for a walk

I love the feeling of raindrops on my skin. Kalıp ifadeler

1:06

Yağmur damlalarının tenimdeki hissini seviyorum.

Kalıp ifadeler

the feeling of raindrops on my skin: yağmur damlalarının tenimdeki hissi

the feeling of + isim öbeği, fiziksel bir duyumu veya duygusal bir deneyimi hakkında konuşulabilen bir şey olarak adlandırır. Burada raindrops on my skin, bu hissi neyin oluşturduğunu gösterir. Bu cümlede feeling bir isimdir. the feeling of raindrops on my skin öbeğinin tamamı love fiilinin nesnesidir ve konuşanın sevdiği şeyi belirtir.

Alıştırma

Cümleyi the feeling of kalıbıyla tamamlayın: I love ____ cool sand under my feet.

Cevabı göster

the feeling of

It's so refreshing.

1:10

Çok ferahlatıcı.

I also enjoy listening to the sound of raindrops Dilbilgisi

1:12

Ayrıca yağmur damlalarının sesini dinlemekten de keyif alırım

hitting the leaves of the trees.

1:15

ağaçların yapraklarına vuran.

Dilbilgisi

enjoy listening to the sound of raindrops: yağmur damlalarının sesini dinlemekten hoşlanmak

Bir etkinliği adlandırırken enjoy fiilinden sonra -ing biçimi gelir; bu yüzden enjoy listening doğrudur. Bu etkinlik öbeğinin içinde listen, dinlenen şeyden önce to gerektirir: listening to the sound. The sound of raindrops duyulan sesi adlandırır ve sesin kaynağını belirtir. Parçalar enjoy + listening to + the sound of + ses kaynağı biçiminde birleşir.

Alıştırma

Cümleyi listen fiilinin doğru biçimi ve gerekli edatla tamamlayın: I enjoy ____ birds in the morning.

Cevabı göster

listening to

Dilbilgisi

raindrops hitting the leaves: bir eylemi anlatan isim + -ing yapısı

raindrops hitting the leaves ifadesinde hitting the leaves, yağmur damlalarının ne yaptığını anlatan bir -ing öbeğidir. Damlaların yapraklara çarpma görüntüsünü oluşturur ve sesin nereden geldiğini açıklar. Hitting cümlenin ana fiili değildir; ana fiil enjoy'dur. İsim + -ing yapısı, gördüğünüz veya duyduğunuz bir eylemi kısa biçimde gösterebilir.

Alıştırma

Hangi cümlede ismin ne yaptığını göstermek için isim + -ing öbeği kullanılmıştır?

  1. We heard the sound of children laughed outside.
  2. We heard the sound of children laughing outside.
  3. We heard the sound of children to laugh outside.
Cevabı göster

We heard the sound of children laughing outside.

If I don't want to go for a walk, Dilbilgisi

1:17

Eğer yürüyüşe çıkmak istemezsem,

I might stay indoors and bake some cookies or bread. Kalıp ifadeler

1:19

içeride kalıp biraz kurabiye veya ekmek pişirebilirim.

Dilbilgisi

If I don't want to..., I might...: olası bir alternatif sunmak

If yan cümlesi, konuşanın istemeyebileceği bir seçeneği belirtir: go for a walk. Ana cümle daha sonra olası bir alternatif verir: stay indoors and bake. Might, alternatifin kesin bir sonuç değil yalnızca bir olasılık olduğunu gösterir. Planları esnek tutarken If I don't want to..., I might... kalıbını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki iki parçalı kalıpla tamamlayın: ____ walk to school, ____ take the bus.

Cevabı göster

If I don't want to · I might

Kalıp ifadeler

stay indoors: içeride kalmak

Bu cümlede stay indoors, dışarı çıkmak yerine içeride kalmak anlamına gelir. Yağmurlu bir günde konuşanın yapabileceği bir seçimi anlatır. Indoors yer bildiren bir zarftır ve bu nedenle doğrudan stay fiilinden sonra gelir: stay indoors. Önüne in veya at gelmez.

Alıştırma

Ailenin fırtına nedeniyle içeride kalacağını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Because of the storm, the family will stay in indoors.
  2. Because of the storm, the family will stay at indoors.
  3. Because of the storm, the family will stay indoors.
Cevabı göster

Because of the storm, the family will stay indoors.

I love the smell of freshly baked goods Kalıp ifadeler

1:23

Taze pişmiş yiyeceklerin kokusunu severim

on a rainy day.

1:25

yağmurlu bir günde.

Kalıp ifadeler

freshly baked goods: yeni pişmiş fırın ürünleri

Freshly baked goods, yeni pişmiş ekmek, kek, kurabiye, hamur işi ve benzeri yiyecekler anlamına gelir. Freshly, geçmiş zaman ortacı baked sözcüğünü niteler ve pişirme işleminin kısa süre önce tamamlandığını vurgular. Baked goods bu yiyecek kategorisinin yaygın adıdır. Buradaki goods, genel anlamda mallar veya ürünler demek değildir.

Alıştırma

Fırından yeni çıkmış ekmeği doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The bakery is selling freshly bake bread.
  2. The bakery is selling freshly baked bread.
  3. The bakery is selling fresh baking bread.
Cevabı göster

The bakery is selling freshly baked bread.

It's so cozy and inviting. Kelime

1:27

Çok rahat ve davetkar.

Kelime

cozy and inviting: sıcak, rahat ve çekici bir ortam

Cozy, bir yerin veya ortamın sıcak, rahat ve dinlendirici olduğunu anlatır. Inviting ise insanların içeri girmek veya orada kalmak isteyeceği kadar çekici göründüğünü ya da hissettirdiğini belirtir. Cozy and inviting birlikte kullanıldığında, good demekten daha belirgin ve olumlu bir görüntü oluşturur. Burada inviting, ortamı tanımlayan bir sıfattır; birini davet etme eylemi değildir.

Alıştırma

Hangi cümle bir yeri hem rahat hem de çekici olarak tanımlıyor?

  1. The host is inviting us to a busy meeting.
  2. The empty station feels cold and unwelcoming.
  3. The little café looks cozy and inviting.
Cevabı göster

The little café looks cozy and inviting.

In the evening,

1:30

Akşamleyin,

I might go out to dinner with friends Kalıp ifadeler

1:31

arkadaşlarımla akşam yemeğine çıkabilirim

or stay in and watch a movie.

1:33

veya evde kalıp bir film izleyebilirim.

Kalıp ifadeler

go out to dinner ... stay in: akşam için iki seçenek

Go out to dinner, evden çıkıp başka bir yerde, çoğunlukla bir restoranda akşam yemeği yemek demektir. Stay in ise dışarı çıkmamak ve genellikle evde kalmak anlamına gelir. Or sözcüğü bunları iki farklı akşam planı olarak sunar: biri ev dışında, diğeri evde yapılan bir plan. Stay in ifadesindeki in, günlük bir ifadenin parçasıdır; bir kabın içinde olmayı anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi go out to dinner ve stay in ile tamamlayın: On Friday, we can ____ or ____ and cook at home.

Cevabı göster

go out to dinner · stay in

If I stay in, Anlatım akışı

1:36

Eğer evde kalırsam,

I might also light a candle and read a book. Kelime

1:37

ayrıca bir mum yakıp kitap da okuyabilirim.

Anlatım akışı

If I stay in, I might also...: seçeneklerden birini geliştirmek

If I stay in hemen önce sözü edilen evde kalma seçeneğini yeniden ele alır ve sonraki düşüncenin koşulu yapar. Böylece konuşan kişi seçenekleri sıralamaktan bir seçeneği ayrıntılandırmaya geçer. I might also bu seçeneğe bir olası etkinlik daha ekler. might kesinleşmiş bir planı değil, olasılığı anlatır; also ise bunun evde yapılabilecek diğer şeylere ek olduğunu gösterir.

Alıştırma

Konuşan kişi “We can go out, or we can stay home.” dedi. Ardından gelen “If we stay home, we might also make popcorn” ne yapar?

  1. Evde kalma seçeneğine başka bir olası etkinlik ekleyerek onu geliştirir.
  2. Her iki seçeneği de iptal eder.
  3. Patlamış mısır yapmanın kesinleşmiş bir plan olduğunu söyler.
Cevabı göster

Evde kalma seçeneğine başka bir olası etkinlik ekleyerek onu geliştirir.

Kelime

light a candle: “yakmak” anlamındaki light fiili

light a candle ifadesinde light, “mumun yanmaya başlamasını sağlamak” anlamına gelen bir fiildir. a candle nesnesi, light sözcüğünün burada “ışık” adını veya “ağır olmayan” sıfatını değil, alev başlatma eylemini anlattığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi, light fiilini “mumun yanmaya başlamasını sağlamak” anlamında kullanan günlük ifadeyle tamamlayın: When the power went out, Maya struck a match to ____.

Cevabı göster

light a candle

I love the feeling of being cozy and warm inside Notlar

1:40

İçeride rahat ve sıcak olma hissini severim

while it's raining outside.

1:44

dışarıda yağmur yağarken.

Kalıp ifadeler

the feeling of being ...: bir durumu deneyim olarak adlandırmak

the feeling of being + sıfat veya yer ifadesi kalıbı, bir durumu adını koyup konuşabileceğiniz bir deneyime dönüştürür. Burada being cozy and warm inside, bu hissi yaratan durumdur. of bir edat olduğu için ondan sonra be, -ing biçimi olan being olur. the feeling of being cozy and warm inside isim öbeğinin tamamı love fiilinin nesnesidir.

Alıştırma

Cümleyi of sonrasında be fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: She enjoys the feeling of ____ calm after reading.

Cevabı göster

being

Anlatım akışı

inside while ... outside: eş zamanlı iki sahneyi çerçevelemek

Inside önce kişiyi bir mekâna yerleştirir. Ardından while it's raining outside yan cümlesi, diğer mekânda aynı anda gerçekleşen olayı ekler. Bu inside–outside çerçevesi, cümleyi iç mekândaki bir sahne ile dışarıdaki arka planı karşı karşıya getirecek şekilde düzenler. Burada while, “aynı süre içinde” demektir; “ama” ya da whereas anlamına gelmez. Sıcak iç mekân ile yağmurlu dışarının karşıtlığı, içerideki rahatlığı öne çıkarır.

Alıştırma

Hangi cümle, içerideki bir etkinliği aynı anda dışarıda gerçekleşen hava olayıyla karşılaştırmak için inside, while ve outside kullanır?

  1. We read outside because the room was too warm.
  2. We finished reading before the snow began.
  3. We read inside while the snow fell outside.
Cevabı göster

We read inside while the snow fell outside.

Rainy days are my favorite kind of days. Kalıp ifadeler

1:46

Yağmurlu günler en sevdiğim gün türüdür.

Kalıp ifadeler

my favorite kind of days: en sevilen türü anlatmak

my favorite kind of days ifadesinde kind of + isim, bir türü veya kategoriyi belirtir. Konuşan kişi yağmurlu günlerin en çok sevdiği günler kategorisine ait olduğunu söylüyor; ifade zayıf ya da kararsız bir görüşü değil, belirli bir türe yönelik tercihi anlatır. Burada days kategori ifadesini tamamlar. Bu yapı music, food veya places gibi kategorilerle de kullanılabilir: one's favorite kind of + isim.

Alıştırma

my favorite kind of + noun yapısının tercih edilen bir türü anlattığı cümleyi seçin.

  1. Jazz is my favorite music.
  2. I kind of like jazz.
  3. Jazz is my favorite kind of music.
Cevabı göster

Jazz is my favorite kind of music.

I love the sound, Anlatım akışı

1:49

Sesini,

the smell,

1:50

kokusunu,

and the feeling of rain.

1:51

ve yağmurun hissini seviyorum.

Anlatım akışı

the sound, the smell, and the feeling: üçlü listeyle betimlemeyi düzenlemek

The sound, the smell, and the feeling üç paralel isim öbeğidir. Bunları love fiilinin nesnesi olarak sıralamak, tek bir deneyimin üç duyusal yönünü ayrı ayrı cümleler kurmadan düzenler. Her ögenin önünde the artikeli tekrarlandığında üçü de eşit ağırlık kazanır; and ise listeyi kapatır. Of rain bütün listeyle bağlantılı olarak anlaşılabilir ve üç duyunun da yağmurla ilgili olduğunu gösterir.

Alıştırma

Bilgiyi açık ve üç ögeli paralel bir listeyle düzenleyen cümleyi seçin.

  1. The workshop covered the basics, the safety rules, and the next steps.
  2. The workshop covered the basics and the safety rules.
  3. The workshop covered the basics, safely, and the next steps.
Cevabı göster

The workshop covered the basics, the safety rules, and the next steps.

I also love the fact that rainy days give me an opportunity Notlar

1:53

Ayrıca yağmurlu günlerin bana fırsat vermesini de seviyorum

to relax and unwind.

1:57

rahatlamak ve gevşemek için.

Dilbilgisi

the fact that: tam bir cümleciği gerçek olarak ele almak

the fact that + yan cümlecik yapısında that’ten sonraki tam cümlecik fact sözcüğünün içeriğini verir. Burada rainy days give me an opportunity to relax and unwind, söz konusu gerçeğin ne olduğunu açıklayan tam cümleciktir. the fact that rainy days... grubunun tamamı love fiilinin nesnesidir. Bu yapı, bütün bir duruma tek bir şeymiş gibi tepki vermeyi veya onu değerlendirmeyi sağlar.

Alıştırma

Cümleyi tam olarak the fact that ifadesiyle tamamlayın: We appreciate ____ the park is clean.

Cevabı göster

the fact that

Kalıp ifadeler

give me an opportunity to relax and unwind: bir eylemi mümkün kılmak

give + someone + an opportunity + to + fiilin yalın hâli yapısı, birinin bir şey yapmasını mümkün kılmak anlamına gelir. Burada rainy days, me ile belirtilen kişi için bu imkânı oluşturur; to relax and unwind ise kişinin ne yapabileceğini gösterir. Relax ve unwind, to sözcüğünü ortak kullanan paralel fiillerdir. Buradaki unwind, stres veya etkinlik sonrasında gerginliğin azalması anlamına gelir; bir şeyi gerçek anlamda çözmek değildir.

Alıştırma

Cümleyi give + someone + an opportunity + to yapısıyla tamamlayın ve fırsatı alan kişi için me kullanın: The art class will ____ try painting.

Cevabı göster

give me an opportunity to

Sentences from the text to practice pronunciation. Anlatım akışı

1:59

Telaffuz pratiği yapmak için metinden cümleler.

Anlatım akışı

Başlık olarak Sentences from the text

Burada Sentences from the text, tam bir cümle değil, başlık olarak kullanılan bir isim öbeğidir. Sentences materyali adlandırır, from the text ise materyalin nereden geldiğini belirtir. Bir başlık olarak, metni açıklama bölümünden seçilmiş cümlelerle alıştırma yapma bölümüne geçildiğini gösterir. Başlıklar materyali etiketlediği için fiil kullanmadan da görevini yerine getirebilir.

Alıştırma

Bu örnekte Sentences from the text ne işe yarıyor?

  1. Alıştırma materyalinin kaynağını başlık olarak gösterir.
  2. İzleyiciye metnin tamamını kopyalamasını söyler.
  3. Cümlelerin nereden geldiğini sorar.
Cevabı göster

Alıştırma materyalinin kaynağını başlık olarak gösterir.

Repeat after me. Ton ve niyet

2:04

Benden sonra tekrar edin.

Ton ve niyet

Yönlendirmeli tekrar için Repeat after me.

Repeat after me. sınıfta sık kullanılan bir yönergedir. “Önce beni dinle, sonra aynı sözleri söyle” anlamına gelir. Burada after me konuşma sırasını gösterir: öğrenci, örnek veren kişiden hemen sonra tekrar eder. İngilizce emir cümlelerinde olduğu gibi, you öznesi söylenmese de anlaşılır. Bu ifade konuşanın arkasından yürümek veya uzun süre beklemek anlamına gelmez.

Alıştırma

Öğrencilerden bir örneği dinleyip aynı sözleri söylemelerini isteyen yönerge hangisidir?

  1. Could you say that again?
  2. Repeat after me.
  3. Read the sentence silently.
Cevabı göster

Repeat after me.

I wake up to the sound of rain

2:06

Yağmurun sesiyle uyanırım

falling on the roof.

2:08

çatıya düşen.

It's such a calming sound.

2:10

Çok sakinleştirici bir ses.

I wake up to the sound of rain

2:18

Yağmurun sesiyle uyanırım

falling on the roof.

2:20

çatıya düşen.

It's such a calming sound.

2:22

Çok sakinleştirici bir ses.

I'm a writer,

2:24

Ben bir yazarım,

so I love rainy days for writing.

2:25

bu yüzden yazmak için yağmurlu günleri çok severim.

I'm a writer,

2:33

Ben bir yazarım,

so I love rainy days for writing.

2:34

bu yüzden yazmak için yağmurlu günleri çok severim.

I love the aroma of freshly baked goods Kelime

2:37

Taze pişmiş yiyeceklerin enfes kokusunu severim

on a rainy day.

2:40

yağmurlu bir günde.

Kelime

the aroma of freshly baked goods: yeni pişmiş yiyeceklerin hoş kokusu

the aroma of freshly baked goods ifadesindeki aroma, özellikle yiyecek veya içeceklerden gelen hoş ve belirgin bir kokuyu anlatır. Burada fırından yeni çıkmış yiyecekleri sıcak ve iştah açıcı gösterir. the aroma of + kaynak kalıbı, kokunun nereden geldiğini belirtir. Aroma, genel anlamlı smell sözcüğünden daha olumlu ve özeldir; bu nedenle her tür koku için uygun değildir.

Alıştırma

Hoş ve yoğun bir yemek kokusunu en açık biçimde vurgulayan sözcük hangisidir? The warm bread filled the kitchen with a wonderful ____.

  1. smell
  2. aroma
  3. odor
Cevabı göster

aroma

It's so cozy and inviting.

2:42

Çok rahat ve davetkar.

I love the aroma of freshly baked goods

2:52

Taze pişmiş yiyeceklerin enfes kokusunu severim

on a rainy day.

2:55

yağmurlu bir günde.

It's so cozy and inviting.

2:57

Çok rahat ve davetkar.

Rainy days are my favorite kind of days.

3:00

Yağmurlu günler en sevdiğim gün türüdür.

I love the sound,

3:03

Sesini,

the smell,

3:04

kokusunu,

and the feeling of rain.

3:05

ve yağmurun hissini seviyorum.

Rainy days are my favorite kind of days.

3:15

Yağmurlu günler en sevdiğim gün türüdür.

I love the sound,

3:18

Sesini,

the smell,

3:19

kokusunu,

and the feeling of rain.

3:20

ve yağmurun hissini seviyorum.

I love the feeling of being cozy and warm inside

3:22

İçeride rahat ve sıcak olma hissini severim

while it's raining outside.

3:26

dışarıda yağmur yağarken.

I love the feeling of being cozy and warm inside

3:34

İçeride rahat ve sıcak olma hissini severim

while it's raining outside.

3:38

dışarıda yağmur yağarken.

I hope you enjoyed my video Ton ve niyet

3:40

Umarım videomu beğenmişsinizdir

about my rainy day routine.

3:42

yağmurlu gün rutinim hakkındaki.

Ton ve niyet

I hope you enjoyed my video: samimi bir kapanış

I hope you enjoyed my video, ana içerik bittikten sonra kullanılan samimi bir kapanış ifadesidir. Konuşanın izleyicinin deneyimini önemsediğini gösterir ve videonun sona erdiğini bildirir. Enjoyed geçmiş zamandadır çünkü bu noktada izleyici videoyu zaten izlemiştir. Yeniden kullanılabilen kalıp I hope you enjoyed + henüz sona eren deneyim şeklindedir.

Alıştırma

Sunum az önce sona erdi. Samimi kapanışı enjoy sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: I hope you ____ my presentation.

Cevabı göster

enjoyed

If you have any questions, Ton ve niyet

3:44

Eğer herhangi bir sorunuz varsa,

please leave them in the comments section below. Kültür

3:46

lütfen aşağıda yorumlar kısmına bırakın.

Ton ve niyet

If you have any questions, please leave them: kibarca soru sormaya davet

If you have any questions olası bir koşulu belirtir: dinleyicinin sormak istediği bir şey olabilir. Ardından gelen please leave them kibar bir ricada bulunur. Them, çoğul questions ismine gönderme yapar. Bu çevrim içi bağlamda leave, fiziksel nesneleri bir yerde bırakmak değil, soruları yazmak veya paylaşmak anlamına gelir. Tekrar kullanılabilen kalıp If you have ..., please ... şeklindedir: önce koşulu, ardından istenen eylemi söylersiniz.

Alıştırma

Bu çevrim içi ders kapanışını dersteki koşul ve rica bildiren tam kibar kalıpla tamamlayın: ____, ____ in the chat.

Cevabı göster

If you have any questions · please leave them

Kültür

the comments section below: sayfanın aşağısındaki yorumlar bölümü

The comments section, kullanıcıların herkese açık yanıtlar yazabildiği video, gönderi veya web sayfası bölümüdür. Buradaki below, bu bölümün aynı sayfa veya ekranda görüntülenen içerikten daha aşağıda olduğunu belirtir. Konuşanın ayaklarının altındaki bir yeri değil, dijital düzen içindeki bir yönü anlatır.

Alıştırma

Bir video sayfasında the comments section below ne anlama gelir?

  1. Videonun en sessiz bölümü
  2. Konuşanın bulunduğu katın altındaki bir oda
  3. Sayfanın daha aşağısındaki herkese açık yorum alanı
Cevabı göster

Sayfanın daha aşağısındaki herkese açık yorum alanı

Thank you for watching. Ton ve niyet

3:50

İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Ton ve niyet

Thank you for watching: Thank you for + -ing yapısı

Thank you for + -ing, teşekkür ettiğiniz eylemi belirtir. Burada watching, izleyicinin yaptığı eylemdir; cümle, videoya zaman ayırdığı için izleyiciye nazikçe teşekkür eder. For bir edattır. Ardından bir eylem geldiğinde fiil -ing biçiminde kullanılır: Thank you for watching denir, Thank you for watch denmez. Aynı kalıp başka eylemlerle de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi watch fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Thank you for ____ this video.

Cevabı göster

watching