Peppa ve Rebecca Gizli Bir Kale İnşa Ediyor 🐷🏰 Peppa Pig Masalları: İngilizce çalışma notları
Peppa Pig - Official Channel
Video özeti: Peppa ile Rebecca yastıklardan bir kale kurar, kalenin renkli bölümlerini hayalî bir maceraya dönüştürür ve içeride kaybolur. Onları kurtarmaya çalışan Mummy Pig’in ise küçük yapıyı neredeyse yıkacağını görürler. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. pillow fort — Kültür, Medya ve Gerçek Yaşam Bağlamı: Bunun askerî bir kale değil, çocukların yastık, minder veya battaniyelerden geçici olarak yaptığı bir oyun alanı olduğunu öğrenin. Bu bağlam; kızların içeriyi neden süslediğini, farklı odalar hayal ettiğini, “kaybolduklarını” söylediğini ve dar geçitlerin yetişkinlere göre yapılmadığını belirttiğini anlamanızı sağlar. 2. Let's pretend — Kalıplaşmış İfadeler ve Eşdizimler: Başkasını ortak bir hayal durumuna davet eden bu samimi ve kalıplaşmış başlangıcı tanıyın. Küçük bir kaleyi devasa saymak veya sıradan bir zemini zıplayan, yumuşak ya da soğuk olarak düşünmek gibi oyun kurallarını önerirken ardından tam bir fikir getirmeyi öğrenin; bu ifade ortak oyunu doğal biçimde ileri taşır. 3. has made me even more hungry. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir etkinlik ya da olayın kişinin durumunu nasıl değiştirdiğini anlatan make + kişi + sıfat kalıbını kavrayın. Present perfect, tamamlanmış hayal oyununu Peppa’nın şu anki açlığına bağlarken even more artışı belirtir; aynı kalıbı yorgun, mutlu veya gergin olma gibi durumlarla da kullanabilirsiniz.
Bu derste
Peppa and Rebecca Rabbit are making a pillow fort today. Kültür
0:04Peppa ve Tavşan Rebecca bugün bir yastık kalesi yapıyor.
pillow fort: yumuşak ev eşyalarından yapılan bir oyun alanı
Pillow fort, çocukların yastık, minder, battaniye veya evdeki benzer yumuşak eşyalarla geçici olarak yaptığı bir oyun alanıdır. Buradaki fort, hayalî ve korunaklı bir yer fikri verir; gerçek bir askerî yapı değildir. Çocuklar bu küçük alanı bir ev, kale veya gizli üs olarak hayal edebilir. Bu nedenle içinde bulunmaktan ya da içinde kaybolmaktan söz edilmesi, oyunun parçasıdır ve gerçek anlamda anlaşılmamalıdır.
Alıştırma
Bu cümlede pillow fort ne anlama geliyor?
- Yastık ve battaniyelerden yapılmış geçici bir oyun alanı
- Askerlerin kullandığı gerçek bir savunma yapısı
- Yastıkları saklamak için kullanılan bir dolap
Cevabı göster
Yastık ve battaniyelerden yapılmış geçici bir oyun alanı
Careful, don't fall: anlık bir uyarı
Careful!, bir tehlike veya hata gerçekleşmek üzereyken kullanılan ve Dikkat et! anlamına gelen kısa bir uyarıdır. Burada dinleyenin dikkatini hemen çeker; birinin dikkatli biri olduğunu anlatmaz. Don't + fiilin yalın hâli, kaçınılması gereken eylemi belirtir. Bu nedenle Careful, don't fall... önce hızlı bir uyarı, ardından belirli bir olumsuz talimat verir.
Alıştırma
Arkadaşınız ıslak boyanın üzerine basmak üzere. Vurgulanan kalıptaki tek sözcüklük uyarıyla cümleyi tamamlayın: ____, don't step there.
Cevabı göster
Careful
Almost got it.: başarıya çok yaklaşıldığını anlatmak
Almost got it., bir denemenin başarıya çok yaklaştığını anlatan kısa ve günlük bir ifadedir. Eylem açık olduğu için özne söylenmez. Bu elle yapılan iş bağlamında “Neredeyse bitti” ya da “Başarmama çok az kaldı” anlamına gelir; işin tamamen bittiğini göstermez. got it ifadesinin anlamı bağlama göre değişir. Bir açıklamadan sonra Got it., “Anladım” anlamına gelebilir. Birisi bir şeyi tutmaya veya yerine yerleştirmeye çalışırken ise onu kontrol etmeyi ya da eylemi başarıyla tamamlamayı anlatabilir.
Alıştırma
Bir kişi kamera tripodunu ayarlıyor ve bitirmek için yalnızca küçük bir adımı kaldı. Almost got it. en doğal olarak ne anlama gelir?
- Kişi henüz başlamadı.
- Kişi ayarlamayı bitirmeye çok yakın.
- Kişi önceki bir açıklamayı anladı.
Cevabı göster
Kişi ayarlamayı bitirmeye çok yakın.
need to decorate: need to + fiilin yalın hâli
Need to + fiilin yalın hâli, bir eylemin gerekli olduğunu anlatır. need to decorate ifadesinde decorate yalın hâlde kalır ve süslemenin yapılması gereken bir sonraki eylem olduğunu gösterir. Bu kalıp planları, görevleri ve adımları belirtmek için kullanışlıdır: need to clean, need to check ve need to wait.
Alıştırma
Cümleyi need to ve decorate ile tamamlayın: We ____ the room before the guests arrive.
Cevabı göster
need to decorate
Something else is missing: bir şeyin daha eksik olduğunu belirtmek
Something else, daha önce göz önüne alınanlara ek olarak henüz ne olduğu belirtilmemiş başka bir şeyi ifade eder. Konuşan kişi mevcut grubun tamamlanmadığını bilir, ancak eksik olan şeyin tam olarak ne olduğunu henüz bilmiyor olabilir. Burada is missing, bir şeyin “eksik, dahil edilmemiş veya hazır değil” olduğunu belirtir. Birini ya da bir şeyi özlemek anlamına gelmez. Cümle, malzemeleri, bir listeyi veya bir işi kontrol ederken görülen eksiği doğal biçimde belirtir.
Alıştırma
Piknik malzemelerini kontrol ederken henüz ne olduğunu belirlemediğiniz bir şeyin daha çantaya konmadığını fark ediyorsunuz. Söylenebilecek en doğal cümle hangisidir?
- Something else is missing.
- Nothing else is missing.
- I miss something else.
Cevabı göster
Something else is missing.
something to eat: belirsiz zamirden sonra gelen to-infinitive
something to eat ifadesinde, to-infinitive yapısındaki to eat, something sözcüğünden sonra gelir ve kastedilen şeyin türünü belirtir: yenebilecek bir şey, yani yiyecek. İngilizcede bu niteleyici belirsiz zamirden sonra yer alır. Kalıp, something to drink veya nothing to wear örneklerindeki gibi “belirsiz zamir + to-infinitive” şeklindedir. Burada to eat, something sözcüğünü niteler; “yemek amacıyla” anlamına gelen ayrı bir amaç ifadesi değildir.
Alıştırma
Cümleyi something ve eat fiilinin to-infinitive biçimiyle tamamlayın: I'm hungry. I need ____.
Cevabı göster
something to eat
What a beautiful pillow fort: What a + sıfat + tekil isim ünlemi
Buradaki What bir soru değil, ünlem cümlesi başlatır. Konuşan kişi What a beautiful pillow fort diyerek tek bir yastık kalesine duyduğu büyük hayranlığı gösterir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp What a + sıfat + tekil sayılabilen isim! şeklindedir. a artikeli sıfat ve isimden önce gelir: What a clever idea! Bu ifade, yalnızca The pillow fort is beautiful. demekten daha güçlü bir beğeni anlatır. Yazıda ünlem işareti yaygındır, ancak altyazının noktayla bitmesi What sözcüğünü soru sözcüğüne dönüştürmez.
Alıştırma
Ünlem cümlesini What a + sıfat + tekil isim kalıbıyla tamamlayın. clever ve idea sözcüklerini kullanın: ____!
Cevabı göster
What a clever idea
Can we have ..., please?: kibar bir istekte bulunma
Can we have something to eat, please? konuşan kişinin kendisi ve en az bir başka kişi adına yaptığı kibar bir istektir. Burada have yalnızca sahip olmak değil; bir şeyi almak, kendisine verilmesini istemek veya tüketmek anlamına gelir. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp Can we have + şey veya hizmet, please? şeklindedir. Can isteğin kabul edilip edilemeyeceğini sorar, please ise tonu yumuşatır. Bu kalıp günlük aile ve hizmet ortamlarında yaygındır.
Alıştırma
Bir restoranda, görevli kişiden grubunuza iki bardak su vermesini kibarca isteyen cümle hangisidir?
- Can we have two glasses of water, please?
- Do we have two glasses of water?
- Can we bring you two glasses of water, please?
Cevabı göster
Can we have two glasses of water, please?
I'll be right back: çok yakında döneceğini belirtmek
I'll, I will ifadesinin kısaltmasıdır. Kalıp ifade I'll be right back, kısa süreliğine ayrıldığınızı ve aynı yere ya da konuşmaya çok yakında dönmeyi beklediğinizi karşınızdaki kişiye bildirir. Burada right, back sözcüğünü “hemen” veya “çok yakında” anlamıyla güçlendirir. Solun karşıtı olan yönü belirtmez. be right back ifadesini kullanışlı bir kalıp olarak öğrenin.
Alıştırma
Çok kısa süreliğine ayrılırken kullanılan kalıbı tamamlayın: I'll ____.
Cevabı göster
be right back
Don't go anywhere: birine bulunduğu yerde kalmasını söylemek
Don't go anywhere, don't + fiilin yalın hâli olan go yapısıyla kurulan olumsuz bir emirdir. Olumsuz bir cümlede anywhere “herhangi bir yere” anlamına gelir; bu nedenle talimat, dinleyicinin bulunduğu yerden ayrılmamasını ister. Günlük etkileşimde bu ifade çoğu zaman “burada kal ve bekle” anlamına gelir. Genellikle o anki durumda sınırlı bir süre için geçerlidir; dışarı çıkmayı kalıcı olarak yasaklamaz.
Alıştırma
Bir dakika içinde döneceksiniz ve arkadaşınızın bulunduğu yerde kalmasını istiyorsunuz. Hangi talimat doğaldır?
- Don't go anywhere. I'll be back in a minute.
- Don't go everywhere. I'll be back in a minute.
- Don't go somewhere. I'll be back in a minute.
Cevabı göster
Don't go anywhere. I'll be back in a minute.
Let's pretend the pillow fort is really big inside. Kalıp ifadeler
0:52Yastık kalesinin içinin gerçekten çok büyük olduğunu hayal edelim.
Let's pretend + tam bir yan cümle
Let's, let us ifadesinin kısaltmasıdır. Bu nedenle Let's pretend... ortak bir öneri sunar: konuşan kişi, diğerlerini bir şeyin doğru olduğunu hayal etmeye davet eder. Burada herkes yastık kalesinin içinin gerçekte olduğundan çok daha büyük olduğunu hayal eder. Let's pretend ifadesinden sonra tam bir yan cümle doğrudan gelebilir: Let's pretend + the pillow fort is really big inside. Yan cümleden önce as eklenmez.
Alıştırma
Hayalî bir oyuna daveti hedef ifadeyle tamamlayın: ____ we're explorers in a hidden cave.
Cevabı göster
Let's pretend
like a trampoline: like + isim ile karşılaştırma
like a trampoline ifadesinde like, «benzer» anlamına gelir. Konuşan kişi, dinleyenin nasıl hissettirdiğini canlandırabilmesi için yaylı zemini bir trambolinle karşılaştırır. Burada like bir edattır ve ardından a trampoline isim grubu gelir. I like trampolines cümlesindeki gibi «sevmek» anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede like bir şeyi başka bir şeyle karşılaştırmak için kullanılmıştır?
- I would like a new mirror.
- The frozen pond shines like a mirror.
- I like the mirror in the hallway.
Cevabı göster
The frozen pond shines like a mirror.
so let's pretend...: bir gözlemden hayalî bir karara
Burada so, This floor is green gözlemini sonraki karara, yani let's pretend it's squishy ifadesine bağlar. “Bu yüzden” veya “bundan dolayı” anlamına gelir ve oyun içinde bir düşüncenin bir sonrakine nasıl yol açtığını gösterir. Renk, zemini gerçekten yumuşak yapmaz. Konuşan kişi bu gözlemi hayalî bir kural oluşturmak için gerekçe olarak kullanır. Durum + so + öneri veya sonuç kalıbı, basit neden-sonuç ilişkilerini düzenlemek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede so, bir durumu o durumdan doğan bir karara bağlıyor?
- It is so rainy today.
- It is raining, so let's play inside.
- Is it raining, or shall we play inside?
Cevabı göster
It is raining, so let's play inside.
get out of here: bulunulan yerden ayrılmak
Get out of + yer, bir yerden çıkmak ya da orayı terk etmek anlamına gelir. Let's get out of here cümlesinde here bulunulan yeri gösterir; let's ise konuşan kişiyi de kapsayan, birlikte ayrılma önerisi oluşturur. Bu cümlede ifade gerçek bir hareketi anlatır. Get, bütün ifadenin bir parçasıdır ve yaygın temel anlamı olan “almak” veya “elde etmek” anlamında değildir.
Alıştırma
Hangi seçenek get out of here ifadesini bir yerden fiziksel olarak birlikte ayrılmayı önermek için kullanıyor?
- The room is filling with smoke. Let's get out of here.
- Please come in and take a seat.
- I won the lottery. Get out of here!
Cevabı göster
The room is filling with smoke. Let's get out of here.
which way did we come in? — giriş güzergâhını sorma
Which way bir şey yapma yöntemini değil, yönü veya güzergâhı sormak için kullanılır. Bu cümlede konuşan kişi, o yere hangi güzergâhtan girdiklerini hatırlamaya çalışır. Did we come in geçmiş zaman soru yapısıdır: did + özne + fiilin yalın hâli. Geçmiş zamanı did taşıdığı için come yalın hâlde kalır. Bir yere hangi yoldan girildiğini hatırlamak istediğinde bu soruyu yeniden kullanabilirsin.
Alıştırma
Grubun yere girmek için hangi güzergâhı kullandığını sormak istiyorsun. Hangi cümle doğrudur?
- Which way we did come in?
- Which way did we came in?
- Which way did we come in?
Cevabı göster
Which way did we come in?
lost in the pillow fort. — be lost in + a place
Be lost in + bir yer, kişinin nerede olduğunu veya o yerden çıkış yolunu bilmediğini anlatır. Bu cümlede We're be anlamını sağlar, lost grubun mevcut durumunu anlatır ve in the pillow fort yerin adını verir. Pillow fort, yastık ve battaniyelerden yapılmış bir oyun alanıdır. Sahne hayalî ve eğlencelidir; ancak lost yine de içinden geçilecek yolu bulamadıklarını anlatır. Yastık kalesinin kaybolduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi be lost in + yer yapısını kullanarak tamamla: We are ____ the maze。
Cevabı göster
lost in
come get you: birini almaya gelmek
Bu cümlede come get you, “bulunduğun yere gelip seni oradan götürmek” anlamına gelir; genellikle birini almaya gelmek veya bulunduğu yerden çıkmasına yardım etmek için kullanılır. Buradaki get you, “seni anlamak” demek değildir. Come get, come + fiilin yalın hâli biçimindeki gündelik yapıyı kullanır ve burada come and get ile aynı anlama gelir. Özellikle Kuzey Amerika İngilizcesindeki konuşmalarda come veya go sonrasındaki and bazen atılır; come see ve go ask buna örnektir.
Alıştırma
“I'll come get you” cümlesinde come get you burada ne anlama gelir?
- Sen gelene kadar burada beklemek.
- Bulunduğun yere gelip seni yanımda götürmek.
- Ne demek istediğini anlamak.
Cevabı göster
Bulunduğun yere gelip seni yanımda götürmek.
isn't built for grownups: hedeflenen kullanıcı veya amaç
Be built for + kişi veya amaç, bir şeyin kim ya da hangi kullanım için tasarlandığını veya uygun olduğunu belirtir. Olumsuz biçim isn't built for grownups, kalenin boyutunun ya da şeklinin yetişkinlere uygun olmadığı anlamına gelir. Built for mutlaka resmî bir mühendislik tasarımını anlatmaz. Günlük konuşmada yalnızca “bu kullanıcı veya kullanım düşünülerek yapılmış” ya da “buna çok uygun” anlamına da gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi “... için tasarlanmış” anlamına gelen be built for biçimiyle tamamlayın: This game ____ young players.
Cevabı göster
is built for
fit through anything: her şeyden geçebilmek
fit through + fiziksel bir açıklık, geçit ya da başka bir alan, bir kişinin veya nesnenin bir taraftan diğer tarafa geçebilecek kadar küçük ya da dar olduğunu anlatır. Buradaki fit, giysinin bedene uyması değil, boyutun bu harekete izin vermesi anlamındadır. anything sözcüğü abartılı ve kendinden emin bir anlam katar: çok küçük veya geçilmesi zor açıklıklardan bile geçilebileceğini anlatır. Cümle, konuşanın neredeyse her alandan geçebildiğini söyler.
Alıştırma
Cümleyi fit through kullanarak tamamlayın: The small suitcase can ____ the train doorway.
Cevabı göster
fit through
wiggles: tekrarlanan vücut hareketleri
wiggles, wiggle fiilinin çoğul isim biçimidir. Vücudun veya bir vücut bölümünün bir yandan diğer yana tekrar tekrar yaptığı küçük hareketleri anlatır; your wiggles, Mummy'nin yaptığı bu hareketler demektir. Çocuklara özgü bu neşeli cümlede konuşan kişi, bu hareketleri kaleyi bozan şey olarak gösterir. wiggles burada bir nesnenin, hayvanın veya böceğin adı değil, hareketlerin adıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede wiggles, tekrarlanan küçük vücut hareketlerini anlatan çoğul bir isim olarak kullanılmıştır?
- The puppy wiggles its tail when it hears music.
- Wiggles is the puppy's name.
- The puppy's wiggles made its tail hit the chair.
Cevabı göster
The puppy's wiggles made its tail hit the chair.
has made me even more hungry: make + nesne + sıfat
make + nesne + sıfat yapısında make, “üretmek” değil, “bir duruma yol açmak” anlamındadır. Burada me nesnedir; even more hungry ise bütün o rol yapmanın yol açtığı durumu anlatır. Has made, önceki etkinliği şu anda hissedilen sonuca bağlar. Even more, konuşanın zaten aç olduğunu ve şimdi daha da acıktığını gösterir.
Alıştırma
Uzun bir yürüyüşün sonucunu anlatmak için make + nesne + sıfat yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The long walk has made me tired.
- The long walk has made me to be tired.
- The long walk has made tired me.
Cevabı göster
The long walk has made me tired.
Good thing + cümlecik: bir şeyin iyi ki olduğunu söylemek
Bir cümlenin başında Good thing + özne + fiil, “Neyse ki...” veya “İyi ki...” anlamına gelir. Bir sorunu önleyen ya da durumu iyileştiren bir gerçeği tanıtır. Burada şanslı olunan gerçek, yiyecek getirilmiş olmasıdır. Bu, It's a good thing (that) ... ifadesinin konuşma dilindeki kısa biçimidir. Buradaki thing fiziksel bir nesne anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, bu derste öğrendiğiniz ve “neyse ki” anlamına gelen iki kelimelik gündelik ifadeyle tamamlayın: ____ I saved a copy, or we would have lost the file.
Cevabı göster
Good thing
brought you some food: bring + alıcı + getirilen şey
Bring, bring + alıcı + getirilen şey kalıbında iki nesneyle kullanılabilir. brought you some food ifadesinde you alıcıyı, some food ise getirilen şeyi gösterir. brought some food to you da denebilir. Brought, bring fiilinin düzensiz geçmiş zaman biçimidir. Konuşanın yiyeceği alıcıya ya da hedefe taşıdığını anlatır; yiyeceğin satın alındığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi bring fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın. Alıcıyı getirilen şeyden önce yerleştirin: Maya was sick, so I ____ some soup.
Cevabı göster
brought her
Now, we just need to find it under these pillows.
2:57Şimdi, sadece bu yastıkların altında onu bulmamız gerek.