Polis Arabası vs. Hırsız + İtfaiye Arabası, Neredesin? | 2. Sezon | Araba Şarkıları | Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi: İngilizce çalışma notları
Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons
Video özeti: Bu çocuk kurtarma şarkısı önce bir hırsızı kovalayan polis arabasını izler; ardından itfaiye aracı, ambulans, helikopter ve polis arabası yardım çağrılarına karşılık vererek koordineli bir kurtarma ekibi halinde birlikte harekete geçer. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. rushes to the rescue — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler. rush ve rescue sözcüklerini birbirinden bağımsız değerlendirmek yerine, acil bir durumda birinin hızla yardıma koşmasını anlatan doğal bir birleşim olarak öğrenin; böylece ekibin hızlı müdahalesini tek ve eksiksiz bir eylem şeklinde ifade edebilirsiniz. 2. I've got your back. — Deyimler ve mecazi ifadeler. Bu sözün bedenin sırt bölümüne yönelik gerçek anlamlı bir gönderme değil, destek ve koruma sözü olduğunu anlayın; bir ekip arkadaşını ya da zor bir durumla karşılaşan kişiyi rahatlatmak için doğal biçimde kullanın. 3. Roger. — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı. Telsiz iletişimine özgü bu yanıtın “mesaj alındı ve anlaşıldı” anlamına geldiğini fark edin; kurtarma, askerî iletişim, havacılık ve medya sahnelerinde bunu doğru yorumlayıp otomatik olarak bir kişinin adı sanmayın.
Bu derste
To the rescue: birinin yardıma geldiğini duyurmak
To the rescue, birinin yardım etmek veya durumu kurtarmak için geldiğini bildiren kalıplaşmış bir ifadedir. Burada heyecanlı, kahramanca bir giriş sözü olarak kullanılır; the rescue adlı bir yere yönelme anlamına gelmez. İfadenin tamamını tek bir kalıp olarak öğrenin. Ünlem olarak tek başına kullanılabilir veya Maya came to the rescue. örneğindeki gibi come fiilinden sonra gelebilir.
Alıştırma
Dersi öğrendiğiniz kurtarma ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The puppy is stuck, but the firefighter is coming ____.
Cevabı göster
to the rescue
X versus Y kalıbındaki versus
Başlık biçimindeki X versus Y kalıbında versus, X ile Y'yi karşıt taraflara yerleştirir. Burada polis arabasıyla hırsızı bir kovalamacanın rakip tarafları olarak gösterir; yalnızca iki ismi birbirine bağlamaz. İfade bir başlık gibi çalıştığı için tam bir fiil içermeyebilir. Aynı kalıp oyunlarda, maçlarda, tartışmalarda ve doğrudan karşılaştırmalarda yaygındır.
Alıştırma
İki takımı karşıt taraflara yerleştiren hedef sözcükle maç başlığını tamamlayın: Sharks ____ Eagles.
Cevabı göster
versus
Let's move.: birlikte harekete geçme çağrısı
“Let's move.”, konuşan kişi de dâhil olmak üzere herkesi hemen hareket etmeye veya işe koyulmaya çağıran sözlü bir ifadedir. Burada move, “harekete geçmek” ya da “göreve başlamak” anlamındadır; “ev taşımak” veya bir nesneyi hareket ettirmek anlamına gelmez. Let's, let us ifadesinin yaygın kısaltmasıdır. Konuşan kişiyi de kapsadığı için yalnızca başkalarına verilen bir emirden çok, birlikte harekete geçme çağrısı gibi duyulur.
Alıştırma
Bir lider takımla birlikte gidecek ve herkesin şimdi başlamasını istiyor. En doğal çağrı hangisidir?
- We're moving to a new home.
- Move the box.
- Let's move.
Cevabı göster
Let's move.
our brave police car rushes to the rescue when we need help. Notlar
0:32yardıma ihtiyacımız olduğunda cesur polis arabamız kurtarmaya koşar.
rushes to the rescue: yardıma koşmak
Rushes to the rescue, “başı dertte olan birine yardım etmek için çok hızlı gider” anlamına gelir. Rushes hız ve aciliyet bildirir; to the rescue ise yardım etme amacını gösterir. Özne olan our brave police car tekildir, bu yüzden geniş zaman fiili rushes biçimindedir. İfadenin tamamı tek bir kurtarma eylemini anlatır; rescue adlı bir yere doğru hareket etmeyi anlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümle bir cankurtaranın yüzücüye yardım etmek için hızla gittiğini doğal biçimde anlatır?
- The lifeguard rushes to the rescue when a swimmer calls for help.
- The lifeguard puts the rescue in a bag.
- The lifeguard slowly walks away when a swimmer calls for help.
Cevabı göster
The lifeguard rushes to the rescue when a swimmer calls for help.
when we need help: tekrarlanan bir durum
Bu cümlede when we need help, “ne zaman yardıma ihtiyacımız olsa” ya da “her yardıma ihtiyaç duyduğumuzda” anlamına gelir. Tek bir kesin zamanı değil, tekrarlanabilen bir durumu anlatır. rushes ve need fiillerindeki geniş zaman, polis arabasının olağan görevini anlatmaya yardımcı olur. Bu tür genel ifadelerde when, tekrarlanan bir durumu onun olağan sonucuna bağlayabilir.
Alıştırma
Asıl cümlede when we need help ne anlama gelir?
- Her yardıma ihtiyaç duyulduğunda
- Artık yardıma ihtiyaç kalmadıktan sonra
- Yalnızca tek bir kesin anda
Cevabı göster
Her yardıma ihtiyaç duyulduğunda
there he is: bulduğunuz kişiyi gösterme
Burada “There he is.”, konuşan kişi belirli bir erkeği ya da erkek çocuğunu gördüğünde veya bulduğunda söylenir. Kişiyi gösterir ve çoğu zaman “Onu buldum!” duygusu taşır. Kalıp there + kişi zamiri + be fiilinin uygun biçimidir: There he is, There she is ve There they are. Bu, yalnızca birinin yerini bildirmekten farklıdır.
Alıştırma
Kalabalığın içinde aradığınız kızı birden görüyorsunuz. Ne söylemelisiniz?
- There is a girl.
- There she is!
- She is there.
Cevabı göster
There she is!
Freeze: hareket etmeyi bırakma emri
Bir polis veya kovalamaca sahnesinde Freeze!, “Hemen hareket etmeyi bırak” anlamına gelen sert bir emirdir. Freeze normalde donmayı veya aşırı soğumayı anlatır, ancak sahne bu sözcüğe özel bir emir anlamı kazandırır. Emir olarak kullanıldığında kişiden yalnızca yavaşlamasını ya da beklemesini değil, bütün vücudunu hemen hareketsiz tutmasını ister.
Alıştırma
Bir kovalamaca sırasında polis memuru “Freeze!” diye bağırıyor. Kişinin ne yapmasını istiyor?
- Bekleyip bir soruyu yanıtlamak.
- Hemen hareket etmeyi bırakmak.
- Buzla kaplanmak.
Cevabı göster
Hemen hareket etmeyi bırakmak.
You're under arrest: resmî gözaltı bildirimi
You're under arrest, bir polis memurunun birine resmî olarak gözaltına alındığını bildirmek için kullandığı kalıplaşmış ifadedir. Be under arrest, “hukuken gözaltına alınmış durumda olmak” demektir. Burada under, kalıplaşmış under arrest ifadesinin bir parçasıdır; bir şeyin altında bulunulan fiziksel konumu anlatmaz. be under + isim yapısı bir durumu anlatabilir, ancak bu dersin hedefi be under arrest hukuk ifadesinin tamamıdır.
Alıştırma
Resmî olarak gözaltına alındığını bildirmek için kullanılan kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: You are ____.
Cevabı göster
under arrest
our kind police car rushes to the rescue when we need help.
0:55nazik polis arabamız yardıma ihtiyacımız olduğunda kurtarmaya koşar.
“Seni yakaladım” anlamındaki “I got you.”
Bu kovalamaca sahnesinde I got you. “Seni yakaladım.” demektir. Konuşan kişi diğerini yakaladığını veya durdurduğunu bildirir. Bu sözlerin anlamı duruma göre değişir. Başka bir bağlamda I got you, anlama veya destek ifade edebilir. Anlamı seçmek için cümlenin çevresindeki eyleme bakmak gerekir; burada kovalamaca, birini yakalama anlamını gösterir.
Alıştırma
Bir yakalamaca oyununda Mia kaçan oyuncuya dokunup “I got you!” diyor. Ne demek istiyor?
- Seni destekleyeceğim.
- Seni yakaladım.
- Seni anlıyorum.
Cevabı göster
Seni yakaladım.
Bir şarkıda çağrı olarak “where are you?”
Günlük bir konuşmada where are you? birinin nerede olduğunu sorar. Burada önce Fire truck denmesi, soruyu aynı zamanda o karakterin ortaya çıkıp cevap vermesi için yapılan bir çağrıya dönüştürür. Böylece çağrı-cevap düzeni oluşur: bir ses çağırır, başka bir ses veya karakter cevap verir. Soru, sıradaki karakteri tanıtır ve şarkının ilerlemesini sağlar.
Alıştırma
Bir çağrı-cevap şarkısında “Fire truck, where are you?” cümlesinin asıl görevi nedir?
- İtfaiye istasyonunun sokak adresini sorar.
- İtfaiye aracını ortaya çıkıp cevap vermeye çağırır.
- İtfaiye aracına uzaklaşmasını söyler.
Cevabı göster
İtfaiye aracını ortaya çıkıp cevap vermeye çağırır.
Here I am: çağrılmaya veya aranmaya yanıt verme
“Here I am”, biri sizi çağırdığında veya aradığında kullanılan kalıplaşmış bir yanıttır. “Buradayım; artık beni görebilir veya bulabilirsin” anlamına gelir. Bu nedenle çoğu zaman geldiğinizi veya ortaya çıktığınızı duyuruyormuşsunuz gibi hissettirir. here sözcüğünü başa koymak, o anda ortaya çıkışınızı vurgular. Bu cümlede “Where are you?” gibi bir soruyu doğrudan yanıtlar.
Alıştırma
Biri “Maya, where are you?” diye sesleniyor. Hangi yanıt Maya’nın orada olduğunu doğal biçimde duyurur?
- Where am I?
- I am here every day.
- Here I am!
Cevabı göster
Here I am!
Don't worry: yardım önermeden önce güven verme
“Don't worry” ifadesinin temel işlevi güven vermektir: yardımın veya bir çözümün geleceğini söyleyerek kişinin rahatlayabileceğini belirtir. Olumsuz emir biçiminde olsa da genellikle kişiyi endişelendiği için azarlamaz. Bu cümlede konuşan kişi önce güven verir, ardından “I've got your back.” der. Bu sıra yararlı bir konuşma kalıbıdır: önce kişiyi sakinleştirin, sonra destek, plan veya söz sunun.
Alıştırma
Bir arkadaşın bir kutuyu düşürdü ve üzüldü. Hangi yanıt önce arkadaşını rahatlatır, sonra yardım teklif eder?
- Don't worry. I'll help you pick everything up.
- You should worry. I won't help.
- I am leaving. Pick it up yourself.
Cevabı göster
Don't worry. I'll help you pick everything up.
I've got your back: destek ve koruma sözü vermek
“I've got your back.”, “seni destekleyeceğim, sana yardım edeceğim veya seni koruyacağım” anlamına gelen bir deyimdir. Konuşan kişi, karşısındaki bir sorunla ya da tehlikeyle karşılaşırsa onun yanında olacağına söz verir; karşısındakinin sırtını tuttuğundan söz etmez. Bu ifade fiziksel korumayı, bir işte yardım etmeyi veya zor bir durumda birinin tarafını tutmayı anlatabilir. Ne tür bir yardım kastedildiğini bağlam gösterir.
Alıştırma
Bir takım arkadaşı zor bir görev konusunda endişeli. Hangi cümle doğal biçimde destek sözü verir?
- I've got your back.
- I can see your back.
- I've got your backpack.
Cevabı göster
I've got your back.
Can you help?: Yardım istemek için soru kullanımı
Can you help? ifadesi, bir ricada bulunmak için can you + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Konuşmada bu soru genellikle karşıdaki kişiden bir şey yapmasını ister; yalnızca yardım etme becerisi olup olmadığını sormaz. Ricayı daha açık hâle getirmek için yardıma ihtiyaç duyan kişiyi veya işi ekleyin: Can you help me? ya da Can you help with this box? gibi.
Alıştırma
Yardım istemek için can you yapısını kullanın. Cümleyi tamamlayın: ____ me open this box?
Cevabı göster
Can you help
Put out the fire: put out, “söndürmek” demektir
Bu emirde put out, bir ateşin yanmasını durdurmak, yani “söndürmek” anlamına gelir. Put out the fire ifadesi, put “koymak” ve out “dışarı” şeklinde kelime kelime anlaşılmamalıdır. Put out, nesne aldığında ayrılabilen bir öbek fiildir. İsimle hem put out the fire hem de put the fire out doğrudur. Zamir ise ortaya gelmelidir: put it out denir, put out it denmez.
Alıştırma
Mutfakta küçük bir ateş yanıyor. Ateş yerine it kullanarak ve put out ifadesini doğru sıraya koyarak cümleyi tamamla: We need to ____ now.
Cevabı göster
put it out
I'll treat you: tıbbi bakım anlamındaki treat
Burada treat, yaralanmış veya hasta birine tıbbi bakım vermek anlamına gelir. Ambulans bağlamında I'll treat you, tıbbi yardım sözü verir; yemek ısmarlama teklifi ya da konuşanın kişiye nasıl davranacağını belirten sıradan bir ifade değildir. Tıbbi anlam genellikle nesne bir hasta, yaralanma veya hastalık olduğunda görülür: treat a patient, treat a burn, treat an infection. Amaçlanan anlamı seçmek için duruma ve treat çevresindeki kelimelere bakılır.
Alıştırma
Hangi cümlede treat, tıbbi bakım vermek anlamındadır?
- The nurse will treat the child's burn.
- Rosa will treat her friend to lunch.
- Please treat every visitor kindly.
Cevabı göster
The nurse will treat the child's burn.
Super duper: Şakacı ve abartılı övgü
Super duper, “mükemmel” veya “çok etkileyici” anlamı verebilen ya da “çok” gibi vurgu katan, şakacı ve güçlü bir ifadedir. Bu dizede ambulance sözcüğünden önce sıfat gibi kullanılır ve aracı heyecanla över. Burada duper, tek başına sahip olduğu olağan sözlük anlamını katmaz. super ile kafiyelidir ve tüm ifadeye hareketli, coşkulu bir hava verir.
Alıştırma
Değerlendirin: “The experiment produced super-duper results” resmî bir bilim raporu için doğal bir cümledir.
- Uygun değil
- Uygun
Cevabı göster
Uygun değil
Whenever wherever: Ne zaman ve nerede olursa olsun
Whenever ve wherever birlikte “ne zaman ve nerede olursa olsun” anlamına gelir. Bu sloganda her zamanı ve her yeri kapsarlar; belirli bir zaman ya da yer soran soru sözcükleri değildirler. Şarkı sözü ritim için and sözcüğünü ve cümlenin diğer bölümlerini atar: Whenever wherever ... to the rescue. Günlük konuşma ve yazıda daha tam bir yapı kullanılır: Whenever and wherever + yan cümle. Örneğin: Whenever and wherever you need us, we'll help.
Alıştırma
Sözü whenever ve wherever ile tamamlayın ve zaman sözcüğünü önce yazın: ____ and ____ you need help, call me.
Cevabı göster
Whenever · wherever
Roger.: telsiz tarzı bir onay ifadesi
Telsiz iletişiminde Roger. “Mesajını aldım ve anladım” demektir. Kısa bir onaydır. Bu sahnede bu kelime bir kişinin adı değildir. Talimatın duyulduğunu ve anlaşıldığını doğrular, ancak görevin tamamlandığını söylemez. Aynı anlam telsiz konuşmalarında, görev tarzı diyaloglarda ve benzer medya sahnelerinde de görülebilir.
Alıştırma
Telsiz iletişiminde Roger. ne anlama gelir?
- Görev zaten tamamlandı.
- Mesaj alındı ve anlaşıldı.
- Konuşan kişi Roger adında birini tanıtıyor.
Cevabı göster
Mesaj alındı ve anlaşıldı.