Aynı Anda Hem Sarhoş Hem De Kafanız Güzelken Ne Olur?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Video alkol ile esrarın beyinde, kanda, karaciğerde ve kusma tepkisinde nasıl etkileştiğini izliyor ve bildirilen etkileri alkol zehirlenmesi riskiyle karşılaştırıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. drunk and stoned alkol ve esrar kaynaklı durumları anlatan iki gündelik sıfatı ayırarak her durumu doğru adlandırmayı sağlar. 2. doubled compared to ölçülen bir değerin kontrol grubunun iki katı olduğunu söyler ve karşılaştırma temelini açık tutar. 3. being unable to vomit bir -ing öbeğini cümlenin öznesi yapar ve bir yeteneğin yokluğunun sağlık riski oluşturmasını anlatmaya yardım eder.
Bu derste
Marijuana is one of the most popular drugs for those who drink alcohol, Dilbilgisi
0:00Esrar, alkol tüketenler arasında en popüler uyuşturuculardan biridir,
one of the most popular drugs: one of + üstünlük derecesi + çoğul isim
One of + the + üstünlük derecesindeki sıfat + çoğul sayılabilen isim yapısı, bir kişiyi veya şeyi belirli bir özellik bakımından en üst sıralarda bulunan bir grubun içine yerleştirir. Burada one of the most popular drugs, marihuananın alkol tüketen kişiler arasında en yaygın kullanılan uyuşturucular grubuna ait olduğunu belirtir; tek başına en popüler uyuşturucu olduğunu iddia etmez. one of sonrasındaki isim çoğuldur, çünkü yapı birkaç üye arasından birini seçer. Ancak bu çoğul isim ana fiili belirlemez: Marijuana tekil özne olarak kalır ve bu nedenle is kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi one of ve good sözcüğünün üstünlük derecesiyle tamamlayın: This is ____ restaurants in town.
Cevabı göster
one of the best
but are there specific benefits or risks when taking them together? Dilbilgisi
0:03peki ikisini birlikte kullanmanın belirli yararları veya riskleri var mı?
when taking them together: kısaltılmış when + -ing yan cümlesi
When taking them together, kısaltılmış bir when yan cümlesidir. when a person is taking them together biçiminde veya bu cümlede daha açık olarak when people take marijuana and alcohol together şeklinde anlaşılır. Them iki maddeyi ifade eder ve bu öbek, faydalar ya da riskler hakkındaki sorunun geçerli olduğu durumu belirtir. Bu kısa yapı when + -ing biçimidir. -ing eylemini yapan kişi belirtilmez; bu nedenle çevredeki cümle ve bağlam bu kişiyi açık hâle getirmelidir. Taking eylemini yapan benefits or risks değildir.
Alıştırma
when you are driving at night ifadesini when + -ing öbeğine kısaltın: ____, keep your headlights on.
Cevabı göster
When driving at night
What happens to your body and brain when you're drunk and stoned at the same time? Kelime
0:06Aynı anda hem sarhoş hem de esrarın etkisindeyken bedeninize ve beyninize ne olur?
drunk and stoned: alkol ve esrar kaynaklı sarhoşluk
Bu cümlede drunk, alkolün yol açtığı sarhoşluğu anlatırken stoned, esrarın yol açtığı etkilenme hâlini gayriresmî biçimde anlatır. and bağlacı iki durumu eş anlamlı değil, aynı anda yaşanan durumlar olarak sunar. Hangi maddenin söz konusu olduğunu çevredeki bağlamdan belirleyin. Burada stoned mecazi bir argo ifadedir; “taşlarla vurulmuş” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi ifade yaygın günlük İngilizce kullanımına en uygundur?
- Alkol için drunk, esrar için stoned kullanılır.
- Alkol için stoned, esrar için drunk kullanılır.
- Anlam değişmeden her iki madde için de iki kelimeden biri kullanılabilir.
Cevabı göster
Alkol için drunk, esrar için stoned kullanılır.
Alcohol affects your central nervous system by changing how your neurons communicate. Dilbilgisi
0:11Alkol, nöronlarınızın iletişim kurma biçimini değiştirerek merkezi sinir sisteminizi etkiler.
by changing: yöntem veya mekanizma ifade etme
By changing, by + fiilin -ing biçiminden oluşur. Bu yapı, ana cümledeki sonucun gerçekleşmesini sağlayan yöntemi veya mekanizmayı belirtir. Burada“How does alcohol affect the central nervous system?”sorusunu yanıtlar: etki, nöronların iletişimindeki bir değişiklik yoluyla oluşur. how your neurons communicate yan cümlesi changing fiilinin nesnesidir ve neyin değiştiğini belirtir. Buradaki by araç veya yöntem bildirir; edilgen bir cümlede eylemi yapanı belirten by değildir.
Alıştırma
Cümleyi by ve reduce fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The app saves battery ____ how often it checks for updates.
Cevabı göster
by reducing
It suppresses the excitatory neurotransmitter glutamate and increases the inhibitory neurotransmitter GABA, Kelime
0:15Uyarıcı nörotransmiter glutamatı baskılar ve engelleyici nörotransmiter GABA'yı artırır,
uyarıcı nörotransmiter glutamate ... inhibitör nörotransmiter GABA
Bu nörobilim bağlamında excitatory ve inhibitory, bir sinyalin etkisinin yönünü açıklar. Uyarıcı bir nörotransmiter, alıcı nöronun ateşleme olasılığını artırma eğilimindedir; inhibitör bir nörotransmiter ise bu olasılığı azaltma eğilimindedir. Her sıfat neurotransmitter sözcüğünü niteler: glutamate uyarıcı örnek, GABA ise inhibitör örnek olarak sunulur. Bu etiketler normal sinyal işlevlerini açıklar; cümledeki suppresses ve increases, sistemlere ne olduğunu belirtir. İki nörotransmiterin birbirini baskıladığı veya artırdığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi iki teknik sıfatla sırasıyla tamamlayın: A signal that makes a neuron more likely to fire is ____, while one that makes it less likely to fire is ____.
Cevabı göster
excitatory · inhibitory
making you feel less, perceive less, and remember less içindeki sonuç yapısı
making ile başlayan -ing yan cümlesi, önceki durumun sonucunu ekler: bilgi akışının yavaşlaması hissetme, algılama ve hatırlama düzeyini azaltır. Yavaşlamadan sonra gerçekleşen ayrı ve kasıtlı bir eylem anlatmaz. Yan cümlede making, you nesnesini ve eş görevli üç yalın fiili alır: feel, perceive ve remember. Less her fiilden sonra tekrarlanarak ritmik bir paralellik oluşturur ve her birine açıkça uygulanır. Yeniden kullanılabilir kalıp ana cümle, making + nesne + yalın fiil veya paralel yalın fiillerdir.
Alıştırma
Sonuç sunmak için making + nesne + paralel yalın fiiller yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The road was flooded, making drivers slowed down, turned around, and found another route.
- The road was flooded, making drivers slow down, turn around, and find another route.
- The road was flooded, making drivers to slow down, to turn around, and to find another route.
Cevabı göster
The road was flooded, making drivers slow down, turn around, and find another route.
On the other hand ile karşıt olan ikinci yönü sunmak
On the other hand, bir karşılaştırmanın farklı veya karşıt yönünü sunan bir söylem belirtecidir. Burada konu, daha önceki alkol açıklamasından esrarın farklı çalışma biçimine geçer. Bu ifade önceki söyleneni otomatik olarak çürütmek yerine bilgiyi düzenler. İlk yön bir önceki cümlede belirtilmiş veya bağlamdan zaten anlaşılır olabilir.
Alıştırma
İlk iddiayı reddetmeden karşıt olan ikinci yönü en iyi hangi ifade sunar? The course is demanding. _____, it is extremely useful.
- On the contrary
- On the other hand
- For example
Cevabı göster
On the other hand
which acts on the brain's cannabinoid receptors and causes some neurons in the brain to continually fire, Notlar
0:28THC, beyindeki kannabinoid reseptörlerine etki ederek bazı nöronların durmadan ateşlenmesine yol açar,
Acts on + biyolojik hedef
Bilimsel açıklamalarda act on + biyolojik hedef, o hedefi etkilemek veya onun üzerinden bir etki oluşturmak anlamına gelir. Burada which, THC'yi ifade eder ve bu söz öbeği THC'nin beyindeki kanabinoid reseptörlerini etkilediğini belirtir; on sonrasındaki isim, etkiyi alan şeyi tanımlar.
Alıştırma
Cümleyi, tekil özneyle uyumlu act on biçimiyle tamamlayın: In the body, this hormone ____ specific receptors.
Cevabı göster
acts on
Nöronlarla kullanılan fire: elektriksel impuls üretmek
Sinirbilimde fire bir nöron için kullanıldığında, nöronun elektriksel bir impuls, genellikle de bir aksiyon potansiyeli ürettiği anlamına gelir. Burada fire geçişsiz kullanılan teknik bir fiildir; continually ise nöronların bu impulsları üretmeyi sürdürdüğünü gösterir. Bu anlamın yanmakla, silah ateşlemekle veya birini işten çıkarmakla ilgisi yoktur. Daha genel olarak fire, elektriksel olarak etkinleşen neuron ya da nerve cell öznesiyle kullanılabilir.
Alıştırma
“The neurons fire rapidly,” cümlesinde fire ne anlama gelir?
- bir hedefe ateş etmek
- işlerini kaybetmek
- tutuşup yanmak
- elektriksel impulslar üretmek
Cevabı göster
elektriksel impulslar üretmek
refractory period: nöronun toparlanma aralığı
Nörofizyolojide refractory period, bir nöronun ateşlenmesinden sonraki kısa toparlanma aralığıdır. Bu sırada, toparlanmanın aşamasına bağlı olarak başka bir aksiyon potansiyeli üretmek ya imkânsızdır ya da daha zordur. Bu cümlede removing the neurons' normal refractory period, normalde tekrarlanan ateşlenmeyi sınırlayan aralığın ortadan kaldırılması anlamına gelir. Bu, nöronların alışılmadık derecede sık ateşlenmeyi nasıl sürdürebildiğini açıklar.
Alıştırma
Teknik cümleyi iki sözcüklü terimle tamamlayın: After an action potential, a neuron enters a brief ____ before it can fire normally again.
Cevabı göster
refractory period
But because both alcohol and weed inhibit glutamate transmission, Kalıp ifadeler
0:38Ancak hem alkol hem de esrar glutamat iletimini engeller.
inhibit glutamate transmission: glutamat iletimini baskılamak
Bu cümlede inhibit, devam eden biyolojik bir süreci azaltmak veya sınırlamak anlamına gelir. Glutamate transmission, glutamatın rol aldığı sinyallerin aktarımıdır; dolayısıyla ifade, iki maddenin de bu sinyal aktarımını baskıladığını söyler. Tüm sinirsel etkinliğin durduğu anlamına gelmez. Başka bağlamlara aktarılabilen resmî kalıp, inhibit + bir süreç, etkinlik veya sistem adı yapısıdır; inhibit growth ve inhibit enzyme activity buna örnektir. Mekanizmaları ve deney sonuçlarını açıklayan bilimsel metinlerde yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi “glutamat aracılı sinyal aktarımını baskılamak” anlamındaki hedef resmî ifadeyle tamamlayın: The compound may ____ in this pathway.
Cevabı göster
inhibit glutamate transmission
their combined use is linked to poor memory. Kalıp ifadeler
0:43dolayısıyla ikisini birlikte kullanmak hafıza zayıflığıyla ilişkilendirilir.
be linked to poor memory: zayıf hafızayla ilişkili olmak
Burada is linked to, zayıf hafızayı iki maddenin birlikte kullanımıyla ilişkili bir sonuç olarak sunar. Edilgen be linked to + isim veya ulaç yapısı, kanıt ya da gözlemde bulunan bir ilişkiyi temkinli biçimde bildirmek için kullanılır. Bir bağlantı tek başına doğrudan nedenselliği kanıtlamaz. Bu ifade başka açıklamalara da imkân tanır; bu nedenle araştırma, sağlık ve haber özetlerinde yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümle, nedenselliğin kanıtlandığını iddia etmeden bir ilişkiyi temkinli biçimde bildirir?
- The supplement directly causes sleep problems.
- The supplement prevents sleep problems.
- The supplement is linked to sleep problems.
Cevabı göster
The supplement is linked to sleep problems.
A study using rats found that their ability to recognize objects was severely impaired when they were drunk and high. Notlar
0:46Sıçanlarla yapılan bir araştırma, bu hayvanlar hem sarhoş hem de esrarın etkisindeyken nesneleri tanıma becerilerinin ciddi ölçüde bozulduğunu ortaya koydu.
A study using rats found that: araştırma kanıtlarını aktarma
A study ... found that raporlama kalıbında A study kanıtın kaynağını belirtir, that yan cümlesi ise çalışmanın sonucunu verir. Böylece kanıtın kaynağı ile aktarılan bulgu birbirinden ayrılır. Using rats, study sözcüğünü niteleyen kısaltılmış bir ortaç öbeğidir; sıçanların deney denekleri ya da modeli olduğunu belirtir. found sözcüğünü nitelemez ve bulguyu sıçanların kendilerinin elde ettiği anlamına gelmez. Bu bir hayvan araştırması olduğundan kalıp, aynı sonucun insanlarda kanıtlandığını değil, sıçanlardan elde edilen kanıtı aktarır.
Alıştırma
Hangi cümle study sözcüğünden sonra araştırma yöntemini belirten bir öbeği ve sonucu aktaran bir that yan cümlesini doğru kullanır?
- Using a study, sleep trackers found that consistent bedtimes improved alertness.
- A study using sleep trackers that consistent bedtimes improved alertness.
- A study using sleep trackers found that consistent bedtimes improved alertness.
Cevabı göster
A study using sleep trackers found that consistent bedtimes improved alertness.
was severely impaired: işlevde ciddi bozulmayı anlatmak
Was severely impaired, bir yeti veya işlevin ciddi biçimde zayıfladığı ya da daha az etkili hâle geldiği anlamına gelir. Bu cümlede etkilenen şey, sıçanların nesneleri tanıma yetisidir. Kalıp be + derece zarfı + impaired biçimindedir. Kesin ve resmî bir ifadedir: severely hasarın derecesini verirken impaired işlevin azaldığını anlatır. Tek başına, yetinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi bu derste geçen, “ciddi biçimde azalmış ama mutlaka tamamen kaybolmuş değil” anlamındaki üç sözcüklü resmî ifadeyle tamamlayın: After the injury, his ability to balance ____.
Cevabı göster
was severely impaired
consuming both will make you feel lit, Kelime
0:52ikisini birlikte tükettiğinizde kafanız iyice güzel olur,
feel lit: heyecanlı veya sarhoş bir durum için kullanılan gayriresmî argo
Bu cümlede feel lit, “kendini çok coşkulu, sarhoş ya da belirgin biçimde bir şeyin etkisi altında hissetmek” anlamına gelir. Bu durum alkol ve esrar kullanımından sonra ortaya çıktığı için burada “aydınlatılmış” şeklindeki gerçek anlamdan çok sarhoşluk veya madde etkisiyle ilgili yorum öne çıkar. feel + sıfat kalıbı kişinin öznel durumunu anlatır. Buradaki lit, kasıtlı olarak geniş anlamlı bir argo sözcüktür; etkinin özellikle alkolden, esrardan ya da genel bir heyecandan mı kaynaklandığını belirtmez.
Alıştırma
“After sharing the strong punch, they began to feel lit,” cümlesinde feel lit en olası olarak ne anlama gelir?
- Odanın daha aydınlık olduğunu fark ettiler.
- Kendilerini çok coşkulu ya da sarhoş hissetmeye başladılar.
- Bir mum yakmaya karar verdiler.
Cevabı göster
Kendilerini çok coşkulu ya da sarhoş hissetmeye başladılar.
and studies show that even after taking two shots, Kalıp ifadeler
0:54araştırmalar da yalnızca iki shot içtikten sonra bile
taking two shots: iki küçük ölçü sert içki içmek
Burada taking two shots, damıtılmış alkolden iki küçük porsiyon içmek anlamına gelir. take + sayı + shots kalıbında sayı porsiyonları sayar, shot ise her küçük ölçüyü adlandırır. Tüketim ve alkolden söz edilmesi, içme anlamını açıkça gösterir; ifade iğne olmak veya silah ateşlemek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “iki küçük ölçü sert içki içmek” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: At the reception, he decided to ____ of whiskey before dinner.
Cevabı göster
take two shots
the THC levels in participants blood plasma doubled compared to those who were stoned, Kalıp ifadeler
0:57katılımcıların kan plazmasındaki THC düzeylerinin, esrarın etkisinde olanlara kıyasla iki katına çıktığını gösteriyor,
but consumed a placebo drink, Kültür
1:01ancak karşılaştırma grubundakiler plasebo bir içecek tüketmişti;
doubled compared to: karşılaştırma temelinin iki katı
Bu sonuçta doubled compared to, bir grupta ölçülen THC seviyesinin karşılaştırma grubundaki seviyenin yaklaşık iki katı olduğu anlamına gelir. Mutlak bir miktarı değil, gruplar arasındaki oranı bildirir. Kalıp measured value + doubled compared to + comparison baseline şeklindedir. Karşılaştırma temeli cümleden veya bağlamdan açıkça anlaşılmalıdır; burada temel, esrarın etkisinde olup plasebo içeceği alan katılımcılardır. doubled ifadesini yalnızca “arttı” diye yorumlamayın ve bunun aynı grubun önceki seviyesine göre bir değişimi anlattığını varsaymayın.
Alıştırma
Hangi cümle A grubundaki seviyenin B grubundaki seviyenin iki katı olduğunu ifade eder?
- The level in group A increased by 200% compared to the level in group B.
- The level in group A doubled compared to the level in group B.
- The level in group A was unchanged compared to the level in group B.
Cevabı göster
The level in group A doubled compared to the level in group B.
araştırma kontrolü olarak a placebo drink
Bu araştırma bağlamında a placebo drink, hedeflenen etkin uygulama olmadan verilen karşılaştırma içeceğidir; burada, test edilen alkol koşulunun bulunmadığı içecektir. Amacı, araştırmacıların bu koşulun ek etkisini beklentilerin veya araştırma prosedürünün etkilerinden ayırmasına yardımcı olmaktır. Burada placebo ilaç anlamına gelmez ve ifade içeceğin tam tarifini açıklamaz. İçeceğin içinde hiçbir şey bulunmadığını da garanti etmez; yalnızca test edilen uygulamaya göre üstlendiği kontrol rolünü belirtir.
Alıştırma
Hangi senaryo a placebo drink ifadesini en iyi açıklar?
- Bir kafe müşteriye alkol içermeyen herhangi bir meşrubat sunar.
- Doktor, etkin maddesi bir hastalığı tedavi ettiği için ilaç reçete eder.
- Bir araştırmada karşılaştırma grubuna, test edilen etkin uygulamayı içermeyen ancak benzer görünen bir içecek verilir.
Cevabı göster
Bir araştırmada karşılaştırma grubuna, test edilen etkin uygulamayı içermeyen ancak benzer görünen bir içecek verilir.
meaning alcohol makes you more high. Anlatım akışı
1:03yani alkol, esrarın etkisini daha da güçlendiriyor.
meaning ... bir çıkarım sunar
Burada meaning, önceki araştırma sonucuna gönderme yapar ve konuşmacının bu sonuçtan çıkardığı sade çıkarımı sunar: o çalışmanın koşullarında alkol, esrarın verdiği kafa olma hissini güçlendiriyor gibi görünmüştür. Yaklaşık olarak which means that ile aynıdır; ayrı bir konu başlatmaz. Bu, ek bilgi veren bir -ing yan cümlesidir. statement, meaning + conclusion kalıbı, kanıtı kanıtın düşündürdüğü sonuçla bağlar; tek başına evrensel bir nedensellik kanıtlamaz.
Alıştırma
“The battery is dead, meaning the car won't start,” cümlesinde meaning neyi sunar?
- Önceki gerçekten çıkarılan sonuç
- Önceki gerçeğin yerini alan bir düzeltme
- Önceki gerçekle ilgisiz yeni bir konu
Cevabı göster
Önceki gerçekten çıkarılan sonuç
Participants also felt the effects of weed more quickly and Kalıp ifadeler
1:06Katılımcılar ayrıca esrarın etkilerini daha hızlı hissettiler ve
felt the effects of weed: esrarın etkilerini hissetmek
Felt the effects of weed, esrarın yol açtığı fiziksel veya zihinsel etkileri fark etmeye başlamak demektir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp feel the effects of + noun şeklindedir; özne, etkiyi yaşayan kişi veya gruptur. Burada more quickly, etkilerin karşılaştırma grubuna göre daha erken başladığını belirtir. Etkinin başlama hızını anlatır; etkinin mutlaka daha güçlü olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “etkisini fark etmeye başlamak” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: After taking the medicine, Mia began to ____ it within twenty minutes.
Cevabı göster
feel the effects of
reported a better high with a better mood and other euphoric effects. Kelime
1:08ruh hâllerinin iyileştiği, başka öforik etkilerin de eşlik ettiği daha keyifli bir deneyim yaşadıklarını bildirdiler.
a better high: sayılabilir isim olarak high
a better high ifadesinde high, bir uyuşturucunun yol açtığı tek bir sarhoşluk ve öfori hâlini ya da deneyimini anlatan sayılabilir bir isimdir. a tanımlığı, fiziksel bir yükseklikten değil bu deneyimin bir örneğinden söz edildiğini gösterir. Better, katılımcıların deneyimi nasıl değerlendirdiğini aktarır; yakındaki mood ve euphoric effects ifadeleri bu değerlendirmenin içeriğini açıklar. Bu sözcük tek başına uyuşturucunun tıbben daha güvenli, daha sağlıklı veya nesnel olarak daha iyi olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
“Some users reported a smoother high,” cümlesinde “a smoother high” ne anlama gelir?
- Uyuşturucunun daha güvenli ve sağlıklı olduğunun kanıtı
- Nesnel olarak ölçülen daha büyük bir fiziksel yükseklik
- Kullanıcıların daha yumuşak olarak algıladığı uyuşturucu kaynaklı bir deneyim
Cevabı göster
Kullanıcıların daha yumuşak olarak algıladığı uyuşturucu kaynaklı bir deneyim
Alcohol causes smooth muscle cells in your arteries to relax,
1:15Alkol, atardamarlarınızdaki düz kas hücrelerinin gevşemesine,
vasodilation: kan damarlarının genişlemesi
Vasodilation, kan damarlarının genişlemesidir. Cümlede sonraki ayrıntılar bu teknik terimi açıklar: atardamarlardaki düz kas gevşer ve böylece damarlar genişler. Kan akışındaki artış, bu genişlemenin ilişkili bir sonucu olarak sunulur; vasodilation sözcüğünün birebir anlamı değildir. Bu neden-sonuç yapısı tıp ve bilim açıklamalarında yaygındır: teknik bir terimin ardından daha sade bir açıklama ve etkiler gelir.
Alıştırma
Kan damarlarının genişlemesini anlatan tıbbi terimle İngilizce cümleyi tamamlayın: During exercise, ____ can increase blood flow to working muscles.
Cevabı göster
vasodilation
all of which allows more THC to cross your alveolar sac,
1:21bunların tümü, daha fazla THC'nin alveol kesesinden geçmesini sağlar.
a part of the lung where gas exchange occurs with the blood.
1:25Alveol kesesi, akciğerin kanla gaz alışverişinin gerçekleştiği bir bölümüdür.
Other research has found that smoking dope may even reduce the damage alcohol does on your liver. Notlar
1:31Başka araştırmalar, esrar içmenin alkolün karaciğerinize verdiği zararı bile azaltabileceğini ortaya koydu.
smoking dope: esrar kullanımını anlatan gayriresmî argo
Bu cümlede smoking dope, esrar içmek anlamına gelir. Çevredeki esrar ve alkol karşılaştırması bu anlamı belirler; dope her bağlamda otomatik olarak esrar anlamına gelmez. Dope, anlamı büyük ölçüde bağlama bağlı olan gayriresmî bir sözcüktür. Burada smoking, keyif verici bir maddenin kullanılmasını belirtirken konu da bu maddenin esrar olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede smoking dope ne anlama gelir?
- tütün içmek
- performans artırıcı maddeler kullanmak
- esrar içmek
Cevabı göster
esrar içmek
may even reduce: şaşırtıcı bir araştırma sonucunu ihtiyatlı biçimde ifade etmek
May even reduce ifadesindeki may, araştırma iddiasını kesinlikten uzaklaştırır: azalma kesin veya kanıtlanmış değil, mümkün bir sonuç olarak sunulur. Even, odağı reduce üzerine getirir ve bu olası sonucun sav içinde beklenmedik olduğunu belirtir. Bu iki sözcük birlikte iki tür bilgiyi düzenler: kanıtın gücü ve yazarın sonucun olağan beklentilere aykırı olduğu yönündeki değerlendirmesi. Bu ifade yalnızca belirli bir zarar türünün azalabileceğine ilişkin sınırlı bir iddiada bulunur; kesinlik veya genel güvenlik iddiası taşımaz.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki hem olasılık hem de şaşkınlık bildiren iki sözcüklük tam ifadeyle tamamlayın: A simpler design ____ attract more customers.
Cevabı göster
may even
ethanol's metabolized by the enzyme cytochrome P450 2E1, Dilbilgisi
1:36etanol, sitokrom P450 2E1 enzimi tarafından metabolize edilir,
ethanol's metabolized: edilgen yapıda is anlamındaki 's
ethanol's içindeki 's, is fiilinin kısaltmasıdır. Metabolized bir past participle olduğu için ethanol's metabolized, ethanol is metabolized anlamına gelir ve simple present edilgen yapısını oluşturur. Edilgen yapı, etanolü eylemi yapan olarak değil, eylemden etkilenen madde olarak sunar. by ile başlayan öbek süreçten sorumlu enzimi belirtir ve edilgen okumayı doğrular. Burada ethanol's ifadesini iyelik olarak yorumlamayın.
Alıştırma
"The medicine's absorbed in the small intestine," cümlesinde 's ne anlama gelir?
- is
- has
- iyelik
Cevabı göster
is
oxidative stress: duygusal değil, hücresel biyokimyasal stres
Oxidative stress, yani oksidatif stres, zararlı bir dengesizliği anlatan biyomedikal bir terimdir: reaktif oksidanlar, vücudun antioksidan savunmasının kontrol edebileceğinden daha hızlı üretilir. Bu durum hücre bileşenlerine zarar verebilir. Bu cümlede stress, etanol metabolizması sırasında karaciğer hücreleri üzerindeki biyokimyasal yükü ifade eder. İçki içen kişinin endişeli veya gergin hissettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bilimsel terimi tamamlayın: An imbalance between reactive oxidants and antioxidant defenses can cause ____.
Cevabı göster
oxidative stress
was found to inhibit the cycle that causes this oxidative stress on your liver, Dilbilgisi
1:50karaciğerinizde bu oksidatif strese yol açan döngüyü engelleyerek
was found to inhibit: edilgen araştırma raporlama yapısı
Was found to inhibit, bulguları aktaran edilgen bir yapıdır: özne + was/were found to + fiilin yalın hâli. Burada cannabidiol araştırmacıların gözlemlediği unsurdur; inhibit ise döngü üzerinde gözlemlenen etkiyi belirtir. Araştırmacıları adlandırmayan cümle, çalışma sonucunu öne çıkarır ve temkinli, nesnel bir araştırma tonu oluşturur. Found burada fiziksel olarak bulundu değil, araştırmayla belirlendi anlamına gelir. İfade, engelleyici bir etki bildirir; karaciğer hasarının tamamen önlendiğini kanıtlamaz.
Alıştırma
Cümleyi reduce fiilinin edilgen araştırma raporlama biçimiyle tamamlayın: In the trial, the treatment ____ inflammation.
Cevabı göster
was found to reduce
But before this becomes your go-to party duo, Notlar
1:55Ancak bu ikisini partilerde vazgeçilmez ikiliniz hâline getirmeden önce,
Alışılmış bir ikiliyi şakacı biçimde anlatan go-to party duo
Bileşik sıfat go-to, düzenli olarak seçilen, güvenilen veya varsayılan seçenek kabul edilen bir şeyi anlatır. Burada party duo ifadesini niteler; duo ise iki maddeyi insanların partilerde birlikte kullanabileceği bir ikili olarak şakacı bir biçimde sunar. Bu ifade alışılmış bir seçimi anlatır; kelimesi kelimesine bir yere gitme talimatı değildir. Cümle But before this becomes... diye başladığı için konuşmacı bu ikiliyi önermek yerine bir uyarıya zemin hazırlamaktadır.
Alıştırma
Bu cümlede go-to party duo ne anlama geliyor?
- birinin partilerde alışılmış olarak seçtiği ikili
- partiler için güvenli olduğu kanıtlanmış tek ikili
- bir partiye gitmekte olan ikili
Cevabı göster
birinin partilerde alışılmış olarak seçtiği ikili
consider that marijuana prevents vomiting. Kalıp ifadeler
1:58esrarın kusmayı önlediğini unutmayın.
But before ..., consider that ...: uyarıya yönelten bir geçiş
But before ..., consider that ... iki bölümlü bir söylem çerçevesidir. But önceki noktanın yönünü tersine çevirir; before dinleyici bir sonucu benimsemeden veya harekete geçmeden önce bir duraklama noktası oluşturur; consider that ise değerlendirilmesi gereken gerçeği sunar. Bu çerçeve olayları yalnızca zaman sırasına koymaz. Çekici görünen bir çıkarımı keser ve dikkati bir sınırlamaya veya riske yöneltir. Bu cümlede, söz konusu ikiliyi güvenilir bir parti seçeneği sayma düşüncesini durdurur ve temkinli olmak için bir neden sunar.
Alıştırma
But before X, consider that Y çerçevesi bir tartışmada genellikle ne yapar?
- Çekici bir sonucu keser ve konuyla ilgili bir uyarı sunar.
- Y ile X arasında bağlantı kurmadan konuyu değiştirir.
- Y önce gerçekleştiği için X'in güvenli olduğunu doğrular.
- İki olayı tarafsız bir zaman sırasıyla verir.
Cevabı göster
Çekici bir sonucu keser ve konuyla ilgili bir uyarı sunar.
prevents vomiting içinde prevent + isim veya -ing biçimi
prevents vomiting ifadesinde prevent geçişli bir fiildir ve vomiting, engellenen olayı adlandıran bir isim görevi gören -ing biçimidir. prevent + isim veya -ing biçimi, bir şeyin şiddetini yalnızca azaltmayı değil, onun gerçekleşmesini engellemeyi ifade eder. Etkilenen kişi veya şey belirtilirse İngilizcede normal olarak prevent + nesne + from + -ing kullanılır: The screen prevents users from opening the file. Bir şeyin bir sonucu prevents ettiğini söylemek, onun ileri sürülen işlevini veya etkisini açıklar; bu ifade tek başına her durumda başarıyı garanti etmez.
Alıştırma
Cümleyi prevent + overheat fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: This cooling system helps ____.
Cevabı göster
prevent overheating
It's one of the reasons medical marijuana is prescribed to chemotherapy patients to help ease their nausea. Kalıp ifadeler
2:00Tıbbi esrarın bulantılarını hafifletmek için kemoterapi hastalarına reçete edilmesinin nedenlerinden biri budur.
is prescribed to chemotherapy patients: ilaç ve alıcı
Burada is prescribed to chemotherapy patients, tıbbi bağlamda kullanılan edilgen bir yapıdır. Tedavi dilbilgisel öznedir, chemotherapy patients ise alıcılardır; yani bir sağlık uzmanı tedaviyi onlar için yetkili biçimde reçete eder. Kalıp be prescribed to + kişi veya hasta grubu şeklindedir. Bilgiyi reçeteyi yazan kişiden ziyade ilaç etrafında düzenler. Ardından gelen amaç ifadesi neden reçete edildiğini açıklar.
Alıştırma
Hangi cümlede be prescribed to kullanılmış ve to sonrasındaki ifade alıcıları belirtmiştir?
- The medication is prescribed to patients recovering from surgery.
- The medication is prescribed to severe pain.
- The medication is prescribed to reduce inflammation.
Cevabı göster
The medication is prescribed to patients recovering from surgery.
But in the case of alcohol poisoning, Kalıp ifadeler
2:05Ancak alkol zehirlenmesi söz konusu olduğunda,
in the case of alcohol poisoning: durumu sınırlama
In the case of alcohol poisoning, “alkol zehirlenmesinin söz konusu olduğu özel durum ele alındığında” anlamına gelen bir giriş çerçevesidir. Ardından gelen iddiayı genel bir doğru olarak sunmak yerine bu durumla sınırlar. But sonrasında kullanılması, karşıt bir duruma geçildiğini gösterir. Aktarılabilir kalıp in the case of + isim öbeği biçimindedir ve bir iddianın tam olarak hangi duruma uygulandığını belirterek analizi düzenlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
Hangi cümle hedef ifadeyi bir olasılık veya önlem belirtmek yerine tartışmayı belirli bir kategoriyle sınırlamak için kullanır?
- In the case of international students, the deadline is two weeks later.
- Take an umbrella in case it rains.
- In case of fire, use the stairs.
Cevabı göster
In the case of international students, the deadline is two weeks later.
vomiting is the body's way to remove excess alcohol.
2:07kusmak, vücudun fazla alkolü dışarı atma yoludur.
being unable to vomit poses serious health risks. Notlar
2:11kusamamak ciddi sağlık riskleri yaratır.
özne olarak being unable to vomit
Being unable to vomit, poses fiilinin öznesi olarak kullanılan -ing'li bir yan cümledir. Buradaki being, devam eden zamanı göstermez; kusamama durumunun tamamını cümlenin konusu hâline getirir. Yan cümlenin tamamı tek bir durumu temsil ettiği için tekil fiil olan poses kullanılır. Being unable to + fiil ... kalıbı, bir beceriye sahip olmamanın sonucunu belirtmek için kullanılabilir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi dersteki özne yapısının aynısıyla tamamlayın: “____ access the emergency exit poses a serious safety risk.”
Cevabı göster
Being unable to
poses serious health risks: pose a risk eşdizimi
poses serious health risks ifadesinde pose, “ortaya çıkarmak veya oluşturmak” anlamındadır; “fotoğraf için poz vermek” anlamında değildir. Temel kalıp pose + a risk/risks biçimindedir ve ardından çoğu zaman zarar görebilecek kişiyi veya şeyi belirten to + isim gelir. Serious riskin ciddiyetini, health ise riskin türünü belirtir. Risk, zararın gerçekleşme olasılığını ifade eder; zararın zaten gerçekleştiğini kanıtlamaz. Özne olan being unable to vomit tekil kabul edildiği için fiil poses biçimindedir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi dersteki eşdizimin aynısıyla tamamlayın: “The exposed wires may ____ to children.”
Cevabı göster
pose a serious safety risk
Curious how other drugs affect your body and brain?
2:14Diğer uyuşturucuların bedeninizi ve beyninizi nasıl etkilediğini merak ediyor musunuz?
which explains even more from the effects of shrooms to cocaine and even coffee.
2:18burada sihirli mantarlardan kokaine, hatta kahveye kadar pek çok maddenin etkisi daha ayrıntılı açıklanıyor.
And subscribe for more weekly science videos.
2:22Haftalık bilim videolarımız için kanalımıza abone olmayı da unutmayın.