Peppa Pig | Tuvalet Eğitimi | Peppa Pig Resmî Kanalı | Aile ve Çocuk Çizgi Filmi: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
462 kelime 128 kel/dk

Video açıklaması: George lazımlığa ne zaman ihtiyacı olduğunu fark etmeyi ve onu zamanında istemeyi öğrenir. Birkaç kazadan ve ailesinin yardımından sonra lazımlığı başarıyla kullanır ve gösterdiği ilerleme için övgü alır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Potty training. — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Küçük bir çocuğa lazımlık ya da tuvalet kullanmayı öğretme sürecini anlatan bu yerleşik terimi anlayın. Terim; bedensel ihtiyaçlar, kazalar ve gelişen bağımsızlık hakkında çocuklara uygun ifadelerle ilerleyen hikâyeyi takip etmek için gereken günlük çocuk bakımı bağlamını sağlar. 2. remember sitting on the potty — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: remember fiilinden sonra -ing biçimi geldiğinde geçmişte yaşanmış bir deneyimin hatırlandığını ayırt edin. Böylece bu yapıyı, gelecekte yapılması gereken bir işi unutmamak anlamındaki remember to do kalıbından doğru biçimde ayırabilirsiniz. 3. Hang on, George. — Phrasal verb’ler: hang on ifadesini, yardım gelene kadar birinden kısa süre beklemesini ya da dayanmasını istemek için samimi konuşmada kullanın. Burada George’dan lazımlık getirilirken beklemesi istenir; ifade bir yere asılı kalmak şeklindeki gerçek anlamını taşımaz.

Bu derste

I'm Peppa Pig.

0:03

Ben Peppa Pig.

This is my little brother George.

0:05

Bu benim küçük erkek kardeşim George.

This is Mummy Pig.

0:08

Bu Anne Domuz.

And this is Daddy Pig.

0:10

Ve bu da Baba Domuz.

Peppa Pig.

0:14

Peppa Pig.

Potty training. Kültür

0:16

Tuvalet Eğitimi.

Kültür

Potty training: lazımlık veya tuvalet kullanmayı öğrenme

Potty training, küçük bir çocuğun bez yerine lazımlık veya tuvalet kullanmayı öğrenmesine yardımcı olma sürecidir. Burada training, iş ya da spor eğitimi değil, günlük bir beceriyi tekrar ederek öğrenmek anlamına gelir.

Alıştırma

Çocuk bakımı bağlamında potty training ne anlama gelir?

  1. Küçük bir çocuğun lazımlık veya tuvalet kullanmayı öğrenmesine yardımcı olmak
  2. Bir çocuğa banyo temizlemeyi öğretmek
  3. Bir çocuğu spor yarışmasına hazırlamak
Cevabı göster

Küçük bir çocuğun lazımlık veya tuvalet kullanmayı öğrenmesine yardımcı olmak

Suzy Sheep has come to play with Peppa and George. Dilbilgisi

0:19

Suzy Koyun, Peppa ve George ile oynamaya geldi.

Dilbilgisi

has come to play with: varış ve amaç

Has come, Suzy'nin çoktan geldiğini ve gelişinin şu anki durumla ilgili olduğunu gösterir. Hâlâ yolda olduğu anlamına gelmez. To play with Peppa and George amaç bildiren bir mastar yapısıdır ve neden geldiğini açıklar. Özne + have/has come to + fiilin yalın hâli kalıbı, varışı ve şu anki amacı birlikte ifade eder.

Alıştırma

Leo'nun yardım etmek istediği için çoktan burada olduğunu göstermek üzere has come to + fiilin yalın hâli yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: Leo ____ us set up the chairs.

Cevabı göster

has come to help

Peppa and Suzy are having a tea party. Kalıp ifadeler

0:23

Peppa ve Suzy çay partisi veriyor.

Kalıp ifadeler

have a tea party: doğal bir İngilizce söz öbeği

Have a tea party, çay partisi düzenlemek veya böyle bir etkinliğe katılmak için kullanılan doğal İngilizce söz öbeğidir. Cümledeki are having şimdiki zaman yapısındadır; yani etkinlik devam etmektedir. Burada have, bir şeye sahip olmak değil, etkinliği yapmak anlamına gelir. Bu oyun sahnesinde a tea party, oyuncaklarla oynanan küçük bir hayal oyunu olabilir. Party sözcüğü her zaman büyük bir kutlama anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi have a tea party ifadesinin şimdiki zaman biçimiyle tamamlayın: The children are ____ in the garden.

Cevabı göster

having a tea party

Would Teddy like some tea? Ton ve niyet

0:28

Teddy biraz çay ister mi?

Ton ve niyet

Would ... like ...?: kibarca bir şey ikram etme kalıbı

Would + özne + like + isim? birinin bir şeyi isteyip istemediğini kibarca sormanın yoludur. Would Teddy like some tea? cümlesinde konuşan kişi Teddy'yi misafir gibi görüp ona çay ikram eder. Burada would kibarlık katar; soruyu geçmiş zamana taşımaz. Konuşan kişinin karşı tarafa sunabileceği bir şey olduğunda tekliflerde some sık kullanılır.

Alıştırma

Bir misafire kibarca içecek ikram ediyorsunuz. En uygun cümle hangisidir?

  1. Would you like some water?
  2. Do you want some water?
  3. Did you like some water?
Cevabı göster

Would you like some water?

Yes, please.

0:31

Evet, lütfen.

Teddy loves tea.

0:32

Teddy çayı çok sever.

Here you are then. Ton ve niyet

0:34

İşte buyur.

Ton ve niyet

Here you are then: bir şeyi verirken kullanılan ifade

Here you are, birine istediği veya beklediği bir şeyi verirken kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede “Bu senin” veya “İşte burada” anlamına gelir; “Sen bu yerdesin” anlamına gelmez. Then, bir şeyi verme eylemini az önceki istek, seçim veya karara bağlar. İfadeye hafif bir “peki, öyleyse” anlamı katar; then olmadan da Here you are tek başına eksiksizdir.

Alıştırma

Bir arkadaşınıza az önce istediği kalemi veriyorsunuz. Kalemi uzatırken kullanılacak en doğal ifade hangisidir?

  1. Where are you?
  2. Here you are.
  3. I'm here.
Cevabı göster

Here you are.

Thank you very much.

0:36

Çok teşekkürler.

George is playing with Mr. Dinosaur.

0:41

George, Bay Dinozor ile oynuyor.

Dinosaur.

0:44

Dinozor.

George likes playing with Mr. Dinosaur.

0:47

George, Bay Dinozor ile oynamayı sever.

Oh.

0:51

Oh.

What's that smell?

0:53

O koku da ne?

Uh.

0:55

Iı.

Poo-poo.

0:57

Kaka.

Mummy, George has done poo-poo. Kelime

0:59

Anne, George kaka yaptı.

Kelime

has done poo-poo: çocuk dilinde kaka yapmak

Poo-poo, kaka veya dışkılama eylemi için kullanılan çocukça bir sözcüktür. has done poo-poo ifadesinde has done, do fiilinin present perfect biçimidir ve tüm ifade George'un dışkıladığını, bunun da temizlenmesi veya altının değiştirilmesi gibi şu anda önemli bir sonucu olduğunu anlatır. Buradaki done, “bir görevi bitirdi” anlamına gelmez. Do ve poo-poo birlikte, çocuk bakımı bağlamında dışkılamayı anlatan gündelik bir ifade oluşturur.

Alıştırma

Yargı: Resmî bir iş yeri raporunda poo-poo, bir yetişkinin dışkılamasını anlatmak için uygun ve nötr bir terimdir.

  1. Uygun değil
  2. Uygun
Cevabı göster

Uygun değil

Do you need the potty, George? Kalıp ifadeler

1:03

Lazımlığa ihtiyacın var mı, George?

Kalıp ifadeler

need the potty: lazımlığı kullanma ihtiyacı

Küçük çocuklarla konuşurken need the potty, lazımlığı kullanma ihtiyacı duymak, yani tuvalete gitmek istemek anlamına gelir. Bakımı üstlenen kişi de çocuk da lazımlığın ne için kullanıldığını bildiği için to use söylenmeden bırakılır. Buradaki need, o anda tuvalet ihtiyacı olduğunu anlatır. Çocuğun bir lazımlık edinmek veya ona sahip olmak istediği anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir yetişkin küçük bir çocuğa “Do you need the potty?” diye soruyor. Ne demek istiyor?

  1. Lazımlığın temizlenmesi gerekiyor mu?
  2. Şimdi lazımlığı kullanman gerekiyor mu?
  3. Bir lazımlık satın almak istiyor musun?
Cevabı göster

Şimdi lazımlığı kullanman gerekiyor mu?

Too late for the potty. Kalıp ifadeler

1:05

Lazımlık için çok geç.

Kalıp ifadeler

Too late for + isim: doğru zamanı kaçırmak

Too late for the potty. ifadesi, It's bölümünün atıldığı konuşma diline ait eksiltili bir cümledir. Lazımlığı kullanmak için uygun anın geçtiğini anlatır. Late, lazımlığın kendisini değil eylemin zamanlamasını niteler. Artık zamanında yetişilemeyecek bir etkinliği, nesneyi veya fırsatı isimle belirtirken too late for + isim kullanılır. Eylemi doğrudan belirtirken ise too late to + fiilin yalın hâli kullanılır: It's too late to use the potty.

Alıştırma

Sabah otobüsü çoktan ayrıldı. Cümleyi too late for + verilen isim öbeğiyle tamamlayın: We're ____. (the morning bus)

Cevabı göster

too late for the morning bus

Oh, yes.

1:08

Oh, evet.

Let's get you cleaned up, George. Kalıp ifadeler

1:09

Seni temizleyelim, George.

Kalıp ifadeler

Let's get you cleaned up: get + nesne + geçmiş zaman ortacı

Let's get you cleaned up cümlesinde get + nesne + geçmiş zaman ortacı, nesnenin ortaçla belirtilen tamamlanmış duruma gelmesini sağlamak veya buna yardımcı olmak anlamına gelir. Get you cleaned up, “temiz ve düzenli hâle gelmene yardım etmek” demektir ve sonuç durumunu öne çıkarır. Let's, cümleyi birlikte harekete geçmek için nazik bir öneriye dönüştürür. Bakım durumlarında konuşan kişi genellikle temizliği yapmayı veya yardım etmeyi teklif eder; karşısındaki kişiden işi tek başına halletmesini istemez.

Alıştırma

Futbol antrenmanından sonra üstünüz çamur içinde. Cümleyi get + you + cleaned up ile tamamlayın: Let's ____ before you sit on the sofa.

Cevabı göster

get you cleaned up

That's better.

1:13

Bu daha iyi.

Now, where were we? Anlatım akışı

1:15

Peki, nerede kalmıştık?

Anlatım akışı

Now, where were we?: bir kesintiden sonra önceki noktaya dönmek

Where were we?, bir konuşma, hikâye veya ortak görev kesintiye uğradıktan sonra önceki noktayı bulmak için kullanılan bir söylem sorusudur. Buradaki where fiziksel bir yeri değil, etkinlikte gelinen aşamayı belirtir. Now, araya giren durumdan önceki etkinliğe geri dönüldüğünü gösterir. Cümlenin bütünü kabaca “Peki, durmadan önce ne söylüyor veya ne yapıyorduk?” anlamına gelir.

Alıştırma

Now, where were we? ifadesine en uygun durum hangisidir?

  1. Biri grubun dün nerede durduğunu öğrenmek istiyor.
  2. Bir telefon görüşmesi toplantıyı böldükten sonra konuşmacı önceki konuya dönmek istiyor.
  3. Bir gezgin grubun şu anda hangi şehirde olduğunu sormak istiyor.
Cevabı göster

Bir telefon görüşmesi toplantıyı böldükten sonra konuşmacı önceki konuya dönmek istiyor.

Tea.

1:17

Çay.

Oh, yes.

1:18

Oh, evet.

Does Teddy want more tea?

1:19

Teddy daha fazla çay ister mi?

Of course.

1:21

Tabii ki.

Teddy likes lots of tea.

1:22

Teddy bolca çay sever.

There we are. Ton ve niyet

1:27

İşte buradayız.

Ton ve niyet

There we are: bir işin tamamlandığını belirtme

Burada There we are; bir şeyi düzenlemek, ayarlamak, temizlemek veya birine vermek gibi küçük bir iş tamamlandıktan hemen sonra kullanılan günlük bir kalıptır. Yaklaşık olarak “Tamamdır” veya “Hazır” anlamına gelir. Bu ifade “bizim” nerede olduğumuzu anlatmaz. There, eylemin başarıyla tamamlanmış sonucuna işaret eder; böylece ifade işi kapatır ve karşı tarafa her şeyin hazır olduğunu bildirir.

Alıştırma

Gevşek bir vidayı sıktınız ve işin bittiğini söylemek istiyorsunuz. En doğal cümle hangisidir?

  1. Where are we?
  2. There they are.
  3. There we are.
Cevabı göster

There we are.

All clean and fresh again. Kalıp ifadeler

1:28

Tekrar tertemiz ve ferah.

Kalıp ifadeler

All clean and fresh again: tamamen geri kazanılmış bir durum

Bu kısa konuşma ifadesinde all, clean and fresh sıfat grubunu güçlendirir; ifade “tamamen temiz ve ferah” anlamına gelir. Buradaki all, “bütün insanlar” veya “bütün eşyalar” demek değildir. Kimden ya da neden söz edildiği durumdan anlaşıldığı için özne ve be fiili söylenmez. Again, yıkama veya düzenleme sonrasında temiz ve ferah durumun yeniden kazanıldığını gösterir. Tam cümle You are all clean and fresh again veya It is all clean and fresh again olabilir.

Alıştırma

Bir çocuk az önce banyo yaptı. Cümleyi beş kelimelik hedef ifadeyle tam olarak tamamlayın: The child is ____.

Cevabı göster

all clean and fresh again

Mummy, why can't George go to the toilet like me? Kelime

1:31

Anne, neden George benim gibi tuvalete gidemiyor?

Kelime

go to the toilet: Britanya İngilizcesinde günlük ifade

Bu cümlede go to the toilet, yalnızca tuvaletin bulunduğu yere ya da klozetin yanına yürümek değil, “tuvaleti kullanmak” anlamına gelir. Peppa, George'un neden kendisi gibi tuvaleti kullanamadığını soruyor. Günlük Britanya İngilizcesinde ifadenin tamamı tuvaleti kullanma eylemini anlatır. need to, want to ve have to gibi ifadelerden sonra kullanılabilir: I need to go to the toilet.

Alıştırma

Cümleyi “tuvaleti kullanmak” anlamındaki günlük Britanya İngilizcesi ifadesiyle tamamlayın: Before we leave, I need to ____.

Cevabı göster

go to the toilet

George is too little for the toilet, Peppa. Dilbilgisi

1:36

George tuvalet için çok küçük, Peppa.

Dilbilgisi

too little for ...: uygun olamayacak kadar küçük

Burada too little for the toilet, George'un tuvaleti kullanmaya henüz uygun olmayacak kadar küçük yaşta olduğunu anlatır. Çocuklarla ilgili bu bağlamda little yalnızca fiziksel boyutu değil, yaşı da belirtir. too + sıfat + for + isim veya zamir yapısı, sıfatın belirttiği derecenin bir şeyi uygunsuz hâle getirdiğini ya da bir kısıtlama oluşturduğunu anlatır. Too yalnızca very sözcüğünün daha güçlü hâli değildir: too young for the ride, “oyuncağa binmeye uygun olmayacak kadar küçük yaşta” demektir.

Alıştırma

Hangi cümle çocuğun yaşının oyuncağı onun için uygunsuz hâle getirdiğini anlatır?

  1. The child is very young, but this ride is suitable.
  2. The child is old enough for this ride.
  3. The child is too young for this ride.
Cevabı göster

The child is too young for this ride.

He is potty training.

1:39

O lazımlık eğitimi alıyor.

Hmm.

1:41

Hımm.

He is not very good at potty training. Kalıp ifadeler

1:42

Lazımlık eğitiminde pek iyi değil.

Kalıp ifadeler

not very good at + bir isim veya -ing biçimi

Be good at + bir isim ya da fiilin -ing biçimi, bir etkinlikte becerikli olmak anlamına gelir. Not very good at olumsuz değerlendirmeyi yumuşatır: Birinin çok az becerisi olduğunu söyler, doğrudan o konuda kötü olduğunu söylemez. Bu cümlede potty training öğrenilmekte olan beceriyi adlandırır. Buradaki good, onun iyi ya da uslu biri olup olmadığını değil, becerisini değerlendirir.

Alıştırma

Maya'nın şu anda isimleri hatırlama konusunda pek becerikli olmadığını doğru ve doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Maya is not very good at remembering names.
  2. Maya is not very good at remember names.
  3. Maya is not very good to remember names.
Cevabı göster

Maya is not very good at remembering names.

He will get better, Peppa. Kalıp ifadeler

1:45

Daha iyi olacak, Peppa.

Kalıp ifadeler

will get better: gelecekte gelişme öngörmek

Get better, gelişmek veya daha iyi bir duruma gelmek anlamına gelir. Buradaki get, bir şeyi almak ya da elde etmek anlamında değil, become gibi bir durum değişikliğini anlatır. Will get better gelecekte bir gelişme olacağını öngörür. Bu cümle bir becerinin öğrenilmesiyle ilgili olduğu için Peppa'ya onun yeteneğinin gelişeceği konusunda güven verir. Başka bağlamlarda aynı ifade sağlık veya bir durumun iyileşmesi anlamına gelebilir.

Alıştırma

Cümleyi get better ifadesinin gelecek zaman biçimiyle tamamlayın: Keep practising. Your pronunciation ____.

Cevabı göster

will get better

You were just the same once. Kelime

1:47

Sen de bir zamanlar aynıydın.

Kelime

just the same once: once sözcüğünün eskiden anlamı

Just the same, “söz konusu açıdan tamamen aynı” demektir. Buradaki once, “bir kez” değil, “geçmişte bir zaman” veya “eskiden” anlamındadır. Just the same once bütünüyle, dinleyicinin de eskiden aynı durumda olduğunu söyler. Bu karşılaştırma, birinin şimdiki durumunu dinleyicinin geçmişteki deneyimiyle ilişkilendirir. Böylece mevcut durumun normal ve tanıdık görünmesini sağlayabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede once, altyazıdaki gibi “geçmişte bir zaman” anlamında kullanılmıştır?

  1. I once lived near the sea.
  2. Once you arrive, call me.
  3. I knocked once and waited.
Cevabı göster

I once lived near the sea.

What?

1:49

Ne?

I never did potty training. Kalıp ifadeler

1:50

Ben hiç lazımlık eğitimi almadım.

Kalıp ifadeler

did potty training: bir eğitim sürecine katılmak

Çocukça bir üsluba sahip bu cümlede did potty training, potty training sürecini konuşanın katıldığı veya yaşadığı bir etkinlik olarak sunar. Bağlam, konuşanın başka birini eğitmekten değil, öğrenen kişi olarak tuvalet eğitiminden geçmekten söz ettiğini gösterir. Did, do fiilinin basit geçmiş zaman biçimidir; never ise bu sürecin geçmişte hiçbir zaman gerçekleşmediğini belirtir. Potty training, tuvalete bir kez gitmeyi değil, öğrenme sürecinin tamamını adlandırır.

Alıştırma

Bu bağlamda “I never did potty training.” ne anlama gelir?

  1. Konuşan kişi hiç spor kursu vermedi.
  2. Konuşan kişi, öğrenen kişi olarak tuvalet eğitimi sürecinden hiç geçmedi.
  3. Konuşan kişi hiç tuvalet temizlemedi.
Cevabı göster

Konuşan kişi, öğrenen kişi olarak tuvalet eğitimi sürecinden hiç geçmedi.

Or me.

1:53

Ben de.

We all did potty training when we were little, Peppa. Kalıp ifadeler

1:55

Hepimiz küçükken lazımlık eğitimi aldık, Peppa.

Kalıp ifadeler

when we were little: çocukluktan söz etmek

when we were little ifadesinde when bir zaman yan cümlesi başlatır; were little ise “çocuktuk” anlamındadır. Bu yan cümle, geçmişteki olayın çocukluk döneminde geçtiğini gösterir. Burada little fiziksel boyutu değil, yaşı anlatır. Geçmişteki zaman bağlamını vermek için when + özne + geçmiş zaman yapısını kullanın: when I was little, when they were little. Ana cümle, o dönemde ne olduğunu veya genellikle neyin geçerli olduğunu anlatır.

Alıştırma

Cümleyi “çocukluğumuz sırasında” anlamına gelen dört kelimelik zaman yan cümlesiyle tamamlayın: We collected shells on the beach ____.

Cevabı göster

when we were little

Even mummies and daddies. Anlatım akışı

1:59

Anneler ve babalar bile mi?

Anlatım akışı

Even mummies and daddies: beklenmedik bir örnek eklemek

Even, mummies and daddies ifadesinden önce gelerek onları şaşırtıcı bir ek olarak gösterir. Herkesin tuvalet eğitiminden geçtiği yönündeki önceki düşünceyi güçlendirir: yetişkinler de bu gruba dahildir. Even mummies and daddies. önceki cümleyi devam ettiren kısaltılmış bir ifadedir. Eksik düşünce bağlamdan anlaşılır: Anneler ve babalar da küçükken bunu yaptı. Bu nedenle ifade yeni bir olay başlatmak yerine önceki iddianın kapsamını genişletir.

Alıştırma

Hangi cümlede even, şaşırtıcı bir kişiyi ekleyerek herkesin katıldığı düşüncesini güçlendirir?

  1. Our new neighbor made the shelves even.
  2. Our new neighbor helped us move after lunch.
  3. Everyone helped us move, even our new neighbor.
Cevabı göster

Everyone helped us move, even our new neighbor.

Really?

2:00

Gerçekten mi?

Yes.

2:02

Evet.

Now I remember sitting on the potty like this. Dilbilgisi

2:03

Şimdi hatırlıyorum, lazımlığa böyle otururdum.

Dilbilgisi

remember sitting on the potty: geçmişteki bir eylemi hatırlamak

remember + -ing yapısında, -ing biçimindeki eylem hatırlama anından önce gerçekleşmiştir. Burada remember sitting, konuşan kişinin geçmişte lazımlığa oturma deneyimini şimdi hatırlayabildiği anlamına gelir. Bu yapıyı, daha önce gerçekleşmiş bir eylem veya deneyimin anısından söz ederken kullanın.

Alıştırma

Hangi cümle, konuşan kişinin çocukluğundaki bir müze ziyaretini hatırladığını belirtir?

  1. I plan to visit this museum with my class.
  2. I remembered to visit this museum before it closed.
  3. I remember visiting this museum as a child.
Cevabı göster

I remember visiting this museum as a child.

So, George, next time before you poo-poo or wee-wee, call the magic word potty. Notlar

2:09

Öyleyse George, bir dahaki sefere kaka veya çiş yapmadan önce sihirli kelimeyi söyle: lazımlık.

Dilbilgisi

next time before you ...: gelecekteki bir durumda önce yapılacak eylemi belirlemek

Next time, benzer bir durumun bir sonraki kez gerçekleşeceğini belirtir. Before yan cümlesi, istenen eylemin hangi olaydan daha önce yapılması gerektiğini gösterir. next time before you ... birlikte geleceğe ait bir koşul kurar; ana cümle de o durumda ne yapılacağını söyler. Durum gelecekte olsa da before'dan sonraki zaman yan cümlesinde genellikle geniş zaman kullanılır: before you leave denir, before you will leave denmez.

Alıştırma

El yıkamanın yemek yemekten önce olması gerektiğini gösteren sözcükle hatırlatmayı tamamlayın: Next time, wash your hands ____ you eat.

Cevabı göster

before

Kelime

poo-poo or wee-wee: çocuklara yönelik tuvalet ifadeleri

Bu cümlede poo-poo dışkılamak, wee-wee ise idrar yapmak demektir. İkisi de you'dan sonra fiil olarak kullanılır. Bunlar anlamsız ses taklitleri değil, küçük çocuklarla tuvalet hakkında konuşurken kullanılan yumuşak ifadelerdir. Tekrarlanan biçimler, küçük bir çocuğun kelimeleri kolayca tanımasına yardımcı olur. Genel olarak bu ifadeler tarafsız yetişkin diline değil; aile, kreş veya tuvalet eğitimi diline aittir.

Alıştırma

Cümledeki poo-poo or wee-wee ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. poo-poo dışkılamak, wee-wee ise idrar yapmak anlamına gelen çocuklara yönelik ifadelerdir.
  2. İki hayvanın sesini taklit ederler.
  3. Tıbbi kayıtlarda kullanılan resmî terimlerdir.
Cevabı göster

poo-poo dışkılamak, wee-wee ise idrar yapmak anlamına gelen çocuklara yönelik ifadelerdir.

Kalıp ifadeler

call the magic word potty: kararlaştırılmış işareti söylemek

Burada call, birinin duyabileceği şekilde söylemek veya seslenmek demektir; telefon etmek anlamına gelmez. Potty, çocuğun tuvalete gitmesi gerektiğini belirtmek için kullanacağı, önceden kararlaştırılmış kelimedir. Bu kelimeye the magic word denmesi, yönergeyi basit bir oyuna dönüştürür. Başka durumlarda the magic word ifadesi çoğunlukla please anlamına gelir, ancak bağlam farklı bir kelime belirleyebilir.

Alıştırma

call the magic word potty ifadesi çocuktan ne yapmasını istiyor?

  1. Kararlaştırılmış işaret olarak potty kelimesini söylemek veya bağırmak.
  2. Lazımlığın sihirli güçleri varmış gibi davranmak.
  3. Potty adlı birini telefonla aramak.
Cevabı göster

Kararlaştırılmış işaret olarak potty kelimesini söylemek veya bağırmak.

Potty.

2:16

Lazımlık.

That's right.

2:16

Doğru.

Potty.

2:18

Lazımlık.

If you do it right, you get to stay all clean and fresh. Dilbilgisi

2:19

Eğer doğru yaparsan, tertemiz ve ferah kalırsın.

Dilbilgisi

If you do it right...: koşulu ve sonucunu belirtmek

If yan cümlesi olan If you do it right koşulu verir. Ana cümle you get to stay all clean and fresh ise bunun iyi sonucunu verir. Burada right, yön olarak “sağ” değil, “doğru biçimde” demektir. Bu kalıp, bir kuralı ve beklenen sonucunu anlatmak için iki bölümde de İngilizce geniş zamanı kullanır: Bir şey olursa onun ardından başka bir şey gerçekleşir.

Alıştırma

Hangi cümle bir kuralı ve beklenen sonucunu doğal biçimde anlatır?

  1. If you put the milk back in the fridge, it stays fresh.
  2. If you put the milk back in the fridge, it staying fresh.
  3. If you will put the milk back in the fridge, it stayed fresh.
Cevabı göster

If you put the milk back in the fridge, it stays fresh.

Dilbilgisi

get to stay: fırsat elde etmek veya olumlu bir durumu sürdürmek

get to ve ardından fiilin yalın hâli, bir şeyi yapma fırsatına ya da iznine sahip olmak veya iyi bir sonuç olarak onu yapabilmek demektir. Burada get to stay, işi doğru yapmanın faydasının temiz ve ferah kalmak olduğunu anlatır; get to “ulaşmak” anlamına gelmez. stay ve ardından bir sıfat, o durumda kalmaya devam etmek demektir. Bu nedenle stay clean and fresh, “temiz ve ferah kalmak” anlamına gelir.

Alıştırma

Filmi izlemek için kalmanın güzel bir fırsat olduğunu göstermek üzere cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: We finished early, so we ____ and watch the film.

Cevabı göster

get to stay

Let's play giants. Kalıp ifadeler

2:26

Hadi devler oynayalım.

Kalıp ifadeler

Let's play giants: başkalarını canlandırma oyununa davet etmek

Let's + fiilin yalın hâli, konuşanın ve diğer kişilerin birlikte bir şey yapmasını önermek için kullanılır. Buradaki Let's play... bir oyuna başlamak için samimi bir davettir. Çocukların canlandırma oyunlarında play + çoğul bir rol adı, “o karakterlermiş gibi davranmak” anlamına gelebilir. Bu yüzden play giants, “devmiş gibi oynamak” demektir; gerçek devlerle oynamak anlamına gelmez. Aynı kalıp Let's play doctors ve Let's play pirates ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

Davet cümlesini Let's play + rol kalıbıyla tamamlayın: “____ pirates.”

Cevabı göster

Let's play

Fee, fi, fo, fum. Kültür

2:29

Fi, fa, fo, fum.

Kültür

Fee, fi, fo, fum: masal devinin tekerlemesi

Fee, fi, fo, fum, Jack ve Fasulye Sırığı'ndaki devle güçlü biçimde ilişkilendirilen geleneksel bir İngiliz masal tekerlemesidir. Bu söz söylendiğinde birinin masal devi gibi davrandığı hemen anlaşılır. Bu dört biçim, tek tek çevrilecek sıradan sözcükler değil, esas olarak ritim oluşturan anlamsız hecelerdir. Bu sahnede tekerleme eğlenceli bir dev sesi yaratır ve devin yakınlardaki birinin kokusunu almasıyla ilgili bilinen fikre hazırlık yapar.

Alıştırma

Fee, fi, fo, fum bu sahnede öncelikle ne işe yarar?

  1. Devin yemek istediği dört şeyi sıralar.
  2. Devin resmî adını verir.
  3. Bir masal devinin eğlenceli biçimde taklit edildiğini gösterir.
Cevabı göster

Bir masal devinin eğlenceli biçimde taklit edildiğini gösterir.

I smell the smell of a clean fresh George. Deyimler

2:33

Temiz ve ferah bir George kokusu alıyorum.

Deyimler

I smell the smell ...: bir masal parodisi

İlk smell, “burunla algılamak” anlamındaki bir fiildir; ikinci smell ise “koku” anlamındaki bir isimdir. Bu tekrar beceriksizce yapılmış bir hata değil, bilinçli bir seçimdir. Cümlenin tamamı, birini kokusundan arayan masal devinin abartılı sözlerini taklit eder. a clean fresh George ifadesi, yeni temizlenmiş George'u devin kokusundan bulduğu kişi olarak sunar ve kovalamacayı oyunlu ve komik hâle getirir.

Alıştırma

I smell the smell of a clean fresh George cümlesinde smell neden tekrarlanıyor?

  1. Yanlışlıkla yapılmış bir düzeltmedir.
  2. George'un kendi kendisini kokladığı anlamına gelir.
  3. Bir masal devinin abartılı sözlerini bilinçli olarak taklit eder.
Cevabı göster

Bir masal devinin abartılı sözlerini bilinçli olarak taklit eder.

Quick, George.

2:39

Çabuk, George.

Hide from the giants.

2:40

Devlerden saklan.

I'm coming to get you, little piggy. Ton ve niyet

2:43

Seni yakalamaya geliyorum, küçük domuzcuk.

Ton ve niyet

I'm coming to get you: eğlenceli bir kovalamaca sözü

Bir kovalamaca sırasında get you, “seni yakalamak” veya “sana yetişmek” anlamına gelir; “seni elde etmek” anlamına gelmez. I'm coming to get you, konuşanın dinleyiciyi yakalamak amacıyla ona doğru geldiğini bildirir. Cümle tek başına tehditkâr gelebilir. Burada rol yapma oyunu, little piggy şeklindeki şakacı hitap ve kovalamaca bağlamı, cümleyi “Seni yakalayacağım!” anlamındaki sahte bir tehdide dönüştürür.

Alıştırma

Bir ebeveyn çocuğuyla yakalamaca oynarken gülümseyerek "I'm coming to get you!" diyor. Bu bağlamda cümle, çocuğu yakalayacağını şakacı biçimde bildiriyor.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Doğru

Excuse me, Madam Sheep. Ton ve niyet

2:48

Affedersiniz, Bayan Koyun.

Ton ve niyet

Excuse me, Madam Sheep: kibarca dikkat çekme ve oyun amaçlı resmiyet

Excuse me, bir soru sormadan veya ricada bulunmadan önce karşıdaki kişinin dikkatini kibarca çekmek için kullanılır. Madam, bir kadına hitap etmenin oldukça resmî bir yoludur. Burada Madam Sheep gerçek bir unvan değildir. Aşırı resmî hitap çocukların rol yapma oyununun bir parçasıdır; bu nedenle ifade kibar, abartılı ve eğlenceli gelir.

Alıştırma

Bu cümlede Madam Sheep nasıl bir etki yaratıyor?

  1. Sheep'e gerçek bir resmî unvan verir.
  2. Konuşanın Sheep'i öfkeyle azarladığını gösterir.
  3. Rol yapma konuşmasını özellikle resmî ve eğlenceli kılar.
Cevabı göster

Rol yapma konuşmasını özellikle resmî ve eğlenceli kılar.

Have you seen a little piggy around here? Dilbilgisi

2:51

Buralarda küçük bir domuzcuk gördünüz mü?

Dilbilgisi

Have you seen ... around here?: devam eden bir arama sırasında sormak

Have you seen ...? yapısı, birinin söz konusu kişiyi veya nesneyi geçmişten şu ana kadar herhangi bir zamanda görüp görmediğini sormak için present perfect kullanır. Arama hâlâ devam ettiği için cevap şu anki durum açısından önemlidir. Around here “bu civarda” anlamına gelir. Soru, bitmiş belirli bir geçmiş zamandan söz etmez; şu anda yardımcı olabilecek bilgiyi ister.

Alıştırma

Sırt çantanızı hâlâ arıyorsunuz ve geçmişteki belirli bir zamanı sormuyorsunuz. En doğal soru hangisidir?

  1. Did you see my blue backpack at lunchtime?
  2. Can you see my blue backpack in the picture?
  3. Have you seen my blue backpack around here?
Cevabı göster

Have you seen my blue backpack around here?

Does he smell clean and soapy fresh? Dilbilgisi

2:56

Temiz ve taze sabun gibi mi kokuyor?

Dilbilgisi

smell clean and soapy fresh: smell + sıfat

Bu soruda smell bir bağ fiilidir. Ardından gelen sıfatlar onun nasıl koktuğunu anlatır: clean ve fresh temizliği ve ferahlığı belirtir; soapy ise sabununkine benzer bir ferahlık anlamı ekler. Burada onun bir şeyi etkin biçimde koklamasından söz edilmez. Kokunun niteliğini anlatmak için smell + sıfat yapısını kullan. Bu yapıda sıfattan önce like getirme.

Alıştırma

Cümleyi tam iki İngilizce kelimeyle tamamla: smell fiilinin doğru biçimi ve hemen ardından fresh. The towels ____.

Cevabı göster

smell fresh

Yes.

2:59

Evet.

He went that way. Kalıp ifadeler

3:01

Şu tarafa gitti.

Kalıp ifadeler

went that way: gösterilen yönde hareket

Went, go fiilinin geçmiş zaman biçimidir. went that way ifadesinde that way yön bildiren bir yapıdır: konuşanın gösterdiği yöne doğru hareket ettiğini anlatır. Burada way, yöntem değil yön anlamındadır. Go ve diğer hareket fiillerinden sonra this way veya that way, araya to gelmeden doğrudan kullanılabilir: go that way, walk this way, run that way.

Alıştırma

Cümleyi tam üç İngilizce kelimeyle tamamla: go fiilinin geçmiş zaman biçimi ve ardından that way. The dog ____.

Cevabı göster

went that way

Come back, you cheeky piggy. Kelime

3:03

Geri gel, seni yaramaz domuzcuk.

Kelime

cheeky piggy: Britanya İngilizcesinde şakacı ve hafif bir azarlama

Bu cümlede cheeky, şakacı bir biçimde “yaramaz” ya da “biraz söz dinlemez” demektir. Bir kovalamaca sırasında George'a cheeky piggy denmesi, onun kaba olduğuna dair ciddi bir suçlama değil, sevgi dolu ve hafif bir azarlamadır. Cheeky, cesaret veya mizahla küçük bir sınırı aşan davranışları anlatabilir. Sıcak mı yoksa eleştirel mi duyulacağı ilişkiye, duruma ve ses tonuna bağlıdır.

Alıştırma

Bu şakacı kovalamacada cheeky piggy ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. George'un yaramazlık yaptığını sevgiyle ve hafifçe azarlayarak söylemek.
  2. George'un sessiz ve söz dinleyen davranışını övmek.
  3. George'un ciddi bir kural ihlali yaptığına dair resmî bir suçlama.
Cevabı göster

George'un yaramazlık yaptığını sevgiyle ve hafifçe azarlayarak söylemek.

I'm coming to get you.

3:07

Seni yakalamaya geliyorum.

Wee-wee.

3:12

Çiş.

Mummy, Daddy, George wants his potty.

3:13

Anne, Baba, George lazımlığını istiyor.

Come on, George. Ton ve niyet

3:18

Hadi, George.

Ton ve niyet

Come on, George: hemen harekete geçmeye yönlendirmek

Burada Come on, Hurry up veya Let's go gibi George'u hemen harekete geçmeye yönlendirir. Sonraki eylemi başlatarak konuşmayı ilerletir; ondan yalnızca konuşan kişiye doğru gelmesini istemez. İfadenin kesin gücü duruma ve tonlamaya bağlıdır. Bu cümlede aciliyet, Come on ifadesini hemen harekete geçme yönünde bir teşvik hâline getirir.

Alıştırma

Hemen harekete geçmeye yönlendiren bu dersteki iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____, Leo, or we'll miss the bus.

Cevabı göster

Come on

Let's get you to your potty. Kalıp ifadeler

3:19

Seni lazımlığına götürelim.

Kalıp ifadeler

get you to your potty: birini bir yere ulaştırmak

Get + kişi + to + yer yapısı, birinin bir varış noktasına ulaşmasını sağlamak, ona yardımcı olmak veya ulaşmasını ayarlamak anlamına gelir. Buradaki get you to your potty, dinleyeni hemen lazımlığa götürmeyi veya oraya ulaşmasına yardım etmeyi önerir. Get sözcüğünün bu kullanımı, varış noktasına ulaşma sonucuna odaklanır. “Seni elde etmek” anlamına gelmez. Başka bağlamlarda, konuşan kişinin birini bizzat götürmesi yerine ulaşımı ayarlamasını da kapsayabilir.

Alıştırma

get, the children ve the museum ifadelerini doğru yapıda kullanarak cümleyi tamamlayın: We need to ____ before ten.

Cevabı göster

get the children to the museum

George is on his potty. Kelime

3:23

George lazımlığında oturuyor.

Kelime

on his potty: lazımlığa oturup kullanmak

Be on one's potty, küçük bir çocuğun lazımlığa oturmuş ve onu kullanıyor olması demektir. George is on his potty cümlesindeki on his potty, sitting veya using açıkça söylenmese de George'un tuvaletini yaptığını anlatır. İyelik ifadesi on her potty veya on my potty şeklinde değişebilir; on the potty de kullanılabilir. Çocuk oturma yerine oturduğu için edat on olarak kalır.

Alıştırma

Lazımlığı kullanan bir çocuk için doğal edatı yazarak cümleyi tamamlayın: The toddler is ____ the potty.

Cevabı göster

on

Well done, Peppa for shouting out. Notlar

3:28

Aferin Peppa, bağırdığın için.

Ton ve niyet

Well done for + -ing: belirli bir davranışı övmek

Well done, başarılı veya yararlı bir davranışından dolayı birini övmek için kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Burada Peppa'nın davranışı övülüyor; done ifadenin bir parçasıdır ve bir şeyin bitip bitmediğini sormaz. Övgünün nedenini belirtmek için Well done for + fiilin -ing biçimi kullanılır: Well done for helping. Altyazıdaki for shouting out, övülen davranışı belirtir.

Alıştırma

Övgüyü tamamlamak için Well done for ve help fiilinin -ing biçimini kullanın: “____ your little brother.”

Cevabı göster

Well done for helping

Öbek fiiller

shouting out: bir şeyi yüksek sesle söylemek

Shout out burada bir öbek fiildir. Başkalarının duyabilmesi için bir şeyi yüksek sesle söylemek veya seslenmek anlamına gelir. Out bir parçacıktır; Peppa'nın dışarı çıktığı anlamına gelmez. for shouting out yapısında shouting, for edatından sonra gereken -ing biçimidir. Bağlamda neyin bağırıldığı belliyse nesne söylenmeyebilir; ayrıca shout out the answer veya shout the answer out denebilir.

Alıştırma

“During the game, Leo shouted out the answer so everyone could hear,” cümlesindeki shouted out ne anlama gelir?

  1. cevabı çok sessiz söyledi
  2. cevabı yazdı
  3. cevabı yüksek sesle söyledi
Cevabı göster

cevabı yüksek sesle söyledi

George did a wee in his potty. Kelime

3:30

George lazımlığına çişini yaptı.

Kelime

did a wee: idrar yapmak için kullanılan çocuklara özgü Britanya İngilizcesi ifadesi

Did a wee, Britanya İngilizcesinde çocuklarla ve aile içinde kullanılan, çiş yapmak veya idrarını yapmak anlamındaki bir ifadedir. Burada did, do fiilinin geçmiş zamanıdır; a wee ise bir kez idrar yapmayı anlatır. Bu nedenle bütün ifade George’un lazımlığında çiş yaptığını belirtir. Bu, tuvalet eğitiminde kullanılan yumuşak bir ifadedir. Buradaki wee, do a wee kalıbının içindeki isimdir; küçük anlamındaki sıfat değildir.

Alıştırma

The toddler did a wee before the train left cümlesinde did a wee ne anlama gelir?

  1. Çocuk idrarını yaptı.
  2. Çocuk treni yıkadı.
  3. Çocuk küçük bir şey buldu.
Cevabı göster

Çocuk idrarını yaptı.

But next time, George, you must do the shouting out.

3:32

Ama bir dahaki sefere George, bağıran sen olmalısın.

Call the magic word potty.

3:35

Sihirli kelimeyi söyle: lazımlık.

Potty.

3:38

Lazımlık.

Ho ho, the magic word is potty.

3:39

Ho ho, sihirli kelime lazımlık.

So when you want to go, call out for your potty. Notlar

3:43

Yani gitmek istediğinde, lazımlığın için seslen.

Kelime

when you want to go: bağlama bağlı bir tuvalet örtmecesi

When you want to go içindeki go, burada tuvaleti kullanmak ya da küçük veya büyük tuvaletini yapmak anlamını nazikçe anlatır. Lazımlıkla ilgili bağlam, söylenmeyen hedefi açık hâle getirir; ifade başka bir yere gitmek ya da ayrılmak anlamına gelmez. When, ardından gelen talimatın hangi koşulda uygulanacağını belirtir: Çocuk ne zaman tuvaletinin geldiğini hissederse lazımlığını istemek için seslenmelidir. Yapılan eylemin tam olarak küçük tuvalet mi yoksa büyük tuvalet mi olduğu çevredeki bağlama bağlıdır.

Alıştırma

Bir ebeveyn çocuğa tuvaleti kullanmayı öğretiyor ve When you want to go, call me diyor. Burada go ne anlama geliyor?

  1. tuvaleti kullanmaya ihtiyaç duymak
  2. gezintiye çıkmak istemek
  3. evden ayrılmak istemek
Cevabı göster

tuvaleti kullanmaya ihtiyaç duymak

Öbek fiiller

call out for your potty: bir şey istemek için yüksek sesle seslenmek

Bu cümlede call out, bir yetişkinin fark etmesi için yüksek sesle söylemek veya seslenmek demektir. for your potty, George’un ne istediğini belirtir; dolayısıyla call out for your potty, lazımlığı istemek için yüksek sesle seslenmek anlamına gelir. Başka durumlarda da kullanılabilen call out for + isim yapısı, bir kişiyi, şeyi veya yardımı istemek için yüksek sesle seslenmeyi anlatır. Buradaki call, telefon etmek değil, sesi kullanarak seslenmektir.

Alıştırma

Cümleyi call out ve gerekli edatla tamamlayın: If you are stuck, ____ help.

Cevabı göster

call out for

The magic word is potty.

3:47

Sihirli kelime lazımlık.

Potty. Potty.

3:50

Lazımlık. Lazımlık.

How high can you throw the ball, Peppa? Dilbilgisi

3:58

Topu ne kadar yükseğe atabilirsin, Peppa?

Dilbilgisi

How high can you throw...?: bir hareketle ulaşılabilen yüksekliği sormak

How high dikey yüksekliği sorar. Bu soruda Peppa’nın topu en fazla ne kadar yüksek bir noktaya ulaştırabildiği sorulur; topu nasıl attığı sorulmaz. Bir yeteneğin ulaşabildiği dereceyi sormak için How + sıfat + can + özne + fiilin yalın hâli...? yapısını kullanın. Örneğin How far can you swim? mesafeyi, How fast can you type? ise hızı sorar. can sözcüğünden sonra fiilin yalın hâli kullanılır.

Alıştırma

Soruyu, dikey yüksekliği sormak için dersteki iki sözcüklük ifadeyle tamamlayın: ____ can this drone fly?

Cevabı göster

How high

Really high.

4:01

Gerçekten yükseğe.

Watch this. Ton ve niyet

4:03

Şuna bak.

Ton ve niyet

Hemen yapılacak bir gösteriden önce Watch this. işareti

Watch this., bir şeyi yapmadan veya göstermeden hemen önce kullanılan kısa bir emir cümlesidir. “Şimdi ne yapacağımı izle” anlamına gelir ve dinleyenin dikkatini sıradaki harekete yöneltir. Buradaki this, önceden var olan bir nesneye, videoya veya programa değil, birazdan gerçekleşecek hareketin tamamına işaret edebilir.

Alıştırma

Cümleyi bu nottaki ifadeyle tamamlayın: “____! I can spin the ball on one finger.”

Cevabı göster

Watch this

Woo-hoo.

4:05

Vu-hu.

Catch the ball, George.

4:07

Topu yakala, George.

George, do you need the potty?

4:14

George, lazımlığa ihtiyacın var mı?

Potty.

4:17

Lazımlık.

Potty.

4:19

Lazımlık.

Potty.

4:20

Lazımlık.

Hang on, George. Öbek fiiller

4:21

Dayan, George.

Öbek fiiller

“Biraz bekle” anlamındaki Hang on, George.

Hang on, George. cümlesinde Hang on, “biraz bekle” anlamına gelir. Bir şeyle ilgilenilirken George’dan kısa süreliğine durması istenir. Burada herhangi bir şeyi asmak veya sarkıtmak anlatılmaz. George, konuşulan kişinin doğrudan adıdır. Virgül bu seslenmeyi gösterir; Hang on öbek fiilinin bir parçası değildir.

Alıştırma

Siz ayakkabınızı bağlarken arkadaşınız yürümeye başlıyor. Cümleyi bu nottaki ifadeyle tamamlayın: “____, Leo. I’m not ready yet.”

Cevabı göster

Hang on

We've got the potty. Kelime

4:23

Lazımlığı aldık.

Kelime

We've got the potty: have got ile şu an sahip olmayı anlatmak

We've, we have ifadesinin kısaltılmış biçimidir. have got yapısının bu kullanımında got, have ile birlikte çalışır. Bu yüzden We've got the potty, lazımlığın şu anda grubun yanında veya kullanıma hazır olduğu anlamına gelir. Odak, şu anki durumdur. Burada got, get fiilinin basit geçmiş biçimi olarak tek başına kullanılmaz. have/has got + isim kalıbı, şu an sahip olmayı veya bir şeyin hazır bulunmasını ifade eder: She's got a ticket.

Alıştırma

Piknik sepeti yanınızda ve kullanıma hazır. Gündelik Britanya İngilizcesinde şu an sahip olmayı en açık biçimde hangi cümle anlatır?

  1. We'll get the picnic basket.
  2. We've got the picnic basket.
  3. We got the picnic basket yesterday.
Cevabı göster

We've got the picnic basket.

Here it is. Ton ve niyet

4:25

İşte burada.

Ton ve niyet

Here it is: bulunan veya gösterilen bir nesneyi sunmak

Here it is, diğer kişinin de bildiği tek bir şeyi bulduğunuzda, çıkardığınızda, işaret ettiğinizde veya gösterdiğinizde söylenir. Here, nesneyi artık görülebilir veya hazır olarak sunar; it ise o belirli şeyi, bu sahnede lazımlığı, belirtir. Bu ifade yalnızca bir konumu bildirmez. Aynı zamanda nesneyi sunma işini yapar: istediğin şey bu ve burada.

Alıştırma

Arkadaşınız bir şarj cihazı arıyor. Onu bulup havaya kaldırıyorsunuz. Dersin üç sözcüklü ifadesiyle tamamlayın: ____!

Cevabı göster

Here it is

Well done, George.

4:28

Aferin, George.

You called for the potty.

4:29

Lazımlık için seslendin.

Potty.

4:31

Lazımlık.

Hooray.

4:32

Yaşasın.

Now George is almost grown up like me. Kelime

4:34

Artık George neredeyse benim gibi büyüdü.

Kelime

grown up: daha olgun bir durumu anlatan ifade

Bu cümlede grown up, is fiilinden sonra gelen bir sıfat öbeğidir. Büyüme eylemini değil, George’un daha olgun ve becerikli, yani daha büyük bir çocuk gibi olduğu durumu anlatır. Almost bu durumun henüz tamamlanmadığını, like me ise konuşan kişiyle karşılaştırma yapıldığını gösterir. Bir çocuğun bakış açısından yeni bir beceri kazanmak, birinin grown up görünmesine yol açabilir; bu ifade kişinin hukuken yetişkin olduğu anlamına gelmek zorunda değildir.

Alıştırma

Daha olgun bir anlam taşıyan iki kelimelik sıfat öbeğiyle cümleyi tamamlayın: After making breakfast by herself, Ava felt ____.

Cevabı göster

grown up

George loves potty training.

4:40

George lazımlık eğitimini seviyor.

Everybody loves potty training.

4:43

Herkes lazımlık eğitimini sever.

The magic word is potty.

4:46

Sihirli kelime lazımlık.

So when you want to go, call out for your potty.

4:48

Yani gitmek istediğinde, lazımlığın için seslen.

The magic word is potty.

4:52

Sihirli kelime lazımlık.

Call out for your potty.

4:55

Lazımlığın için seslen.

The magic word is potty.

4:57

Sihirli kelime lazımlık.

Potty. Potty.

4:59

Lazımlık. Lazımlık.