Logaritmalar, Açıklandı - Steve Kelly: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu ders, üstel ve logaritmik gösterimler arasında dönüşüm yaparak logaritmaları tanıtıyor; ardından 10 ve 2 tabanlı örnekleri çözüyor. Sonrasında hidrojen iyonu derişimine 10 tabanındaki negatif logaritmayı uygulayarak pH hesaplıyor ve pH değeri 7,4 olan suyun gözlere rahat gelirken 8,4 değerinin kaşıntı ile kızarıklığa yol açabilmesini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. raise it to a power P — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bir tabanın belirli bir üsse yükseltilmesini anlatan standart matematik eşdizimini öğrenin. Bu ifadeyi tanımak, logaritma sorusunun “belirli bir sayıyı elde etmek için taban kaçıncı kuvvete yükseltilmeli?” biçiminde yeniden kurulmasını izlemenizi sağlar. 2. hydrogen ion concentration or H plus. — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: H plus ifadesinin kimyada H+ iyonunu belirttiğini ve bu iyonun derişiminin pH hesaplamasında kullanıldığını anlayın. Böylece bilimsel terimi havuz suyu ile göz tahrişi arasındaki açıklamaya bağlayabilirsiniz. 3. even be used instead of eye drops — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Başlangıçtaki soruya geri dönen bu kapanışı mizahi bir abartı olarak tanıyın. Anlatılmak istenen, logaritmaların pH sorununu belirlemeye yardım etmesidir; matematiğin göz damlasının veya tedavinin yerini gerçekten alması değildir.
Bu derste
cause one to have red eyes after swimming? Dilbilgisi
0:26neden yüzdükten sonra gözlerin kızarmasına sebep olur?
cause one to have: cause + nesne + to-infinitive yapısı
Burada cause, cause + nesne + to-infinitive yapısında kullanılan bir fiildir. Nesne, etkilenen kişiyi veya şeyi; mastar ise ortaya çıkan eylemi ya da durumu belirtir. cause one to have red eyes ifadesinde one etkilenen kişidir, to have red eyes ise ortaya çıkan durumdur. Buradaki one, “bir kişi” veya “herhangi biri” anlamına gelen resmî bir genel zamirdir; 1 sayısı değildir.
Alıştırma
Cause sonrasında wake up ifadesinin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: The loud alarm caused everyone ____ suddenly.
Cevabı göster
to wake up
we first need a way of dealing with rather small numbers Kalıp ifadeler
0:29öncelikle oldukça küçük sayılarla
or in some cases extremely large numbers.
0:31veya bazı durumlarda son derece büyük sayılarla başa çıkmanın bir yoluna ihtiyacımız var.
To answer this: soruyu bir sonraki adıma bağlamak
To answer this, “az önce söz edilen soruyu yanıtlamak için” anlamına gelen bir amaç ifadesidir. This, o soruya gönderme yapar. Bu ifade cümlenin başında açıklamayı düzenler: soruyu ardından gelen yöntem, bilgi veya ilk adımla bağlar. Burada we first need, yanıt verilmeden önce yapılması gereken şeyi tanıtır.
Alıştırma
Hangi cümle önceki bir soruyu sonraki problem çözme adımına en iyi şekilde bağlar?
- For example, this evidence comes from a recent study.
- To change the subject, let's discuss tomorrow's schedule.
- To answer this, we need to examine the evidence first.
Cevabı göster
To answer this, we need to examine the evidence first.
a way of dealing with + isim
A way of dealing with + isim, “bir şeyi ele alma yöntemi” anlamına gelir. of edatından sonra -ing biçimindeki dealing gelir; with ise ele alınan şeyi tanıtır. Burada dealing with, oldukça küçük veya son derece büyük sayılarla çalışmayı ifade eder. Veriler, görevler, şikâyetler ve insan olmayan ya da soyut başka şeyler için de kullanılabilir.
Alıştırma
Verileri ele alma yöntemini anlatmak için a way of dealing with yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- We need a reliable way of dealing with large amounts of data.
- We need a reliable way of deal with large amounts of data.
- We need a reliable way of dealing large amounts of data.
Cevabı göster
We need a reliable way of dealing with large amounts of data.
This leads us to the concept of logarithms. Anlatım akışı
0:34Bu bizi logaritma kavramına götürüyor.
This leads us to + yeni bir konu
This leads us to + isim öbeğinde this, önceki noktayı özetler ve ardından gelen kısmı doğal bir sonraki konu olarak sunar. Örnekte, az önce belirtilen ihtiyaç logaritma kavramını tanıtmak için bir gerekçe oluşturur. Burada lead, insanlara fiziksel olarak bir yere yol göstermek anlamında değildir. Bu ifade derslerde, sunumlarda ve açıklayıcı yazılarda sık kullanılan bir konu geçişidir.
Alıştırma
Bir bulgudan yeni bir tartışma konusuna geçmek için bu geçiş ifadesini en doğal biçimde kullanan seçenek hangisidir?
- Our study found that many pipes are leaking. This leads to us an important question: how can cities use less water?
- Our study found that many pipes are leaking. This leads us an important question: how can cities use less water?
- Our study found that many pipes are leaking. This leads us to an important question: how can cities use less water?
Cevabı göster
Our study found that many pipes are leaking. This leads us to an important question: how can cities use less water?
raise it to a power P: matematikte raise ... to yapısı
Bu matematik cümlesinde raise it to a power P, P'yi B tabanının üssü olarak kullanıp B üzeri P'yi oluşturmak demektir. it zamiri B'yi gösterir; P ise kuvveti, yani üssü belirtir. Başka örneklerde de kullanılabilen yapı raise + sayı veya ifade + to + bir kuvvet biçimindedir. Burada raise, üs alma işlemi yapmak demektir; bir şeyi fiziksel olarak kaldırmak veya fiyat artırmak anlamına gelmez.
Alıştırma
raise ... to yapısını kullanarak yönergeyi tamamlayın: ____ four ____ the third power, then subtract one.
Cevabı göster
Raise · to
to the 3rd power: bir üssü okuma
Taban + to the + sıra sayısı + power yapısı bir üssü belirtir. 2 to the 3rd power ifadesinde 2 taban, 3 ise üstür; dolayısıyla ifade üç tane 2'nin çarpımı anlamına gelir. Yazılı biçim olan 3rd, three değil third diye okunur. Üs 2 veya 3 olduğunda İngilizcede squared ve cubed de sık kullanılır; ancak to the second power ve to the third power genel kalıbı izler.
Alıştırma
İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz cümlenin aynısını seçin. third ile fourth arasındaki farka odaklanın.
- Please calculate two to the third power.
- Please calculate two to the fourth power.
Cevabı göster
Please calculate two to the third power.
is said to be the logarithm of the number N. Dilbilgisi
0:53N sayısının logaritması olarak adlandırılır.
is said to be: kaynağı belirtilmeyen edilgen aktarım
Is said to be, bir ifadeyi edilgen biçimde aktaran bir yapıdır. Burada söz konusu niceliğin, bunu kimin söylediği belirtilmeden N'nin logaritması olarak adlandırıldığını veya kabul edildiğini anlatır. Birinin gerçekten yüksek sesle konuştuğu anlamına gelmez. Yapı, özne + be + said + to be + tamamlayıcı biçimindedir. to be sonrasındaki sözler öznenin ne olduğunu veya nasıl olduğunu belirtir. Özneyi odakta tutarak kabul edilmiş resmî bir tanımı verebilir ya da genel bir inanışı aktarabilir.
Alıştırma
said ile kurulan edilgen yapıyı kullanarak resmî aktarımı tamamlayın: The painting ____ the artist's final work.
Cevabı göster
is said to be
Most of the time: genellikle geçerli ama mutlak olmayan bir kural
Most of the time, “genellikle” veya “çoğu durumda” anlamına gelir. Tek bir zaman diliminin uzunluğunu değil, bir şeyin gerçekleşme sıklığını ifade eder. Bu cümlenin başında, ardından gelen ifadenin kapsamını sınırlar: Bu gösterim normal yazım biçimidir, ancak istisnalar olabilir. Bu ifade, bir kuralı mutlak değil doğru ve ölçülü biçimde anlatır.
Alıştırma
Cümleyi “genellikle ama her zaman değil” anlamındaki dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____, the park is quiet before breakfast.
Cevabı göster
Most of the time
would be written: yerleşik bir matematiksel biçimi açıklamak
would be written, would + be + written biçimindeki edilgen yapıdır. Bir ilişkinin veya ifadenin, açıklanan kurala ya da çerçeveye göre hangi biçimde yazılacağını gösterir. Odak, kimin yazdığında değil, ortaya çıkan yazılı biçimdedir. Bu cümlede konuşmacı üstel bir ilişkiyi logaritmik gösterime dönüştürüyor. would, bu gösterim kuralına göre ortaya çıkacak biçimi sunar; bir dilek anlatmaz.
Alıştırma
Bir gösterim kuralı içinde bir ifadenin hangi biçimi alacağını açıklayan cümleyi seçin.
- Under this notation rule, the expression would be written as x squared.
- Under this notation rule, the expression would be write as x squared.
- Under this notation rule, the expression would written as x squared.
Cevabı göster
Under this notation rule, the expression would be written as x squared.
This is starting to sound a bit confusing with all the variables. Ton ve niyet
1:03Tüm bu değişkenlerle biraz kafa karıştırıcı gelmeye başladı.
This is starting to sound a bit confusing: karmaşıklık hakkındaki bir yorumu yumuşatmak
This is starting to sound a bit confusing ifadesi, açıklamanın giderek takip edilmesinin zorlaşmaya başladığı anlamına gelir. starting to şu anda meydana gelmeye başlayan değişimi belirtir; sound ise açıklamanın dinleyicide oluşturduğu izlenimi anlatır. Konuşan kişi, çok sayıdaki değişkenin dinleyiciyi bunaltabileceğini, genellikle bir örnek veya daha basit bir açıklama vermeden önce, nazikçe kabul eder. a bit değerlendirmeyi yumuşatır; kafa karışıklığının mutlaka az olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Değerlendirme: Bir toplantıda bir açıklamanın takip edilmesinin zorlaştığını söylemek, ancak fazla sert görünmemek istiyorsunuz. Bu cümle doğal mı? This is starting to sound a bit confusing.
- Doğal değil
- Doğal
Cevabı göster
Doğal
What is the value of log base 10 of 10,000? Kalıp ifadeler
1:0810.000'in 10 tabanındaki logaritmasının değeri nedir?
Matematiksel bir sonucu soran What is the value of ...?
What is the value of ...?, matematiksel bir ifadenin sayısal sonucunu sormanın yaygın bir yoludur. Bu cümlede log base 10 of 10,000 işleminin sonucu sorulur. Buradaki value, fiyat, yararlılık veya önem değil, bir hesaplamayla elde edilen sayı anlamına gelir. of ifadesinden sonra sayısal değeri sorulan bir ifade, fonksiyon veya değişken gelebilir.
Alıştırma
Hedef ifadeyi kullanarak standart matematik sorusunu tamamlayın: ____ x when x + 7 = 12?
Cevabı göster
What is the value of
The same question could be asked using exponents. Anlatım akışı
1:11Aynı soru üslü sayılar kullanılarak da sorulabilir.
The same question could be asked using exponents: aynı problemi farklı biçimde ifade etmek
The same question, matematik probleminin değişmediğini gösterir. could be asked using exponents ise üs biçiminin aynı problemi ifade etmenin alternatif bir yolu olduğunu dinleyiciye bildirir. Bu cümle bir açıklamada geçiş görevi görür: yeni bir problem ortaya koymak yerine eşdeğer iki gösterimi birbirine bağlar. using exponents, soruyla ilgili ek bir bilgiyi değil, yeniden ifade etme yöntemini belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle dinleyiciye problemin aynı kaldığını ancak bir grafik kullanılarak ifade edileceğini söyler?
- The same question could be asked using a graph.
- A different question could be asked using a graph.
- The same question has already been answered by the graph.
Cevabı göster
The same question could be asked using a graph.
Mantıksal olarak zorunlu bir sonuç için must equal
Burada must equal, “yalnızca buna eşit olabilir” veya “zorunlu olarak buna eşittir” anlamına gelir. Bilinen matematiksel ilişki tek ve kesin bir sonuca götürür; must bir emir ya da yükümlülük değil, mantıksal bir sonuç ifade eder. Kalıp özne + must + fiilin yalın hâlidir. Equal, must sonrasında yalın hâlde kalır. Matematiksel ve bilimsel akıl yürütmede bu kalıp, kanıtların diğer sonuçları dışladığını gösterir.
Alıştırma
Bir ispat, x'in mümkün olan tek değerinin 7 olduğunu gösteriyor. Bu mantıksal kesinliği hangi cümle ifade eder?
- x should equal 7.
- x may equal 7.
- x must equal 7.
Cevabı göster
x must equal 7.
Log base 10 is used so frequently in the sciences Dilbilgisi
1:2610 tabanındaki logaritma bilimde o kadar sık kullanılır ki
so frequently in the sciences that: sonuç doğuran sıklık
so frequently ... that sözleri derece ve sonuç yapısını oluşturur. So, frequently zarfını güçlendirir; in the sciences kullanım alanını belirtir ve that sonucu başlatır. Yani kullanım sıklığı, 10 tabanındaki logaritma işlevinin hesap makinelerinde kendi düğmesine sahip olmasını açıklayacak kadar yüksektir. Yeniden kullanılabilen kalıp özne + fiil + so + zarf + that + sonuç cümleciğidir. Buradaki that sonuç yapısının bir parçasıdır; sciences sözcüğünü niteleyen bir ilgi cümleciği başlatmaz.
Alıştırma
so ... that derece-sonuç yapısını tamamlayın: The safety guide was consulted ____ frequently ____ the team put a copy beside every machine.
Cevabı göster
so · that
has the honor of having its own button: esprili kişileştirme
Have the honor of + -ing normalde “bir şeyi yapma ayrıcalığına erişmek” anlamına gelir. Burada matematiksel bir işlem, onur duyabilen bir insan gibi ele alınıyor. İfade esprilidir; gerçek bir onur ya da ödül söz konusu değildir. Konuşmacının asıl demek istediği, 10 tabanındaki logaritmaların çok sık kullanıldığı ve bu nedenle çoğu hesap makinesinde özel bir düğmelerinin bulunduğudur. Bu hafif kişileştirme anlatımı canlandırır ve işlemin özel konumunu vurgular.
Alıştırma
has the honor of having its own button bu cümlede nasıl bir işlev görüyor?
- Logaritmayı esprili biçimde bir insan gibi ele alır ve özel bir düğmesi olacak kadar yaygın olduğunu vurgular.
- Düğmeyi yalnızca onurlandırılmış kişilerin kullanabileceğini söyler.
- Bir hesap makinesinin logaritmaya resmî olarak ödül verdiğini söyler.
Cevabı göster
Logaritmayı esprili biçimde bir insan gibi ele alır ve özel bir düğmesi olacak kadar yaygın olduğunu vurgular.
If the calculator will figure out logs for me, Öbek fiiller
1:34Hesap makinesi benim için logaritmaları hesaplayacaksa,
figure out logs: düşünerek veya hesaplayarak cevaba ulaşmak
Figure out, “düşünerek, deneyerek veya hesaplayarak bir cevaba ulaşmak” anlamına gelen bir öbek fiildir. Figure out logs ifadesinde logaritma değerlerini hesaplamak veya belirlemek anlamına gelir. Figure sözcüğünü kişi, şekil veya sayı anlamındaki isim olarak ayrı yorumlamayın. Figure out, calculate fiilinden daha geniş anlamlı ve daha konuşma diline özgüdür. Nesnesi bir sayı, neden veya çözüm olabilir; bu yüzden “hesaplamak”, “anlamak” ya da “çözmek” anlamlarından hangisinin geçerli olduğunu bağlam belirler.
Alıştırma
Cümleyi bu derste geçen ve “cevabı bulmak” anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: We need to ____ why the lights keep turning off.
Cevabı göster
figure out
Just a quick reminder: kısa bir hatırlatmayı nazikçe sunmak
Just a quick reminder, dinleyicinin aklında tutması gereken kısa bir bilgiyi sunar. Burada ana açıklamaya ara verildiğini ve önemli bir sınırlamanın eklendiğini gösterir: hesap makinesindeki log düğmesi 10 tabanını kullanır. Bu kullanımda just ve quick, araya girme hissini yumuşatır. Quick, hatırlatmayı küçük ve kısa bir ek bilgi gibi sunar; asıl etkisi, bunun tam olarak kaç saniye süreceğini vaat etmek değil, hafif ve arkadaşça bir ton oluşturmaktır.
Alıştırma
Arkadaşça hatırlatmayı dersteki ifadenin aynısıyla tamamlayın: ____, the library closes at six today.
Cevabı göster
Just a quick reminder
What if you want to go into computer science Öbek fiiller
1:43Peki ya bilgisayar bilimine girmek isterseniz
go into computer science: bir alan seçmek
go into computer science ifadesinde go into, bir alanı seçmek, o alana girmek veya o alanda çalışmaya başlamak anlamına gelir. Computer science burada fiziksel olarak girilen bir yer değil, bir eğitim alanı veya kariyer yönüdür. go into + alan veya meslek yapısı, go into medicine, go into teaching ve go into research gibi ifadelerde de kullanılır.
Alıştırma
Nora üniversitede bir ana dal seçmiş değil; gelecekte siber güvenlik alanında çalışmak istediğinden genel olarak söz ediyor. Hangi cümle en uygundur?
- She wants to major in cybersecurity.
- She wants to go into cybersecurity.
- She wants to take a cybersecurity course.
Cevabı göster
She wants to go into cybersecurity.
In other words: aynı fikri yeniden ifade etmek
"In other words" bir yeniden ifade etme işaretidir. Dinleyiciye, sıradaki sözlerin aynı temel düşünceyi farklı ve çoğu zaman daha açık bir biçimde ifade edeceğini gösterir. Ardından gelen kısmı yeni bir düşünce olarak değil, önceki düşüncenin açıklaması veya yeniden ifadesi olarak anlayın. Bu işaret, aynı bilgiyi sunan iki eş değer anlatımı ilişkilendirmenize yardımcı olur.
Alıştırma
En uygun bağlayıcıyı seçin: The meeting was postponed. ___, it will happen later than planned.
- For example
- In other words
- On the other hand
Cevabı göster
In other words
what does this have to do with my eyes turning red Kalıp ifadeler
2:03bunun gözlerimin bazı yüzme havuzlarında kızarıp
have to do with: bağlantıyı sormak
"Have to do with", "bağlantılı veya ilişkili olmak" anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. "What does A have to do with B?" yapısı, A ile B arasında nasıl bir bağlantı olduğunu sorar. Bu soruda "does" yardımcı fiildir; bu nedenle "have" yalın biçimde kalır. "Have to do with" ifadesinin tamamını tek bir kalıp olarak anlayın; bu, zorunluluk bildiren "have to + fiil" yapısı değildir.
Alıştırma
Soruyu "ilişkili olmak" anlamındaki kalıpla tamamlayın: What does screen brightness ____ battery life?
Cevabı göster
have to do with
Well, it leads us into an interesting use of logarithms
2:08Bu bizi logaritmaların ilginç bir kullanımına götürüyor
pH tells us how acidic or basic a sample is Dilbilgisi
2:14pH bize bir numunenin ne kadar asidik veya bazik olduğunu söyler
how acidic or basic a sample is: dolaylı soruda sözcük dizilişi
pH tells us how acidic or basic a sample is cümlesinde how acidic or basic a sample is, tells us ifadesinin verdiği bilgidir. How, “ne derece” anlamına gelir; acidic or basic ise ölçülen asitlik veya bazlık derecesini belirtir. Bu yapı tells us ifadesinden sonra gelen dolaylı bir soru olduğu için düz cümle dizilişini kullanır: how + sıfat(lar) + özne + fiil. how acidic or basic a sample is denir; how acidic or basic is a sample denmez.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcükleri kullanarak dolaylı soruyu tamamlayın: The thermometer shows ____. (how / hot / the soup / is)
Cevabı göster
how hot the soup is
hydrogen ion concentration or H plus: H+ ifadesini anlamak
Hydrogen ion concentration, bir çözeltideki H+ iyonlarının derişimi anlamına gelir. “H plus”, H+ simgesinin sesli okunuşudur: H hidrojeni belirtir, artı işareti ise iyonun pozitif yüklü olduğunu gösterir. Bu ifadede or, hidrojen iyonunu açıklamak için H plus adını sunar; sıradan bir toplama işlemi veya ayrı bir seçenek belirtmez. pH formülünde H+ derişimi, pH ile ilişkili niceliktir. H+ derişiminin yükselmesi genellikle pH’nin düşmesi ve asitliğin artması anlamına gelir.
Alıştırma
Bu kimya bağlamında “H plus” neyi ifade eder?
- Pozitif yüklü hidrojen iyonu H+
- Negatif yüklü hidrojen iyonu H−
- Başka bir sayıya eklenen hidrojen
Cevabı göster
Pozitif yüklü hidrojen iyonu H+
Punch negative log of each of those numbers Kelime
2:39O sayıların her birinin eksi logaritmasını tuşlayın
Hesap makinesi yönergesinde Punch negative log
Bu hesap makinesi yönergesinde Punch, emir kipinde bir fiildir. Dinleyene her sayı için negatif logaritma işlemini hesap makinesinin tuşlarıyla girmesini söyler. Söylenmeyen özne you sözcüğüdür; punch burada bir şeye yumruk atmak anlamına gelmez. Daha genel olarak punch, bir cihazın tuşlarına hızlıca veya kuvvetlice basmak anlamında kullanılabilir. Nesne bir sayı, kod veya adres gibi bir bilgiyse punch in biçimi daha yaygındır.
Alıştırma
Bir öğretmen “Punch 25 into the calculator.” diyor. Ne yapmalısınız?
- Hesap makinesine yumruk atmak.
- Hesap makinesinden 25'i silmek.
- Hesap makinesinin tuşlarıyla 25'i girmek.
Cevabı göster
Hesap makinesinin tuşlarıyla 25'i girmek.
Neden cümleciği olarak Since the tears ...
Burada Since, because yani “çünkü” anlamındadır. Bir neden cümleciği başlatır: Gözlerimizdeki gözyaşlarının pH değeri yaklaşık 7,4'tür. Cümlenin geri kalanı bu olgudan çıkan sonucu belirtir. Geçmişteki bir başlangıç zamanını anlatmaz. since ile başlayan neden cümleciği önce gelirse ardından virgül konur. Önce nedeni, sonra sonucu veren bu yapı; bir sonuç veya yönergeden önce bilinen bir dayanağı sunmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede since, because anlamındadır?
- Since the roads are flooded, the bus is delayed.
- I haven't seen her since she moved away.
- They have lived here since 2020.
Cevabı göster
Since the roads are flooded, the bus is delayed.
will make you feel itchy and red: make + nesne + fiilin yalın hâli
will make you feel... ifadesinde make, “üretmek” değil, “neden olmak” veya “birini bir duruma sokmak” anlamındadır. Yapı make + nesne + fiilin yalın hâli şeklindedir: you nesnedir ve feel, önünde to olmadan yalın hâlde kalır. will sonucu öngörür. Bir şeyin bir eyleme veya duyguya neden olduğunu söylemek için make + kişi veya şey + fiilin yalın hâli kullanılır. feel ile kullanıldığında sıfatlar ortaya çıkan durumu anlatır; burada bu durum feel itchy and red şeklindedir.
Alıştırma
make sonrasında feel fiilinin yalın hâlini kullanarak cümleyi tamamlayın: This wool sweater can make my skin ____ itchy.
Cevabı göster
feel
It's easy to remember ...: It + be + sıfat + to-infinitive
It's easy to remember logarithms cümlesindeki it belirli bir nesneyi göstermez. Özne yerini dolduran biçimsel bir öznedir; değerlendirilen asıl eylemi to remember logarithms belirtir. It + be + sıfat + to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir eylemi kolay, zor, önemli veya mümkün gibi ifadelerle değerlendirmeyi sağlar. Burada easy, logaritmaları hatırlama eylemini açıklar.
Alıştırma
It's kısaltmasını ve easy sıfatını kullanarak kalıbı tamamlayın: ____ follow this map.
Cevabı göster
It's easy to
by repeating: yöntemi by + -ing ile belirtme
by repeating ifadesindeki by, “bu yöntem aracılığıyla” anlamına gelir. Bir eylemin nasıl yapıldığını gösterir; bir şeyin yanında bulunma konumunu anlatmaz. by bir edat olduğu için ardından gelen fiil -ing biçimini alır: by repeating. Yeniden kullanılabilen kalıp by + fiil-ing şeklindedir ve çoğu zaman “Nasıl?” sorusunu yanıtlar.
Alıştırma
Cümleyi by ve practice fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: You can improve your pronunciation ____ every day.
Cevabı göster
by practicing
now we know logarithms are very powerful Anlatım akışı
3:12artık logaritmaların çok güçlü olduğunu biliyoruz
now we know logarithms: bir sonucu işaret etme
Burada now we know bir sonuç işaretidir. Önceki açıklamanın veya hesaplamanın, ardından gelen yargıya ulaştırdığını dinleyiciye bildirir: logaritmalar son derece küçük veya büyük sayılarla çalışırken yararlıdır. Now yalnızca içinde bulunulan zamanı göstermez. Kanıtları inceleme aşamasından ana sonucu söyleme aşamasına geçildiğini belirtir; we ise konuşanı ve dinleyiciyi aynı akıl yürütme sürecine katar.
Alıştırma
Tüm testlerin aynı sonucu verdiğini gösterdikten sonra konuşmacı “Now we know the machine is reliable.” diyor. Now we know burada ne yapar?
- Önceki sonuçların desteklediği bir yargıyı sunar.
- Konuyu şu anki zamana çevirir.
- Testlerin başlamak üzere olduğunu bildirir.
Cevabı göster
Önceki sonuçların desteklediği bir yargıyı sunar.
even be used instead of eye drops: mizahi abartı
even be used instead of eye drops ifadesi, kelimesi kelimesine düşünüldüğünde logaritmaları göz damlasının şaşırtıcı bir alternatifi olarak sunar. Even, iddianın ne kadar beklenmedik olduğunu vurgular; be used instead of ise “bir şeyin yerine kullanılmak” demektir. Buradaki iddia bilerek imkânsız ve komik olacak şekilde kurulmuştur. Logaritmalar havuzun pH değeriyle gözlerdeki rahatsızlık arasındaki bağlantıyı açıklamaya yardımcı olabilir, ancak gözleri tedavi edemez. Konuşmacı, önceki konuya esprili biçimde dönüp sözü bitirmek için “sorunu açıklamaya yardımcı olmayı” “göz damlasının yerini almaya” dönüştürür. Benzer bağlamlarda açıkça imkânsız bir ikame, gerçek bir iddiadan çok abartıya işaret edebilir.
Alıştırma
Videodaki cümlede even be used instead of eye drops ne anlatıyor?
- Logaritmaların yararlılığını mizahi biçimde abartırken havuz pH’ı ve göz rahatsızlığı konusuna geri döner.
- Yüzmeden sonra tedavi için logaritma kullanılmasını öneren tıbbi bir tavsiye verir.
- Logaritmaların gözler için kullanılan sıvı bir ilaç olduğunu söyler.
Cevabı göster
Logaritmaların yararlılığını mizahi biçimde abartırken havuz pH’ı ve göz rahatsızlığı konusuna geri döner.